Bu topraklarda yaşayan herkes mutluluğu, huzuru, saygınlığı ve zenginliği hak ediyor. Ancak son zamanlarda görsel ya da sosyal medyaya baktığımızda ?Eski Türkiye´yi? hatırlatan görüntüler ortaya çıkıyor.
Kerameti kendinden menkul bazı mafya bozuntuları gündeme gelerek onu bunu tehdit etme cüretini kendinde bulabiliyor. Bunları yaparken de, ne yazık ki, arkasında sanki iktidar gücü varmış havası vermekten de geri durmuyor. Hiçbir yetkili çıkıp da açıklama yapmıyor nedense, bu meczubun bizimle bir alakası yok diye?
Eski Türkiye´de vatandaşın gözünde devlet, ?her zaman zenginin ve güçlünün yanında olan, zengine ve güçlüye nazik; zayıfa ve düşküne şahin olan? bir konumda bulunuyordu. Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Ak Parti bu algıyı değiştirmişti. Ancak, son zamanlardaki gelişmelere baktığımızda ise vatandaşta oluşan düşünce, ?zengin ve güçlünün adamı olur ve devlette işini halleder; kimsesi olmayan ise haksızlıklara, kötülüklere karşı gelemez ve çaresizlik içinde debelenir? diye özetlenebilir.
Oluşan durum gerçekten vahim boyutlara doğru gidiyor. Kimsesizlerin kimsesi diye yola çıkan bir hareket son süratle kimsesizleri terk ediyor ve yanına sonradan aldıklarıyla sonu karanlık bir yola gidiyor.
Ancak bu durum düzeltilebilir? Zaten Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan´da bu durumu gördüğü için teşkilatta önlem almaya çalışıyor. İktidarın nimetlerinden faydalanan ancak elini taşın altına koymayan ve kaçak güreşenlerde oluşan, ?metal yorgunluğunu? ortadan kaldırmaya çalışıyor.
Torpil, ihale, rant peşinde koşanları bünyesinden ayıklamaya çalışıyor. Kısacası partiye hiçbir şey katmayıp sadece kendi çıkarını düşünen ihalecileri oyundan atmaya çalışıyor.
Başarılır mı? Pek ümitli değilim doğrusu? Çünkü Türkiye´de bulunan siyaset düzeni sadece zenginlere çalışıyor. Parası olanlar sadece siyaset arenasında yer alıyor. Maddi gücü olmayanlar ise sürekli oyun dışında kalıyor. Ne yazık ki, yıllar geçmesine rağmen bu sorun bir türlü düzeltilemedi.
Siyaset zenginlerin oyun alanı olduğunda da zamanla ortaya siyaset baronları ortaya çıkıyor. Vatana, millete ve devlete en ufak bir katkısı olmadığı halde yıllarını siyasi arenada harcıyor. Saçlarına ak düşüyor ancak yapıştığı yeri bir türlü bırakmıyor.
Yaşadığımız sorunları büyük bir çoğunluğu bu siyaset baronlarını bertaraf edemediğimiz için ortaya çıkıyor. Aklı, fikri, zikri, ideali ve hiçbir vasfı olmayan biri tanıdıkları vasıtasıyla milletvekili oluyor ve etliye sütlüye karışmadığı sürece uzun yıllar milletvekilliği yapabiliyor.
Cumhurbaşkanımız bu ülke için gerçekten çok büyük hizmetler yaptı. Yaptığı hizmetleri daha önceki yazılarımızda yazdık. Hakkını ödeyemeyiz.
Ancak yapacağı son bir hizmet daha kaldı. Ülkemizin büyümesi, kalkınması, zenginleşmesi, terör belasından kurtulması için öncelikle şu siyaset baronlarından temizlemesi lazım. Bunun içinde yapılması gereken çok basit; seçimlerle gelinen herhangi bir göreve gelen kişi hayatı boyunca en fazla 10 yıl seçilebilsin? Daha fazla seçimle iş başına gelemesin ki, gençlerin önü açılsın ve ortaya yeni fikirler ve bakış açıları gelebilsin?
