BİR KAVANOZ FİYATINA

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yalanı mı çok seviyoruz; yoksa ben mi aşırı duyarlıyım yalana bilemiyorum.

         Bunun için çok sevilmediğimi biliyorum. Ne yapayım elimde değil. Hissi kablel vuku ile insanların debriyaj kullanmadan millete gaz vermek ve çıkarlarını kotarmak adına Allah’tan korkmadan yalan söylediklerini fark ediyorum. 

Ve bu fark ediş; art niyetlilerin hiç hoşuna gitmiyor. Çünkü eğer herkes benim sorularımla düşünmeye çalışsa tütsülenmiş kozaların ardına gizlenen çıkarları zarar görebilir. Bu da hiç hoş olmasa gerektir.

         Karşılıksız iyilik yapan mı var.

         Anayolda seyahat halindesiniz diyelim. Yüz otomobilden kaçı kenarda yürüyen bayanı almak için durmaz?

         Durmayanların ya kılıçları düşmüştür ya da hali vakti yerinde olan karılarından korktukları için duramazlar.

         Cimrilikte ilk üçe girecek bir bay arkadaşım vardı. Kışın karda borada kalsa dahi evinin yolu üzerindeki erkek öğretmenleri bir kere bile aldığına şahit olmadım. Alkolü de ibadet iştiyakıyla içerdi mendebur. İşbu şahsiyet, okula gelen bayan öğretmenlere sürücü kursunda öğrendiklerini tatbik etmeleri kastıyla arabasının anahtarını düşünmeden verirdi.

         Cennet’ten kovulan Adem’in neslinden olan ve şeytana atılan bir yığın günahın sahibi bir şahsiyetin iyi niyetli olduğuna inanmak mümkün mü?

         Ama nedense çocuksu bir saflıkla inanıveriyoruz.

         Enişteye güven olmaz. Hele ki bayram seyran olmadan öpmeye yeltenen enişteye güvenmek telafisi mümkün olmayan hatalar yol açabilir.

         Bir kavanoz bal fiyatına beş ya da altı kavanoz nasıl verilir? Sizce akla mantığa uygun mu bu alışveriş?

         Biz Ramazan’da hayır işlerken bile elimizden geldiği kadar yan yollara başvurmaktan çekinmeyen biz; buna nasıl inanabiliriz?

         Ramazan paketlerine en ucuz gıdaları dolduran biz nasıl inanabiliyoruz bir başkasının hayır yapabileceğine? Fakir fukaraya yardım amacıyla satılmayan ürünlerden seçerek ve üzerlerine iki kat fiyat atarak dağıttıklarımızı vergiden düşüren biz nasıl inanabiliyoruz?

         Kamu kurumlarına mal alımı sırasında yapılan ihale yolsuzluklarını duymayan mı var? Bu kurumlara idareci olmak için yapılan torpilleri bilmeyen var mı dersiniz? Yaptırma ve yaşatma derneklerinin yönetimlerinin bal tuttukları parmaklarını yalamalarına şahit olmayan neredeyse yok gibidir.

         Ama nedense bir kavanoz fiyatına beş altı kavanoz satılabileceğine körkütük inanıveririz.

         Bu olayda bir yalan var. Ama ne? Ya bu bir kavanoz fiyata biçilen fiyat yanlış. Ki büyük ihtimalle öyle olmalı. Çünkü marketlerdeki şeker ballarının fiyatı aşağı yukarı bu fiyat… Araya bir de milleti kabız edecek yoğunluktaki reklamların giderlerini de düşünürseniz; bu fiyatlarda bir anormallik olduğu görülebilir. Nakliyeyi saymaya gerek bile görmüyorum.

         Birileri bizi duygu sömürülerine karşı kayıtsız şartsız inanmaya ayarlamış arkadaş. Yalan olsa da dolan olsa da inanıyoruz hemen. Düşünmek, kafa yürütmek neredeee bizde? Körü körüne inanıyoruz her şeye. Onun için de kandırılıyoruz hemen.

         Soru soramıyoruz. Yasak! Beynimizi kullanamıyoruz. Günah! Sorularla helak olmamak adına sormadan helak olmanın en derin hazzını yaşıyoruz.

         Neyse uzatmayalım. Ne dersek boşa.

         Afiyet olsun!

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 26 Ekim 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

Aksaray Haberci ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!