Millet ve Ak Parti

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

                Geçtiğimiz günlerde Ak Parti 15. Kuruluş yılını kutladı. Türk siyasi tarihine adını altın harflerle yazdıran Ak Parti hareketinin kaderi, milletin kaderi oldu.

                Ak Parti´nin kaderinin milletin kaderi olması, esasında,  Ak Parti kadrolarının bizzat bu milletin içinden çıkmış yerli ve milli şuuru taşıyan insanlardan oluşmasıyla açıklanabilir.

                Darbe gecesinde Cumhurbaşkanımızın halkı meydanlara davet ederken söylemiş olduğu, ?halkın gücünün üstünde bir güç tanımadım, ben bugüne kadar? sözü Ak Parti´nin kuruluşundan bugüne kadar gücünü milletten alan bir parti olduğunun en büyük göstergesidir.

                Gücünü dış kaynaklardan değil, direk milletin kendisinden alan bu hareket sayesinde ülkemiz için başarılamaz denilen işler başarılmış; Ak Parti hareketi, milletimizin desteğiyle, ülkemizi dünya mazlumlarının da umudu haline getirmiştir.

                2002 yılına kadar sözde bağımsız olan ülkemiz, bugünlerde ise bağımsızlığını tüm dünya ülkelerine karşı ilan etmiş; kendi tasarladığı iç ve dış politika hamlelerini korkusuzca yapabilen bir ülke olmuştur.

                Batı hayranlığı ile kavrulan bir ülkeden; kendi dini, milli ve ahlaki değerlere önem veren bir ülke konumuna gelmesi de Ak Parti´nin kuşkusuz en büyük başarısı olarak da düşünülebilir.

                Ak Parti´nin girmiş olduğu her seçimde, millet tarafından, ülkeyi yönetmesi için tek başına yetki alarak onurlandırılması, kuşkusuz, Ak Parti´nin ?kimsesizlerin kimi olma? hedefini layıkıyla yerine getirmesiyle açıklanabilir.

                Ülkemizin ana omurgasını oluşturan insanımız yıllarca hor ve hakir görüldü, aşağılandı, fikirlerine ve görüşlerine değer verilmedi. İnsanımız yalnızlaştırıldı. Yeri geldi derdini anlatacak herhangi bir mecra dahi bulamadı.

                Kendisini ülkenin sahibi zanneden seçkin kimseler, bulabildikleri her fırsatta bu milletin patronunun kendileri olduğunu belirtti. Kendi küçük dünyalarında zenginlikler içinde yaşadı. Kendileri gibi olmayanlara sırtlarını döndü.

                Ülkenin sahibi olduğunu iddia edenler, uslu bir çocuk gibi batı medeniyetinin dizinin dibinde oturdu. Avrupa´dan, Amerika´dan gelen istekleri emir telakki etti. Ülkenin milli menfaati denilen bir kavram dahi bulunmuyordu. Dış güçlerin çıkarları, ülkemizin çıkarları gibi lanse ediliyordu.

                Ancak Ak Parti iktidara geldiğinde, yani milletimiz artık kendi ülkesini yönetmeye başladığında, bugüne kadar yapılan ezberlerin içinin bomboş olduğu ortaya çıktı.

                Ak Parti iktidara geldiğinde, milliliğin ve yerliliğin ne demek olduğu herkes tarafından idrak edildi. Artık ülkemizin çıkarları, sadece bu topraklardaki insanların çıkarları olarak düşünülmeye başlandı.

                Ak Parti iktidara geldiğinde, batı dünyasına hoş görünerek başımızın okşanmasını beklemek rafa kalktı. İkiyüzlü batı dünyasının yapmış olduğu riyakâr davranışlar suratlarını vuruldu.

                Ak Parti iktidara geldiğinde, demokrasi ve insan hakları adı altında dünyayı sömüren ve insanları öldüren alçaklara fırsat verilmemeye çalışıldı. Gerek BM nezdinde gerekse de dünya kamuoyunda mazlumların hakkı savunuldu.

                Kısacası Ak Parti hareketi sayesinde ülkemiz, dünyada yaşayan 3 milyar Müslümanın umudu oldu?

sakirkocak@gmail.com

               

 

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 25 Ekim 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

Aksaray Haberci ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!