Ülkemizin geçtiği kritik süreç nedeniyle yazılarıma genel olarak ülke gündeminde olan sorunları konu ediyordum. Ancak sevdasını her daim yüreğimizin derinliklerinde hissettiğimiz yaşadığımız şehri, memleketimizi küstürmemek için Aksaray´ımızı bu yazımızın öznesi ilan edeyim istedim.
Her daim söylüyorum, herkes vatanını memleketini çok sever. Ancak Aksaraylı, Aksaray´ını gerçektenbir başka sever. Gurbette olduğunda, Aksaray her daim Aksaraylının kalbinde ve zikrindedir. Bir an önce tatil gelse de Aksaray´a gideyim diye iç geçirir durur.
Farklı bir şehirde ya da memlekette olan herkes, yaşadığı yerde Aksaray´ı hatırlatan herhangi bir şey gördüğünde ?bu genellikle 68 plakalı araç olur- yüreği kıpır kıpır eder. Aklına Aksaray´ı ve orada bulunan sevdikleri gelir. İçine derin bir hüzün çöker?
İşte bu çok sevilen Aksaray yazımızın konusu? İnsanların âşık olduğu Aksaray? Sorumuz ise: ? Bu kadar çok sevdiğimiz Aksaray´ımıza layık olduğu değeri ve güzelliği verebiliyor muyuz?”
Sorumuzun cevabını bu satırları okuyanlar versin bakalım?
Ancak bu kadar çok sevilen Aksaray, ne yazık ki; karmaşanın, boşvermişliğin, bananeciliğin, sananeciliğin, ancak bu kadar ?oluyorculuğunun- kurbanı olmuş durumunda?
Şehrimizi gezdiğimizde canımızı sıkan o kadar çok durum var ki, hangisi anlatalım bilemiyoruz. Yarım kalan yatırımlar mı, bitmiş ancak kullanılmayan tesisler mi, yoksa dünya kadar para harcanıp ancak bu kadar oluyor denilip estetikten yoksun bırakılan çalışmalar mı?
Seyir Terası? Sayın Nevzat Palta tarafında projelendirilmiş ve günümüz itibariyle tamamlanmış bir proje. Bence çok güzelde bir proje esasında. Ancak o kadar para boş boş durup, çürümesi için harcanmadı herhalde. Yapılalı yıllar olmasına rağmen hala milletin kullanımına sunulmadı. Ne bekleniyor acaba çok merak ediyorum!…
Şehrimizin giriş ve çıkışları? Ancak bu kadar ?oluyorculuğunun- somut göstergesi esasında. Şehrin girişleri evin kapısı gibidir. Evin kapısının görüntüsü nasılsa, gelen misafir ona göre değerlendirir ev sahibini?
Şehrimizin girişlerini güzelleştirmek için çok iyi niyetlerle yapılmış olan projeler ne yazık ki,-elimden gelen budurculuk- yüzünden sınıfta kalmış durumda. İster Ankara tarafı girişlerde, ister Konya-Adana taraflı girişlerde istersek de Nevşehir taraflı girişlere bakalım; yapılan çalışmaların yarım yamalak ve özensizce yapılmasıyla şehrin giriş ve çıkışları kötü gözüküyor. Çalışmayı yapıp bitirenler ortaya saçtıkları molozları bile temizlemekten imtina ediyor. Yapılan yolların çevre düzenlemeleri zaten hak getire?
Ve evet? Jandarma Alay Komutanlığının orada bulunan alt-geçit. E-90 yolunun şehrin içinden değil de, ağaçlı kavşağı-sanayi arkasından geçmesi için yapılmış projenin bir ayağıydı. Oradaki alt geçit yapıldı. Bu milletin boğazından kısıp verdiği vergilerle yapıldı. Ancak şehri rahatlatacak E-90 yolunun sanayi arkasına alınma işi rafa kalktı. Böylece şimdilik atıl bir yatırım olarak kaldı.
Bu şehir hepimizin? Burada şimdi biz yaşıyoruz, gelecekte çocuklarımız hatta torunlarımız yaşayacak. Şehrimizi yaşanması güzel bir yer haline getirmek için el birliğiyle çalışmalıyız. İftira atmadan, hakaret etmeden, kimsenin kalbini kırmadan şehrimizin eksik yönlerini dile getirmeliyiz.
Makam sahipleri ve şehirde söz sahibi olan kişilerde, halisane duygularla dile getirilen önerileri kulak tıkamadan yapacağı çalışmalarda göz önünde bulundurmalıdır ki, karşılıklı sevgi ve saygıyla şehrimizi hak ettiği konuma getirebilelim.
sakirkocak@gmail.com
