Olaya başka bir bakış açısıyla bakmak istiyorum.
İktidar ve muhalefet arasındaki siyasi polemik beni hiç ilgilendirmiyor. Dahası bu tür polemiklere inanmıyorum.
İktidarla muhalefetin yeri değişse; eminim ki her iki taraf da kıyasıya eleştirdikleri söylemlere delice bir aşkla sarılmaya başlarlar.
Dünya politika tarihi bunun canlı örnekleriyle doludur.
Evet, Afganistan’dan Türk askeri çekilmelidir. Hem de belki en kısa zamanda. Ayrıca Suriye’nin içişlerine karışmaktan vazgeçmeliyiz.
Neden biliyor musunuz? Sömüremiyoruz da ondan.
Tamam büyük devlet olmanın gereğidir gücünün yettiği ülkelerin iç işlerine karışmak. Amerika, İngiltere ve Rusya başta olmak üzere büyük devletlerin askerleri dünyanın dört bir yanında nöbete durmakta.
Eğer biz de böyle yapacaksak Afganistan; Bosna Hersek, Kosova, Kıbrıs ve Irak’a asker gönderdiğimiz gibi iç karışıklık yaşanan bütün ülkelere de asker gönderelim.
Yani ne yapacaksak?
Yani sömüreceksek?
Ne? Bunca yıldır savunduğum fikirlerime aykırı bir söz değil mi? Evet şimdi söylediklerim, yıllardır savunduklarıma taban tabana zıttır.
Her türlü sömürüye karşıyım doğrudur. Ama bu topyekûn uygulanırsa amaca ulaşabilecek bir düşüncedir. Bütün ülkeler bu karara imza atacak ve riyasız uyacaklarsa; sömürüye karşıyım.
Tüm hücrelerimle karşıyım sömürüye!
Neden söylüyorum öyleyse? Şunun için söylüyorum. Amerika ve Rusya başta olmak üzere, gözü açık ve güçlü birkaç devlet, askeri müdahale yaptığı devletlerin yer altı ve yer üstü kaynaklarının önemli bir kısmına el koyuyor. Yani dünyanın gözleri önünde demokratik olarak sömürüyor; semiriyor.
Fransa ve İngiltere Libya’ya müdahale ettiler ama karşılığını fazlasıyla aldılar. Biz müdahale ettiğimiz yerlerdeki askeri giderlerimi BM ya da NATO’ya yükleyebilsek; o bile yeter bize.
Eğer sömürüye karşıysak her türlüsüne karşı olmalıyız. Benim Mutlak Doğrularımın çıkarlarını koruyan ve kotaran ideolojilerin sömürüleri sevap; gerisi günah diyemezsiniz.
Yıllardır Irak topraklarında askeri operasyon yapmaktayız. Irak neredeyse ikinci ülkemiz oldu. Fakat ne hikmetse Irak petrollerinden yüzde bir bile pay koparamadık.
Böyle dünya devi olunmaz. Bu kafayla hiçbir ülkeye müdahale edilmez.
Fransa Kaddafi’ye yüz milyonlarca dolarlık silah sattı. Arkasından Kaddafi’ye, yani hatırlı müşterisine ilk bombayı salladı. Yeni yönetimden kim bilir neler koparacaklar… Bizse gittik üç yüz milyon dolar yardım yaptık isyancılara.
Bu kafayla çok fazla yol gidilmez. Bu kafa reklam kafasıdır. Ve sahibini asla iflah etmez.
Onun için Kıbrıs hariç, yurt dışında görevli bütün askeri gücümüzü tereddütsüz bir şekilde ve derhal geri çekmeliyiz.
Bize ne canım elalemin iç savaşları!.
