Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

                 Ülkemizde olmayan müessesenin adı; MUHALİFLİK? Kendilerini gelişmiş ülke olarak değerlendiren ya da demokrasilerinin çok geliştiği iddiasında bulunan ülkelerde muhalefet edenler, iktidarı doğal yollardan ele geçirme umutları olduğundan ülkeleri için öne sürdükleri çözüm önerileri; o ülke insanları tarafından değerli görülüyor ve bazen de benimseniyor.

                Şunu açıkça ifade etmek gerekiyor ki, ülkemizde iktidara talip olduğunu iddia edenler, bu ülke vatandaşlarının çoğunluğuyla aynı dili ve duyguyu paylaşmıyor. Hatta paylaşmadığı gibi de, paylaşmak için de herhangi bir girişimde dahi bulunmuyor.

                İktidar için alternatif olabilme mücadelesi vermeyenler, yapmaya çalıştıkları muhalefet hamleleri toplum nezdinde marjinalleşme olarak değerlendiriliyor.  Hükümet tarafından gündeme getirilen ve toplum tarafından da milletin hayrına olduğu değerlendirilen fikir ve öneriler, sırf muhaliflik olsun diye, karşı çıkıldığı zaman muhalifler toplumun tepkisini üzerlerine çekiyor.

                Kendisini muhalif olarak tanımlayanlar layıkıyla yapamadıkları görevleri neticesinde milletten tepki alınca da, milleti; cahil, yobaz, ayak takımı olarak yaftalayabiliyor. Yaptıkları bu hakaretler sonucunda da toplum nezdinde hiçbir itibarları kalmıyor.

                Ak Parti kurulduğundan bu güne değin, girmiş olduğu seçimlerde büyük zaferler kazanmasının en büyük sebebi, yukarıda anlamaya çalıştığım toplumun sorunlarını çözmek için fikir, öneri geliştirmesi ve bu doğrultuda toplumun fikirlerine ve görüşlerine değer vererek politikalarını, o şekilde değiştirebilmesi?

                Milletimiz tarafından Ak Parti´nin sahiplenilmesinin bir diğer nedeni ise, toplumun her kesimine, Ak Parti yöneticilerinin ve gönül verenlerin ayrım yapmadan kucak açabilmesi? Engeli dolayısıyla toplum tarafından soyutlanmış bireyler olsun, geliri seviyesi düşük olduğu için hor görülenler olsun ya da farklılıklarından dolayı diğer kesimlerden ayrımcılık görenler olsun; Ak Parti hükümetleri zamanında hak ettikleri değeri gördü.

                Milletin teveccühüne layık olmaya çalışmayanlar ve bu milletin gönlüne girmek için mücadele etmeyenler; iktidarı ele geçirmek için demokrasi dışı güçlerden medet umar hale geldikleri ya da ülkenin çok büyük bir ekonomik bir krizle baş başa kalmasını bekledikleri açıkça görülüyor. Milletin yediği ekmeği çok gören, bu tarz siyaset anlayışındaki kişiler de siyaseten silinmeye mahkûm oluyor?

                Son 5 yılda yaşanılan olaylara baktığımızda, ülkemizin önlenemez yükselişine darbe vurmak için elinden gelen bütün alçaklığı yapanlar karşısında, ne yazık ki, muhalifler sınıfta kalmıştır. Vatanımızı karıştırmak ve parçalamak isteyen odakların bileyerek ya da bilmeyerek değirmenlerine su taşımışlardır. Gezi olaylarında, 17-25 Aralık Darbe Girişiminde, 19 Ocak Mit tırlarının aranması girişiminde ve özellikle 15 Temmuz sürecinde kendini muhalif olarak tanımlayanlar sınıfta kalmıştır.

                Hatta bu müzmin muhalifler; vatanımızın bölünmez bütünlüğü ve devletimizin bekası için hiçbir güçten korkmayıp yiğitçe, mertçe ve korkusuzca devletinin yanında duran Dr. Devlet BAHÇELİ´ye de alçakça saldırmaktan ve salyalarını akıtmaktan geri durmuyor.     

                Bu millet kimin kim; neyin ne olduğunu herkesten iyi biliyor. Vatanını gerçekten seveni ya da sever gibi görüneni birbirinden çok iyi ayırıyor. Ülkemizin ve Vatanımızın istikbalini düşünen herkesinde, bu Aziz Milletin vicdanına, sağduyusuna güvenmesi; tercihlerine de özenle saygı duyması gerekiyor?

sakirkocak@gmail.com

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Aksaray Haberci ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!