Esed Haklı Olabilir Mi?
Bakış açısına göre değişir. Öncelikle herhangi bir ülke kendi içinde muhalif bir grubun sistemi kökten değiştirmeye yönelik direnişiyle karşılaşsa ne yapar? Yönetim büyüklük bende kalsın diyerek iktidarı muhaliflere teslim eder mi?
Etmez!
O zaman Beşer Esed’den neden iktidarını teslim etmesini bekliyoruz?
Mesele derin mesele. Derin devlet meselesi… Batı ekonomisi başta olmak üzere dünya ekonomisi büyük bir bunalımın eşiğinde. Ekonomik bunalımların en güzel ilacı sömürge elde etmektir. Sömürge de armut piş; ağzıma düş şeklinde elde edilemiyor malumunuz.
Ön çalışma yapacaksınız. Bölgede karışıklıklar çıkaracaksınız. Hatta terör örgütleri yaratıp kendinize karşı aşı enjeksiyonu kabilinden sansasyonel saldırılar düzenleteceksiniz.
Mesela 11 Eylül’de İkiz Kulelere düzenlenen intihar saldırıları gibi. Mesela Afganistan’ın Amerika tarafından işgalinde büyük yararlılıkları görülen CİA’nın Kankası El Kaide gibi. Mesela gayet zengin ve müreffeh bir hayat süren Somali’nin Avrupalı tarafından acımasızca sömürülmesi için büyük fedakârlıklar gösteren Şebap örgütü gibi.
Hem söyler misiniz bana tarihte hangi ülke vardır ki rejimini yerleştirmek ve rejiminden nemalanan burjuvasının ekonomik ve sosyal çıkarlarını korumak adına halkına Esed’in yaptığının bir benzerini yapmamış olsun?
Hiç kimse kendi yaşadığı ülkenin kirli çamaşırlarını ortaya dökemez. Dökmeye yeltenirse başına gelecekleri bilir. Bütün devletler Derin Çıkarları ve kendi çıkarlarını besleyen Mutlak Doğruları tehlikeye girdiği anda birer Esed olmaya adaydır. Onun için düşünürler, yazarlar ve çizerler kendi ülkeleri söz konusu olduğunda takiye yapmak ve münafıklaşmak zorunda kalırlar. İşin kolayına kaçarak ve yan çizerek başkalarının Esed’ine çatarlar. Çünkü bu daha kolay ve daha güvenlidir.
Meseleye bu yönüyle bakınca Esed’in kendi çapında fazlasıyla haklı olduğu görülür.
Haddizatında politika çıkarların emzirilmesi ve kotarılması düsturuna dayandığı için politik arenada birinin ak dediğine diğeri eşyanın tabiatı gereği kara demek zorundadır. Eğer Esed suni olmuş olsaydı; bugün karşı çıkanlar ak diyeceklerdi. Aynı şekilde bugün Esed’i alkışlayanlar kara diyeceklerdi.
Neden?
Mutlak Saplantılar yüzünden efendiler. Çıkarlarınızı emziren bir Mutlak Doğrunuz varsa zamanla bu doğruyu insanlığın kurtuluşu için olmazsa olmaz bir ilaç olarak görmeye başlarsınız. Dünyanın her karışında bulunan değişik inanç mümessilleri ve etnik taraflarda bu hastalığı fazlasıyla tespit edebilirsiniz. Çıkarları emzirdiği sürece birtakım kanaat önderleri ve akil adamlar tarafından Mutlak Doğrular hakkında tarihi süreç içerisinde yüz binlerce hikmet ve keramet eklenir. Zamanla halkın hatta kendi söylemlerine inanan akil adamların bile basiretleri bağlanır. Mutlak Doğrular bu aşamadan sonra robot ve ölüm makinesi yetiştiren Mutlak saplantılı insanlık dışı varlıklar yetiştirmeye başlar.
Elinde güç olsa Mutlak Doğrularına uymayanları Esed’den bin beter edebilecek Mutlak Saplantılı insanlar yok mu çevrenizde? 12 Eylülden önce haddizatında kul hakkı gaspı olimpiyatlarında birbirlerinden zerre kadar farkları olmayan karşıt grupların birbirlerinin kanlarına kendilerince Mutlak kabul ettikleri doğruları adına ekmek doğradıklarını ne çabuk unuttunuz?
İyi bakın ideolojik vampir haline gelmiş bir yığın insanla beraber yaşıyorsunuz. Bugün itibariyle devlet güçlü de bu sapıkların sesi çıkmıyor. Eğer ellerine fırsat geçse Esed bile onların yanında evliya kalır.
Netice itibariyle şizofrenik saplantı haline gelmiş ve içinde yaşadığı toplumun çıkarlarını doyasıya emziren Mutlak Doğrular açısından bakıldığında Esed’in kendi çapında haklı olduğu bile görülebilir.
