Başlığımı yazarken düşünmeye başladım,sahi ben niye muhalifim? Doğuştan gelen bir özellik galiba. İlk okulda öğretmene muhaliftim. Beş yaşında elime defteri kitabı alıp okula gelince adam her halde “ çocuk mu avutacağım lan… yürü git!” diyerek defterimi kalemimi sobaya atınca benimde muhalifliğim başladı. Orta Okul da Tarihciye,matematikçiye,Lise de Edebiyatçıya,Fizikçiye ve bunlarla beraber müdürlere muhalif oldum. Tabi onlarda beni sınıfta bırakarak gereğini yerine getirdiler.
Siyasete girdim, İl başkanına,Milletvekiline muhalif oldum. Ticarete atıldım imalatçıya muhalif oldum.Gazeteciliğe başladım,herkese,her şeye muhalif oldum. Elimde değil,sanki herkez benim muhalif olmam için uğraşıyor.
Cuma günü iki genç geldi yanıma.Ellerinde kağıtlar anket yapıyorlarmış. Çekinerek yanaşıp sordular : abi sorularımıza cevap verirmisin? Ne bilsinler bay muhalife çattıklarını.
En başarılı belediye başkanı dediler, bence uygun bir isim yok dedim. En başarılı özel sektör? Ona da cevabım yok oldu. Uzatmayım çocuklar nerden çattık safhasına gelince adımı soyadımı sordular, bende Eşref Yeşil dedim. Niye gibisinden suratıma bön bön bakınca “ çocuklar Şeref Yeşildal diye yazarsanız değerlendirenler kağıdı doğrudan çöpe atarlar, sizin de emeğinize yazık olur dedim.
Memlekette nefes alamıyorum,resim çekmek için uğraşıyor netlik yakalayamıyorum. Gazeteye bakıyorum Aksaray’ın havası temiz diye haber yapmışlar. Su kokuyor,rengi bozuk diyorum, azar işitiyorum. Yazılarım yayınlanmıyor,gazete patronu sen çok asabisin bu günlerde diyor. Adam rica ediyor,sen çok değerli bir isimsin gel birlikte çalışalım diyor, asgari ücret öneriyor. La havle vela guvvete illa billa….
Yeni yıl mı dediniz? Hiç işim olmaz,ona da muhalifim.
