Yıllardır Libya’nın başına tebelleş olan Kaddafi tam bir çılgın ve şizofren olduğunu bir kere daha ispatladı.
Her ülkenin ve her topluluğun başına böyle bir sıkıntı her zaman gelmez. Ne yazık ki Libya böyle bir afet ile yıllarca yaşamak zorunda kaldı. Dile kolay zavallı Libya halkı tam kırk iki yıldır yılan ile aynı yatağa girmek zorunda kaldı.
Halkına karşı savaş uçağı ve tank kullanabilen, para karşılığı tuttuğu lejyonerlerle halkını acımadan katleden, hatta Sırbistan’dan ithal keskin nişancılarla kendi insanlarına sürek avı yaptıran bir diktatörün insanlıktan nasibi kalmamış demektir. Kaddafi’nin altına imzasını attığı vahşet ve Vandallık, insanlık tarihine derin ve kara bir leke olarak kaydedilecektir. Kelle başı bin iki yüz dolar veren Kaddafi İblis’i bile utandırmıştır.
İsyancıları fare ve hamam böceğine benzeten Kaddafi, aslında kendi sirkatini itiraf ettiğinin farkında değil. Kendini Müslümanların ve Arapların lideri zanneden bu mecnun, insanlığın inançlarını sarstığının bile farkında değil.
Sözde Filistin Halkı’na yardım ettiği imajı yaratmaya çalışan Kaddafi denen aymazın nasıl bir sahtekâr olduğu ortaya çıktı. Hitler’in yoldaşı, Stalin’in kankası, Neron’un yandaşı Kaddafi’nin, eylemlerinin muhtevası açısından İsrail’den zerre kadar farkı olmadığı kanaatindeyim.
Yeşil kitap adı verilen saçmalıklar manzumesini yazdığı için havalara giren Kaddafi, sadece üç milyon insanın başına hile ve entrika ile geçmiş alt tarafı bir albay olduğunu unutmuş olabilir. Ama biz gerçeği biliyoruz. Biz Kaddafi’nin maskesinin arkasındaki İblis’i kıskandıran vahşi yüzünü biliyoruz ve dahi görüyoruz.
Eninde sonunda bu küçük ülkenin kara kalpli büyük Vandalı alaşağı olacaktır. Gasp ettiği koltuğunu terk etmek zorunda kalacaktır. Ve Libya kırk iki yıl sonra alnındaki lekeden ve sırtındaki kamburdan kurtulacaktır.
Bundan sonra bu caniye Çöl Tilkisi demek yerine Çöl Akrebi demek daha yerinde olacaktır.
Bir lideri halk istemiyorsa gitmesini bilmelidir. Gitmek istemese bile en azından halkına orantısız güç kullanmak gibi bir hata yapmamalıdır.
Buna rağmen gitmek istemiyorsa; birleşmiş milletler teşkilatı askeri güçle Libya’ya müdahale ederek dünyayı bu dertten kurtarmalıdır.
Kaddafi’nin emriyle halkına tank ve savaş uçaklarıyla saldırma gafletine düşen Libya askerini gelecekte büyük psikolojik travmalar beklemektedir. Ellerine kendi insanının kanı bulaşan ve geçmişte Amerika’ya karşı büyük bir yenilgi almış Libya ordusunun mensupları yargılanmasalar bile vicdan azabından kurtulamayacaklardır.
Kaddafi gençlere sabaha kadar dans edin ve şarkı söyleyin derken neyi kastetti acaba? Büyük ihtimal danstan kastı ölüm dansı, şarkıdan kastı da cenaze marşı olmalıdır…
Sahi Kaddafi’ye bir teklifim var. Eğer zatı âlileri kabul buyururlarsa, ülkemize teşerrüf etsinler. Kendilerini İmralı’daki Vandal kankasının yanında ağırlayalım. Apo’yla cinayetler noktasında sidik yarıştırsınlar.
Şakası bir yana şu ana kadar edindiğim bilgilere göre maalesef Libya’da ölü sayısı binleri bulmuş durumdadır. Temennimiz bize ulaşan bilgilerin yanlış olması ve ölü sayısının çok az olması noktasındadır.
Fakat ortada gözü dönmüş bir Kaddafi gerçeği var. Olayların daha kötüye gitmemesini temenni etmekten başka yapacak bir şey yok.
Kaddafi için başka bir seçenek kalmadı. Suyu ısındı. Mübarek gibi iktidarı devretmek ya da Bin Ali gibi ülkeyi terk etmekle kurtulamaz. Ülkesinde yargılanarak en ağır cezayı almalıdır.
Ülkeden kaçacak olursa Saddam gibi ama uluslarası mahkemede yargılanmalıdır. Ve dünya artık cani ruhlu diktatörlerin zulmünden ebediyen kurtulmalıdır. Hatta dünya bütün Ergenekonlardan kurtulmalıdır.
Aksi takdirde insanlık, insanlığından utanmalıdır.
