Ülkemizdeki siyaset anlayışı son 15 yılda çok büyük bir değişime uğradı. Siyaset kurumu, geçmişte gücünü belli odaklardan alan, kendisinden üstün bir güç gördüğünde şapkasını alıp ortalıktan kaybolan insanlardan oluşuyordu.
Siyaset kurumunun ve siyasetçilerin, güçsüzlüğü ve basiretsizliği yüzünden devlet istenilen şekilde yönetilemiyor, başlanılan projeler bitirilemiyor, ülke yoksullukla ve fakirlikle baş başa kalıyordu.
Yönetilemezliğin, başsızlığın, sorumsuzluğun ve korkaklığın egemen olduğunda da bunların yükünü milletimiz çekiyordu. Nasıl mı?
İnsanımız?
Karakola düştüğünde işkenceye maruz kalıyor, hastaneye gittiğinde ikinci sınıf insan muamelesi görüyor, devlet dairesine gittiğinde yüzüne bakılmıyor, çocuğuna okulda şiddet uygulanıyor, adliyede yıllarca adalet bekliyor vs?
Ak Parti´nin iktidara gelmesinden sonra ise, ülkemizdeki siyaset kurumu kendisine çeki düzen vermeye başladı.
Korkaklığın, vizyonsuzluğun, iddiasızlığın olmadığı bir siyaset kurumu yıllar geçtikçe olgulaşıyordu.
Bu yeni siyaset anlayışı her geçen gün olgunlaşınca ülkemize yapılan hizmetlerin kalitesi artıyor ve insanımızın gururu okşanıyordu. İnsanımızın gururu okşandıkça da yüzü gülüyor ve güzü güldüğünde de kendisini saygın ve değerli görüyordu?
Kendisine verilen değer karşısında da bu millet seçimlerde yapmasını gerekeni yapıyor ve Ak Parti´yi her zaman tek başına iktidara taşıyordu?
Siyaset kurumundaki bu değişimi ve gelişimi göremeyenler ise, eski alışkanlıklarına devam ederek başarılı olabileceklerini zannettiler. Kendilerini geliştirmeye, milletin sorunlarını çözmek için çözüm üretmeye çalışmak yerine; başarısızlıklarının faturasını yine bu millete keserek onları aşağılamaya çalıştılar.
İktidardaki Ak Parti´nin milletin ve devletin sorunlarını çözmek için getirdiği iddialı çözümler karşısında kendi çözüm önerilerini sunmaktan bile aciz olanlar yıllar geçtikçe marjinalleşti ve marjinalleştikçe de milletin nazarında etkisini kaybetti.
Millet artık iddiasız bir siyasetin varlığından rahatsız olmaya başladı. Çözüm sunmayan, çözüm için ortaya atılan öneriye katkıda dahi bulunmayan, her şeye karşı olan bir profil çizen kişileri istememeye başladı.
Cumhurbaşkanlığı ile ilgili anayasa değişiklik teklifinde de esasında durum yukarıda anlatmaya çalıştığım gibi.
Ak Parti her zaman olduğu gibi devletin ve milletin sorunlarını çözmek için iddialı bir şekilde ortaya çıkıyor ve değişiklik teklifi hazırlıyor, hatta elinden geldiğince diğer partilerle de uzlaşmaya çalışıyor ve bunda da kısmen de olsa başarılı oluyor. Ancak siyasetin iddia işi olduğunu bilmeyenler devletin ve milletin sorunlarına çare olacak bu değişikliği; daha nasıl mükemmelleştirebiliriz, daha nasıl ülkemizin kalkınmasına faydalı hale getirebiliriz diye katkı yapacağına hiç okumadan direk reddediyor?
Reddetmekle de kalmıyor, bu teklifi getirenleri vatana ihanet etmekle suçluyor. Meclisteki çalışmaları engelliyor hatta bu meclisin iradesini yok etmek için meclisin kürsüsünü bile işgal etmekten geri kalmıyor.
Bu yapılanlar da millet nezdinde karşılıksız kalacak değil elbette. Milletimiz notunu tutuyor. Yeri ve zamanı geldiğinde iradesine ipotek koymak isteyenlere en güçlü şekilde cevabını vermeye hazırlanıyor?
sakirkocak@gmail.com
