Hangi Taraftayız ‘

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

            Aslında her birimiz, gençlik yıllarından itibaren içimizde bir hülya taşıyoruz. İçimizde beslediğimiz o gelecek hayali, bir nevi bizim yol haritamızı tayin etmektedir. Bazen hedeflere ulaşır bazen ulaşamayız, eğer çıktığımız yol da Allah rızası varsa endişe etmeye hiç gerek yok.

Yüce Mevla’nın bizler hakkındaki iradesi gerçekleşmektedir. Çünkü O, mülkün gerçek sahibidir. Dilediğine mülkü verir, dilediğinden geri alır. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltır. Her türlü iyilik O’nun elindedir. O her şeye kadirdir. Allah sevgisi, Allah korkusu ve her şeyi yaratan sevk ve idare eden Allah’ın bütün davranışlarımızı bildiği ve karşılığını vereceği inancı olmadan insanlar arası ilişkileri, hakkaniyet ve adalet ölçülerine göre tanzim etmek imkânsızdır.

            En güzel bir şekilde yaratılan insan, iyilik yapmaya da kötülük yapmaya da mütemayil bir yapıdadır. Eğer insan günahlarla iç içe yaşamaya devam ederse zamanla günahını günah olarak görmez ve bunu normal bir durum olarak algılamaya başlar. İnsanın yaratanına karşı sorumlulukları başta olmak üzere, şahsına, ailesine, topluma karşıda sorumlulukları vardır ve bunun bilinci içerisinde olmalıdır. Yaşarken sorumluluklarını bilmeli, dünya sahnesinde aldığı rolü en iyi şekilde yerine getirmeli, hiçbir zaman yanlışa meyletmemeli, doğrunun ölçüsünü ve kaynağını unutmamalıdır.

Zahiren parlak olanın batını her zaman parlak olmadığı gibi, zahiren acı olanın batını de her zaman acı olmaz. İnsanın hoşlanmadığı birçok şey vardır ki aslında bunlar onun hakkında hayırlıdır. Yine sevdiği birçok şey vardır ki bunlar da onun hakkında iyi netice vermeye bilir.

 Hz. Yusuf’la ilgili gelişen olayların zahirine bakıldığında hiç de iç açıcı bir durum yoktu. Çünkü önce kardeşlerinin gadrine uğramış bir kuyuya terk edilmişti. Kuyuda onu bulanlar, üç beş kuruşa köle pazarında satmışlar, bütün bunlar, aslında bir kimsenin yaşayabileceği en onur kırıcı ve en ağır imtihanlardı. Ancak Allah Teâlâ ölüden diriyi yarattığı gibi, bütün bu talihsiz olaylarla da parlak ve izzet sahibi bir Yusuf’un geleceğini hazırlıyordu. Gelişen olaylarda zahiren tablo farklı idi. Suyun yüzeyi ile derinlerdeki akış farklı istikametteydi. Zahire, yüzeye bakanlar aldanabilirdi, zaten çoğunlukla da öyle olmuyor mu?

            Gayemiz yaratılış amacına uygun yaşamak değilse, başkasının derdini kendimize dert edinmekten yoksunsak, milletin vicdanlarında değil de cüzdanlarındaysa gözümüz…

Sizce iyimi, kötümü taraf dayız?

 

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 26 Ekim 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

Aksaray Haberci ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!