Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yandık bittik kül olduk! Sabetaylar, yahovalar, masonlar memleketi örümcek ağı gibi sarmış.

         Bittik biz, bittik!

         Mesele bu kadar hazin ve dramatik değil tabi.

Hemen şu hususu belirtmeden geçmeyeyim ki sözlerim yanlış anlaşılmasın. Bu tür örgütlenmelere temelden ben de karşıyım. Karşı olmamak mümkün değil.

         Ancak olayın bir de farklı boyutu var ki; o da gözden uzak tutulmamalıdır. Adı geçen örgütlenmeler kendilerine göre mutlak kabul ettikleri doğrularının peşinde yürütmekteler faaliyetlerini. Misyonerlik faaliyetlerinin dayandığı temel mantık bundan başka olabilir mi?

         Bu tür örgütlenmelerin sadece ülkemizde değil, dünyanın hiçbir yerinde faaliyet göstermemeleri benim şahsi kanaatimdir.

         Ancak bu durumu ticaretteki rekabete benzetmek mümkün. Serbest ticaret şartlarında herkesin kendi malını pazarlamaya çalışması doğal kabul edilmelidir. Mesele kâr etmekse; pazarlama usul ve yöntemleri işin doğasının gereği olarak kabul edilmelidir.

         İdeolojik örgütlenmelerin pazarlamaya çalıştığı ürün, takdir edersiniz ki kendilerince Mutlak kabul etmek zorunda oldukları doğrularıdır. Mutlak doğruları etrafında ne kadar çok taraftar elde edebilirlerse; dünya siyasi arenasında o nispette ağırlıkları olacaktır. Bu durum dünya kaynaklarının paylaşılması noktasında kendilerine artı değer kazandıracaktır.

Maalesef doğrular ekonomik sektör haline gelmiş. O kadar çok kişi bu sektörden ekmek yiyor ki; değil iptali, inkârı bile mümkün görünmemektedir.

         Meseleyi bu yönüyle kavradıktan sonra meydana gelen olaylara şaşırmamak gerekir. Zaten benim anlatmak istediğim bundan başkası değil.  

Bir Mutlak Doğru’nuz varsa misyonerlik faaliyetiniz de doğal olarak olacaktır. Mutlak Doğrulardan vazgeçmedikçe misyonerlik faaliyetlerini sona erdirmenin imkân ve ihtimali yoktur.

Sahi laf aramızda sizin de Mutlak Doğru’nuz yok mu? Var değil mi? Peki, Mutlak Doğrularınıza taraftar bulmak ve mevcut katılımı artırmak adına bir şeyler yapıyor musunuz? İşte size göre insanları doğruya ulaştırma kapsamında yaptığınız tüm faaliyetler başkalarına göre de misyonerlik olarak isimlendirilmektedir.

Biri gelip de sizin faaliyetlerinize misyonerlik derse ne yapacaksınız?  Size göre Mutlak Yanlışlar’ın hüküm sürdüğü bütün coğrafyalarda yaptığınız tüm faaliyetler misyonerlik olarak nitelenecektir.

Eğer uluslararası bir kanunla misyonerlik yasaklanırsa; bundan sizin faaliyetleriniz de eşit ölçüde zarar görecektir.

Ne yapacağız yani? Vaz mı geçelim Mutlak Doğrulardan? Elbette hayır. Zaten böyle bir şeyi söylesem bile böyle bir sonucun hayatiyete geçirilmesi neredeyse imkânsız bir şey.

O zaman ne yapacağız?

Yangın var sendromundan kurtularak biraz daha geniş olacağız. Bu bir. İkincisi olayı serbest piyasa şartlarında düşünerek doğru ve yanlışlarımızı karşılıklı olarak diyalog sürecinde paylaşmaya çalışacağız.

Kavgasız dövüşsüz bir dünya için bu belki son çare olarak görülebilir.

Yoksa hayali düşmanlar yaratarak ve onlarla mücadele için en değerli zamanlarımızı ziyan ederek yaşar dururuz.

Benim gönlüm buna razı olmayacağı gibi aklım da yatmaz bu işe.

Ne dersiniz yanlış mı düşünüyorum?

         

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sabah Bülteni 26 Ekim 2026 sabah Haber Bülteni
Giriş Yap

Aksaray Haberci ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!