Günümüzde insanlar o kadar benzerleşti ve tekleşti ki, herkes birbirinin kopyası olmaya başladı. İnternetin, televizyonun kısacası kitle iletişim araçlarının gelişmesiyle sürekli bir uyarıya maruz kalan insanlar sıradanlaştı, birleşti ve farksızlaştı.
İnsanlar, zenginliği, yeri gelince bütün değerleri ayaklar altına alma pahasına hayatlarının en önemli unsuru haline getirdi. Hele büyüklerimizin, ?ye kürküm ye? tabirinin vermek istediği mesajı yanlış anlayarak; ?saygı görmek istiyorsan mutlaka -her ne suretle olursa olsun- bir şekilde zengin olmasın ve sen de sadece zengin kişilere saygı duymalısın? mesajını verdiğini sananların çoğunluk oluşturduğu günümüzde, ?Dertli? insanların kıymeti de ancak ?Dertli? insanlar tarafından biliniyor.
?Dert sahibi olmak? öyle bir şeydir ki, anlatılamaz, tarif edilemez, örneklendirilemez. Dertliyi sadece dertli anlar. Dertlinin mutsuzluğu hiçbir zaman geçmez. O mutsuzluk zaten dertlinin gücünün kaynağıdır. O mutsuzluk olmasa, dertli, harekete geçmez. Dertli, mutlu olmak için sürekli dermanının peşinden koşar. Sorunları çözmeye uğraşır. Yorulmaz, bıkmaz, usanmaz. Hani bazılarına dersiniz ya, ? bu kişide de amma enerji var, yorulmak bilmiyor? diye, işte o kişi dertlidir. Derdi, onu mutsuz etmiştir. O kişinin önünde sadece iki seçenek vardır; ya mutsuzluktan hayatı zindan olacaktır ya da mutluluğu ve iç huzuru için derdine çare bulabilmek için mücadeleye başlayacaktır.
İşte ülkemizin huzurunu, bağımsızlığını, zenginliği bu dertli insanlara borçluyuz. Eğer bu dertli insanlar mutluluğunun peşinden koşmasaydı, ne Türkiye Cumhuriyeti kurulurdu ne de ülkemiz şimdiki hale gelebilirdi. Ancak, ne yazık ki, toplumumuzdaki ?dertli insan? sayısı çok az olduğu için ülkemiz istenilen refah düzeyinde değil. Dedik ya, insanlar günümüzde farksızlaştı, tek tipleşti diye, işte bundan dolayı ?dertli? insan sayısı da azaldı?
Dertli İnsan sayısı azaldıkça, gerçek dertli insanlar yalnızlaşmaya başladı. Dertli İnsan, bir şeyleri düzeltmek ve hayatı daha yaşanılabilir kılmak için harekete geçtiğinde farksızlaşan insanlar tarafından yadırganmaya başlandı. Tek tipleşenlerin tepkisini çekmeye başladı. Hatta o tek tipleşenler öyle bir hale geldiler ki, dertli insanlara düşman olmaya başladır. Çünkü onu kendilerine benzetememişlerdi. Eğer benzetselerdi, davasını sattırsalardı, onu baş üstünde tutacaklardı. Küçük dünyalarının büyük hazinelerini emrine amade edeceklerdi. Ancak başaramadılar. Çünkü dertli insanlar hiçbir zaman vazgeçmez?
Çevrenizi gözlemleyin böyle insanlar vardır. Bu insanlar dertlidir. Dertlerinden dolayı mutsuzdur. Mutluluğu için harekete geçenler ise, yalnızdır. Aksaray´da da, ülkemiz yönetiminde de dertli insanlar var. Ancak burada Aksaray´daki dertli insanlardan bahsetmeyi uygun bulmuyorum. Fakat benim nazarımda dertli insan deyince aklıma ilk önce Recep Tayyip Erdoğan geliyor.
Kim ne derse desin, kim ne düşünürse düşünsün, kendisinin de dediği gibi ?varsın ona diktatör desinler? ya da yüreği taşlaşmış ve kararmış olanlar akla hayale gelmedik her türlü hakareti etsinler. Ancak o kötü insanlar bilsin ki, milletiyle dertlenen ve davası olanlar hiçbir zaman yenilmezler. Çünkü gerçekten dertli olan haklıdır ve Allah da her zaman haklıdan yanadır.
sakirkocak@gmail.com
