Füze Kalkan sisteminde gözümüz yok. Vatandaş istediği yere istediği sistemi kurar.
Ama karar vermeden önce biraz düşünmek gerekmez miydi?
Ya da demokratik sistemlerde adet olduğu veçhile vatandaşın sorularına tatminkâr cevaplar verilse kadı kusur mu yazardı?
Doğru ya halka danışılmadı ki cevap yakıştırılsın.
Cumhuriyet yönetimlerinde de tarihteki mutlak yönetimler gibi hareket edilmekte.
Kün fe yekün. İktidar ol der. Ve olur.
Muhalefet konuşur durur kendi çapında.
Ha şunu da bilmiyor değilim. İktidar ve muhalefet yer değiştirse; aynı olay noktası virgülüne kadar aynen cereyan ederdi.
Onun için politika bende en ufak bir ilgi uyandırmıyor.
Mutlak manada güçlü değilseniz, bizim çocuklar statüsünden yetişkinliğe adım atmamışsanız; el almazdasınız demektir.
Yani yapacak fazla bir şeyiniz yoktur.
Dün Osmanlı’nın dediği oluyordu yeşil küremizde. Bugün Amerika’nın kardeşim.
Tarihi ya da bugünü iyi kötü ikilemiyle değerlendirmeye çalışmak günah çıkarmanın bir başka ifade şekli olsa gerektir.
Karşı gelmek muhalefet rahatlığıyla mangaldaki külü üflemeye benzemez. Bekâra karı boşamak kolaydır. Ama biz bekâr değiliz. NATO ile bir yastığı paylaşıyor; Avrupa Birliği ile de flört halindeyiz.
Elimiz kolumuz bağlı yani.
Uçak gemimiz bile yok. Bağımsız nükleer gücümüz yok. Petrol çıkaramıyoruz. Gazımız yok.
Gemicikle ulular arası sularda meydan okuyamazsınız.
O zaman söyleyecek sözümüz de olmuyor tabi.
Ama yine de insan gönlüne hâkim olamıyor. Gönlümüz bir şeyler istiyor. Onlardan bir ikisini paylaşmak istiyorum.
Sorularla helak olma hakkımı kullanarak şüphe ve tereddütlerime cevap arıyorum.
Havaya atılan bir tenis topunun hareketini yaklaşık beş bin kilometreden takip yeteneğine sahip tanrısal bu gücün her hareketimizi deşifre etmeyeceğine nasıl emin olabiliriz?
Elbette ki elindeki üstün güce binaen biz Amerika’nın böyle bir günah işlemeyeceğine adımız gibi eminiz ama işte şüphelerim beni bir türlü rahat bırakmıyor.
Telekulak marifetiyle bizden birleri, yine bizi ve bizim kurumlarımızı aylardır, hiçbir moral değer tanımadan dinlemekte. Ama Amerika böyle bir hata yapmaz. Asla yapmaz. Vallaha Billaha yapmaz. Şart olsun yapmaz.
Ne günaha mı girdim?
Ne mutlu bana! Burada kendimi o kadar yalnız hissediyordum ki; gruptan ayrılmak pek zor be gardaşlar.
Girdim de kurtuldum günaha. Şimdi ben de normalleştim demektir.
Yoksa ben bile inanacağım uzaylı olduğuma yav!
Ergenekon sürecinde kendi kendimize yaptığımız komplolara şahit olmamıza rağmen aklınıza yine de kötü bir şey gelmesin.
Amerika yapmaz.
Sorularla insan neden helak olur biliyor musunuz? Sorulara muhatap olanlar cevap veremezler de ondan. Yani soranlar helak olmaz. Sorularla fildişi kulesi yerle bir olanlar helak olur.
Benim de yığınla sorularıma adam gibi cevap veren bir babayiğit çıkmadı bugüne kadar.
Ne yapacağım bilemiyorum…
