İmralı görüşmeleri hamasetten uzak tutulmalıdır. Bunun başkaca bir yolu yoktur. Eğer gerçekten terörden kurtulmak istiyorsak, bu projeyi kişisel komplekslerimize kurban etmemeliyiz.
Elbette terörün derin devletle gayri meşru bir Kovalent ilişkiye girdiği tartışmasız bir gerçek olarak karşımızda durmaktadır. Bunun tartışılacak bir tarafı kaldığını sanmıyorum. Dolayısıyla kemiğe yayılmış diş apsesi gibi bütün katmanlara yayılmış bu kirin temizlenmesi göründüğü kadar kolay değildir.
En azından terör sayesinde nemalanan içimizdeki derin güçlerle dış güçleri bertaraf etmek zorundayız. Onun için saçma sapan tartışmalarla gücümüzü bölmeyelim ve sinerji voltajımızı düşürmeyelim.
İmralı ile görüşülür mü görüşülmez mi? Bunu tartışacak durumda değiliz. Yeni dünya düzeninde ayakta kalmak istiyorsak ve Türkiye’nin son yirmi yılda teknolojik ve ekonomik sahalarda yakaladığı muhteşem büyüme trendini sürdürmek istiyorsak; akıllı ve mantıklı olmak zorundayız.
Bu noktada seçenek zengini değiliz.
İmralı ile görüşülür mü görüşülmez mi? İmralı sakini yakalandığı anda idam edilmediyse ya da edilemediyse bu aşamadan sonra görüşmenin bir zararı olacağını sanmıyorum. Yeter ki devlet, avantajlı taraf olduğunu unutmadan otursun masaya.
Muhalefet, muhalefet ederken iktidar pozisyonunda olsaydı aynısını yapacağını unutmasın. İktidar da muhalefete karşı gelirken kendisi muhalefette olsaydı, bugün yaptıklarına muhalefet etmek zorunda kalacağını göz önünden uzak tutmasın.
Gerisi çok kolay.
Yeter ki Taş Devri siyasi çekişmelerinden ve bu kör dövüşü çekişmeleri yaratan sempati ve antipati yanılsamasından kurtulalım. Ve yirmi birinci asra uygun politika yapalım.
