Elkaidenin Nikahlı Tecavüzü

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

         Urfa’da kalan sığınmacılarla görüşen BBC, El Kaideli militanların Suriye’de saatlik nikâh kıymak suretiyle kadınlara tecavüz ettiği bilgisine ulaşmış.

         Dünyanın en canavar sakini insanın emperyal saplantılarını gizlemek ve saklamak için kadını şeytanın büyükelçisi, temsilcisi ve oyuncağı ilan eden ve bu arkaik, mitolojik saplantıyı kullanarak kadından kendi vücudunun tasarruf hakkını gasp eden çağdışı ideolojilerin peşinden gidenler gibi mi düşünelim bu olay karşısında…

         Ne dersiniz 21. yüzyılı bile ideolojiler, mezhepler, tarikatlar ve felsefi görüşler uğruna boğazlaşmaya alet edenler?

Ne dersiniz kendi mutlak saplantılarını Mutlak Doğru zannederek, farklı olan herkesi hidayete çevirme ve yöneltme adına dünyayı kana bulamak suretiyle asıl maksatları olan sömürü niyetlerini gizlemeye çalışanlara safdillilikle alet olanlar?

Ne dersiniz küçücük yaşlardan itibaren Mutlak Doğrular adına çocukların beynini yıkayan ve onları Öğrenilmiş Çaresizlik adına Hidayet Savaşçısı Vandallar olarak yetiştirenler?

Ne dersiniz bu kokuşmuş sistemin devamından rant umarak dünyanın her bir karışına bölgesel kültürel şartların gerektirdiği ve tarihsel sürecin dayattığı Öğrenilmiş Çaresizliği öğreten okullar açarak dünyayı daha fazla kana bulamayan alet olanlar?

         Hiçbirinizin cevap verebileceğine inanmıyorum.

         Veremezsiniz çünkü Mutlak Doğrular adına hipnotize olmuşsunuz. Kanaat önderleriniz, sözde bilim yayan tek fazlı şartlandırmacı yazar, basın, medya ve kitaplarınızla düşünmüyor, sormuyor, sorgulamıyor sadece inandığınızı sanıyorsunuz. Sürü içinde yaşamayı, düşünmeden ama buna rağmen tek taraflı olarak kendinizi evrenin en akıllı ve şerefli varlığı ilan ederek yaşamayı matah sayıyor ve sanıyorsunuz.

         Ama ben nihilizme bile inanmayacak kadar nihilizme bile yabancı olacak kadar sizin saplantılarınızdan ve dünyadaki birbirinin aynısı ve benzeri bütün Mutlak Doğru ve Mutlak Yanlışlardan uzağım.

         Konuyla ilgisi yok ama şunu söylemeden geçemeyeceğim. Toprağı sömüren ve hayvanları evcilleştirerek köleleştiren erkek egemen canavar, kendi eğilim ve ihtiyaçlarını tatmin edecek şekilde hayal ettiği ve çok geçmeden kuvveden fiile geçirdiği kadını köleleştirme operasyonuna son vermediği müddetçe dünya aydınlık çağı asla yaşayamayacak.  

Kadın kendi vücudunun tasarruf haklarına tamamen ve kayıtsız şartsız sahip olmalıdır. Namusunu korumak adı altında erkeğin vücuduna egemen olmasına asla izin vermemelidir. İnsan akıllıysa ve kadın da insan olarak akıllıysa; erkeğin vücudunu tutarsız ve dayanaksız bir namus ve şeref bahanesiyle tapu ve kadastro etmesine engel olmalıdır.

         Gelelim meselemize. El Kaide tecavüz eder mi? Ya da şöyle söyleyeyim nikâh gibi sadece ve sadece bir imza atmayla kadın vücuduna sahip olmayı legalleştiren ve yasallaştıran bohem bir uygulamayı kadına sahip olmak ve kadının vücudunu kadına rağmen istediği gibi kullanma hakkını erkeğe vermek mantalitesine göre saatlik ya da dakikalık nikâh kıyılmışsa mesele yok.

         Nikah, nikahtır. Kadın bir tarlaysa ve nikâh da bir tapu senediyse ve tüm dünya bunu kadına rağmen kabul etmişse üçüncü kişiye söz etmek düşmez…

         Hem El Kaide Arakan Budistleri ya da Pencap Hinduları gibi kâfir değil. Dahası Şii ya da vahhabiler gibi sapkınlardan da değil. Hatta Bosna’yı yakan yıkan Sırplar gibi, Anadolu’yu işgal eden Haçlı orduları gibi kâfir değil.  Adamlar besmelesiz canlı bomba bile patlatmıyorlar(?)

         O zaman buna tecavüz de denmez değil mi(?)

         Tıpkı faizle aynı getiriyi sağlayan ama faiz gibi önceden söylenmeyip vadede bitiminde kulağa fısıldanan kar payının günah olmaması gibi…

         Ve eğer biz  Arakan’da, Kudüs’te, Filistin’de. Mısır’da ya da Pencap’ta emperyal iştihaya paravan yapılan ve Hidayet Reçetesi olarak baskı ve zor ile dayatılan Sözde Mutlak Doğrulardan başkalarının da diğerlerine saplandığı gibi herhangi birine inanır, inanmaya devam eder ve bunu yaymak için sözde bilim adına kitaplar yayınlar, sürüye tuz yalatan irtica yuvalarına destek olmaya devam edersek; eğer bir gün Ahret’te ya da Nirvana’da buluşursak hepimizin insan ve kadın kanıyla nasıl bilerek ya da bilmeyerek ellerlimizi kirlettiğimizi görürüz.

Kim bilir belki böyle bir sona söylemlerimizin aksine tam olarak inanmadığımız için saplantılarımızın istikametinde hareket eden tarafgirliğimizde bu derece ısrar ediyoruz.

         Ama ben hiçbir şeye taraf değilim ve asla da olmayacağım. Vicdanım tarafsızlığa bile taraf olmayı, hiççiliğe bile kapılmayı kabul edemeyecek kadar fazla aydınlık…

        

 

         

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 23 Ekim 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

Aksaray Haberci ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!