‘KORKU ÜTOPYASI, BİR ŞEHİR’

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Aklıma ne geldi biliyor musunuz? Kompozisyon ödevleri. “Bayramda neler yaptığınızı anlatın” “Yaşadığınız şehri anlatın” “23 Nisan ile ilgili görüşlerinizi yazın”. İmla hataları ve anlatım bozuklukları ile dolu o kompozisyonları özledim. Sonra arkasından dar kelime haznesi ile aldığımız, almayı umut ettiğimiz yüksek notları…

Şimdi bilmem ki bu duygu nasıl bir duygudur. Farz edin ki ilkokul öğretmenim “Yaşadığınız şehri anlatın” diye bir kompozisyon ödevi verdi. Aynı saflıkla neler yazabilirim acaba?

SONRA biraz daha büyüdüğümde FELSEFE derslerinde olan ÜTOPYALAR’ a göz atalım.  İstenilen ütopyalar ve korku ütopyaları diye ikiye ayrılıyordu. 1984-GEORGE ORWELL, Yeni Dünya-HUXLEY… “Bir Şehir”-Şeyma Yıldırım

Derken, bu yazı çıktı ortaya. Ve fakat en baştan belirteyim. Aşağıda yazmış olduğum yazının gerçek kurum ve kuruluşlarla alakası yoktur. Hatta böyle bir şehirde yoktur. BÖYLE ŞEHİR, OLUR MU ZATEN? Bu sadece bir korku ütopyası, işte o kadar!

_0_

Merhabalar…

Musluktan akan suyu içemediğim şehir.

Merhabalar…

Daracık kaldırımlarında yürümek isterken, kaldırımda oturan insanlardan veya kurulan tezgâhlardan veya park edilen araçlardan uçmayı keşfeden şehir…

Merhabalar…

Araba park edecek bir yer bulamadığım şehir. 50 kuruş simit almak için 1 TL otopark ücreti ödediğim şehir.

Merhabalar…

Kaldırımsızlıktan ve yolsuzluktan olsa gerek, “yol ortasında yürümeyi hüner sanan, ayrıcalık sayan” hatta bu çaresizlikle övünme noktasına gelen şehir…

Merhabalar…

Sineması olmayan şehir… Sinema keyfi için başka bir şehre gitmek zorunda kalan şehir. Ya da alışveriş için, eğlenmek için, kaçamak için, başka bir şehre giden şehir…

Merhabalar…

İkiyüzlü insanların hain tuzaklarında yaşayan şehir. Zararsız görünüp, zarar üstüne zarar eden insanların olduğu şehir. Muhafazakâr görünüp alkolün gözüne, çapkınlığın özüne vuran, sahtekâr insanların olduğu şehir !!!

Merhabalar…

Sahtekârın borusunun öttüğü şehir… Yalnız şehir!

Merhabalar…

Nerelisin?  Sorusuna PLAKA ile cevap vermek zorunda kalan şehir.

Merhabalar…

Yorgun şehir… YARALI ŞEHİR…

Yolları delik deşik şehir…  Çamurlu yollardan geçen, “çamur yürekli insanların” olduğu şehir…

  Sürekli elektrik ve su kesilir korkusu ile yaşayan şehir. Elektriği, suyu, cesareti, samimiyeti, aşkı kesilen şehir… Yarım kalan aşklara teslim olan şehir.

Merhabalar…

“Başkası ne der?”’e göre yaşayan şehir. Zavallı şehir.

Merhabalar…

Hizmet etmeyi,  sadece oradan şuraya,  şuradan buraya “ziyaret etmek” olduğunu sanan şehir…  Hizmet için gelip didişmeyi hüner sanan şehir.

Merhabalar…

İklimsiz ve bitki örtüsüz şehir.

Merhabalar…

Tarihi ile övünüp, tarihini bilmeyen şehir.

Merhabalar…

Torpilli atamaların bir durağı, yaralı şehir… Sürgün şehir, virane şehir…

Sonradan görüp, gâvurdan dönen şehir…

-0-

Merhabalar…

Yazımı okuyup da o iğrenç duygularını pekiştirip “defol git lan o zaman”  demeyi  çözüm sanan aciz insan, zavallı insan, beyinsiz insan, cahil insan !!!

Merhabalar…

YAZIMIN SEBEBİ İNSANLAR. HANİ ÇOK SEVDİKLERİM. EN SEVDİKLERİM.

Mesela, ortağım Handan hocanın bi’tanecik oğlu ARTUN.

ÇOK SEVDİĞİM ÖĞRENCİLERİM: Çağrı, Betül, Ömer, Recep, Selahattin, Tuğçe, İrem, Görkem, Mustafa, Damla, Gizem, Buse’m, Tolga, Esra…

Hatta şöyle bir bakalım kaç öğrencim olmuş yuvarlak hesap: 2500 kişi. Evet, 2500 kişi için yazdım bu yazıyı.

Ve onların kardeşleri için de…

Arabam bozulup yolda kaldığımda yardım eden insanlar için yazdım, elim sıkıştığında borç aldığım arkadaşlarım için yazdım. Ağladığımda yanımda olan dostlarım için… Sadece benim için, dostluğumuz için bir şerefsiz karşısında kafası dik duran arkadaşım için yazdım.

Ramazan ayında kapıma iftar yemeği getiren komşularım için yazdım. 

Kısacası sevdiğim koca yürekli insanlar için yazdım. Koca yürekli bir şehir için yazdım. Çünkü 100 kişilik bir gemide bulunan 25 adi insan için sevmekten vazgeçmeyeceğim ve gönlümde asla batırmayacağım o gemi için yazdım.

_0_

Ve şimdi

Tekrar söylüyorum. Yazdığım yazının gerçekle ilgisi yoktur. Tamamen HAYAL ÜRÜNÜDÜR. 

SEN YANMASAN BEN YANMASAM …                          ŞEYMA YILDIRIM

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Aksaray Haberci ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!