Yaz tatilinin sonuna yaklaşırken milyonlarca öğrenci yeniden okul sıralarına, çantalarına ve ders programlarına dönmeye hazırlanıyor. Ebeveynlerin gündeminde kırtasiye alışverişi, okul kıyafetleri, beslenme çantaları ve ders hazırlıkları var. Ancak bütün bu hazırlıkların arasında çoğu zaman gözden kaçan önemli bir konu daha bulunuyor: Çocuğumuzun omurga ve kas-iskelet sağlığı.
Çocukluk ve ergenlik dönemi, vücudun hızlı bir gelişim ve değişim içerisinde olduğu yıllardır. Bu dönemde günlük yaşam alışkanlıkları; oturma biçiminden ekran kullanımına, fiziksel aktiviteden çanta taşımaya kadar pek çok açıdan önem kazanır.
Burada önemli olan, her yanlış duruşun kalıcı bir omurga hastalığına yol açacağını düşünmek değil; çocuğun günlük yaşamında sağlıklı hareket ve postür alışkanlıklarını desteklemektir.
Sırt çantası gerçekten bu kadar önemli mi?
Okul döneminin en dikkat edilmesi gereken konularından biri çanta kullanımıdır.
Çantanın gereğinden fazla ağır olması çocukta öne doğru eğilme, omuzlarda ve sırtta artan kas yükü ve rahatsızlık hissine neden olabilir. Bu nedenle genel olarak çanta ağırlığının çocuğun vücut ağırlığının yaklaşık %10–15’ini geçmemesi önerilmektedir.
Ancak yalnızca ağırlık değil, çantanın nasıl taşındığı da önemlidir.
Çantanın iki omuzdan takılması, sırta mümkün olduğunca yakın durması ve gereksiz kitap ve malzemelerin taşınmaması çocuğun yükü daha dengeli taşımasına yardımcı olur.
Özellikle sürekli tek omuzda çanta taşıma alışkanlığı yerine, çocuğa küçük yaşlardan itibaren dengeli taşıma alışkanlığı kazandırmak daha doğru bir yaklaşımdır.
Sırada saatlerce oturmak omurgaya ne yapıyor?
Okul çağındaki çocukların gün içerisinde uzun süre oturması kaçınılmaz. Buradaki asıl mesele, saatlerce oturmanın tek başına zararlı olduğunu düşünmekten çok, uzun süre aynı pozisyonda kalmamaktır.
Çocuğun boyuna uygun olmayan bir sıra veya sandalye; ayakların yere ulaşmaması, sırtın desteklenmemesi ya da masaya ulaşabilmek için sürekli öne doğru eğilme gibi durumlara neden olabilir.
Uzun süre aynı pozisyonda kalmak boyun, sırt ve bel bölgesindeki kaslarda yorgunluk ve rahatsızlık oluşturabilir.
Bu nedenle çocukların yalnızca “dik oturması” değil, pozisyon değiştirmesi, hareket etmesi ve gün içerisinde aktif olması önemlidir.
Çünkü sağlıklı bir omurga için en iyi yaklaşım, uzun süre tek bir pozisyonda kalmamaktır.
Ekran başında geçen saatler neden önemli?
Okul dışında çocukların gününün önemli bir bölümü de telefon, tablet ve bilgisayar karşısında geçebiliyor.
Ekrana bakarken başın uzun süre öne doğru tutulması, boyun ve üst sırt bölgesindeki kasların daha fazla çalışmasına ve zamanla kas yorgunluğu, boyun ağrısı veya baş ağrısı gibi şikâyetlerin ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.
Bu nedenle mesele yalnızca ekranın kendisi değil, ekran karşısındaki duruş ve geçirilen süredir.
Telefonu mümkün olduğunca göz hizasına yaklaştırmak, ekran karşısında uzun süre aynı pozisyonda kalmamak ve düzenli hareket molaları vermek önemlidir.
Çocuklarımızı “dik dur” diye sürekli uyarmak yerine, hareket etmeyi alışkanlık hâline getirmek çok daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.
Ergenlik dönemi neden ayrıca önemli?
Ergenlik, vücudun hızlı büyüdüğü ve önemli fiziksel değişikliklerin yaşandığı bir dönemdir.
Özellikle büyüme dönemlerinde çocuğun duruşunda veya omurga yapısında bazı değişiklikler daha belirgin hâle gelebilir. Bu nedenle ebeveynlerin çocuklarını gözlemlemesi önemlidir.
Omuzlar arasında belirgin yükseklik farkı, bir kürek kemiğinin diğerine göre daha belirgin olması, bel oyuntularında belirgin asimetri veya öne eğilme sırasında gövdenin bir tarafında kabarıklık görülmesi gibi bulgular fark edildiğinde değerlendirme yapılması uygun olur.
Kötü oturuş ve gereğinden ağır yük taşımak, omurgaya günlük yaşamda beklenenden daha fazla mekanik yük bindirebilir. Özellikle büyüme döneminde bu tür yüklenmeler; kaslarda yorgunluk, ağrı ve postüral değişikliklere zemin hazırlayabilir.
Bu nedenle amaç, çocuklarımızı sürekli “dik dur” diye uyarmak değil; omurgalarını gereksiz yüklerden koruyacak sağlıklı hareket ve duruş alışkanlıkları kazandırmaktır.
Aileler neler yapabilir?
Çocuklarımızın omurga sağlığı için büyük değişikliklere gerek yok. Günlük yaşamda alınabilecek küçük önlemler oldukça değerlidir.
• Çantanın gereğinden fazla ağır olmadığını düzenli olarak kontrol edin.
• Gereksiz kitap, oyuncak ve malzemelerin çantada taşınmasını önleyin.
• Çantanın iki omuzdan ve sırta yakın şekilde taşınmasını teşvik edin.
• Çocuğun çalışma masasının ve sandalyesinin boyuna uygun olmasına dikkat edin.
• Uzun süre oturma ve ekran kullanımında düzenli hareket molaları oluşturun.
• Çocuğun günlük yaşamında yürüyüş, oyun, spor ve diğer fiziksel aktivitelere yer vermesini destekleyin.
• Omuzlarda belirgin asimetri, sırt veya bel bölgesinde şekil değişikliği ya da sürekli tekrarlayan boyun ve sırt ağrısı fark ederseniz profesyonel değerlendirme alın.
Unutmamak gerekir ki çocuklarımızın omurgasını korumak, onları sürekli “dik durmaları” konusunda uyarmaktan ibaret değildir.
Asıl hedef; hareket eden, farklı pozisyonlara geçebilen, fiziksel olarak aktif ve bedeninin farkında olan çocuklar yetiştirmektir.
Okul dönemi yalnızca ders kitaplarının açıldığı bir dönem değil; çocuklarımızın büyüdüğü, bedenlerini tanıdığı ve yaşam boyu sürdürecekleri alışkanlıkları kazandığı önemli bir süreçtir.
Bu nedenle yeni eğitim-öğretim yılına hazırlanırken çantayı, kitabı ve kalemi düşündüğümüz kadar çocuğumuzun hareketini ve omurga sağlığını da düşünelim.
Çocuklarımızın sağlıklı büyümesi için bazen en önemli adım, onların daha fazla hareket etmesine fırsat vermektir.
Yeni eğitim-öğretim yılının tüm çocuklarımız, ailelerimiz ve öğretmenlerimiz için sağlıklı, başarılı ve keyifli geçmesini diliyorum.
Sağlıklı, mutlu ve hareketli günler dileğiyle…
Fzt. Abdullah GÜDENDEDE
