Ülkemizde öyle kelimler var ki, kullanıldıkları zaman insanların gerçek niyetini saklamak için bire bir.
Bu kelimelere en büyük örnek: BARIŞ?
Kişi ağzından bu kelimeyi düşürmüyor ancak yapmadığı kepazelik kalmıyor. Teröre en büyük desteği veriyor fakat meydanlarda, ?ben barış elçisiyim? diyebiliyor.
Teröristlerin sıktığı kurşunlara destek çıkıyor; siyasette var olma sebebi sadece akan kan oluyor; ağzını her açtığında kandan, terörden, intikamdan bahsediyor. Sonrada ağzından çıkan o sihirli kelimeyle tüm bunların unutulduğunu zannediyor.
Bir diğer sihirli kelime: ÖZGÜRLÜK?
Bu kelimeyi kullananlar ise, tam bir siyasi kurnaz? İktidarı ele geçirmek için milletin teveccühüne layık olamayanlar; akıllara sıra milletin özgürlüğünü elinden alarak, onları sindirerek, hakir görerek, özgüvenini yerle bir ederek iktidara ulaşmaya çalışıyor. Yıllarca bunu yaptılar da. Milleti bastırarak, sindirerek, korkutarak devleti yönettiler, işgal ettiler.
Ancak yıllar sonra millet mücadele ederek gerçek özgürlüğünü kazandığında ise, bu siyasi madrabazların işleri bozuldu. İktidarlarını kaybettiler. Tekrar iktidar olabilmek için ise, özgürlük denilen bir sihirli kelime buldular. Kendi yaptıkları tüm kepazelikleri görmezden gelerek kendi özgürlük alanlarına hiçbir müdahale olmamasına rağmen sanki özgürlükleri alınıyormuş gibi davranarak ortalığı ayağa kaldırıyorlar. Akılları sıra millet bunların yaptığı çakallığı fark etmeyecek ve bunlara prim verecek.
Bir diğer sihirli kelime: HUKUK
Kim istemez ki, evrensel hukuk kuralları ülkemizin bütün hücrelerinde geçerli olsun ve tüm bireyler hukuka saygılı olsun. Ancak iktidarı elinde tutmak ve ele geçirmek için her türlü hukuksuzluğu yapmış olanlar, bugün kendi canları yandığında hukuksuzluktan dem vuruyor. Dün mahkeme salonlarında hukuk katledilerek hayatları karartılanlar; bugün ülkeyi düzlüğe çıkartmak için yaptıkları düzenlemeler hukuksuzluk olarak değerlendiriliyor. Millete muhalefet olanlar da, utanmadan sıkılmadan böyle argümanlar kullanıyor.
Bir diğer sihirli kelime: İNSAN HAKLARI
Kişisel yaşamında en küçük bir insan hakkına saygısı olmayanlar, siyasi menfaat elde etmek için ağızlarından bu kelimeyi düşürmüyor. Makam mevki sahiplerine ve cebi dolu olanlara karşı göstermiş oldukları davranışın onda birini normal yurdum insanına göstermeyenler, sanki gerçekten insan hakları savunucusuymuş gibi ortalığı toz duman ediyor. Eline geçirdikleri her mikrofonda insan haklarından dem vuruyor. Keşke konuştukları gibi normal yaşantısında da insan haklarına saygılı olsalar, o zaman kesinlikle ülkemiz daha iyi bir yerde olur.
Yukarıdaki sihirli kelimeleri kullanarak artık siyasi rant elde etme dönemi kapandı. Gerçekte savaşın, kinin, öfkenin, zalimliğin esiri olanlar; istedikleri kadar barıştan, özgürlükten, adaletten, insan haklarından dem vursunlar, bu aziz millet, bu ikiyüzlü soytarıların gerçek yüzünü görüyor. Yaptıkları seçimlerde de herkesin anladığı dilden mesaj veriyor?
sakirkocak@gmail.com
