Çocuğunuzu Allah’tan Nasıl Nefret Ettirirsiniz’

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

        Özellikle çocuklarımızın yaz tatilinde alacakları dini eğitimlerin başladığı  günlerde, yapılan yanlışlıklar ileride telafisi mümkün olmayan inanç yaralarına yol açmaktadır. Anne-babaların ?çocuğumu kuran kursuna gönderdim, dinini öğrettim yine de istediğim gibi olmadı.? Şeklinde şikâyetlerin altında yatan temel neden yanlış din eğitimidir. Yeterli zaman ayırmadan ve sevdirmeden; cezalandırmaya dayalı tüm eğitimler olumsuzlukla sonuçlanmaktadır.

       Zorda kaldığınız zaman çocuğunuzu babasıyla tehdit ederseniz, yatmadığı zaman öcü geliyor diye korkutursanız, “Allah seni yakacak” diye kandırırsanız çocuğunuz babasından, öcüden ve Allah?tan nefret eder.

        Çocukları devamlı Allah`la korkutun. O`nun yaramaz çocukları cehennemine attığını, cayır cayır ateşlerde yaktığını söyleyin. Onlara dinlerini  zorla öğretin. Dua ezberleyemedikleri veya camiye gitmek istemedikleri zaman dövün. Din adamlarını, dindarları küçük düşürücü sözler sarf edin. Onların, her insanda bulunabilecek,  küçük hatalarını abartarak anlatın. Dindar   akrabalarınızı çekiştirerek gözden düşürün. Bütün bunları yaptığınız zaman göreceksiniz ki; çocuğunuz dini değerlerden soğuyacak, nefret edecek ve uzaklaşacaktır. Maalesef ülkemizde  bir kısım yazılı ve görsel medyamız tarafından yıllarca bilinçli olarak din adamları kötü gösterilmiştir. Gazete, dergi, sinema ve dizilerde karakterize edilen hoca, imam, din bilgini tiplemesi hep negatif yönde işlenmiştir. İnsanları din adına aldatan, gözünü para hırsı ve kadın bürümüş, açgözlü, din bezirgânı, pis ve bakımsız sakallı, üzerinde yine pis, hiç su yüzü görmemiş sarık, cüppe ve şalvar, ayaklarında takunya, elinde uzun ve kalın bir tespih, belindeki kuşağında hançer olan tamamen hayalî bir tipleme üretildi. Dinden soğutmanın bir yolu da din adamlarından nefret ettirmekti. Kısacası dostlar; yakan Allah, ateşe atan Allah, Cehennemi olan Allah, azap eden Allah, çarpan Allah kavramlarını kullanarak çocuklarımızı Allah?la disiplinsize etmiyor, Allahtan uzaklaştırıp, Ondan nefret etmelerine yol açıyoruz.

        Yakan, azap eden, cehennemi olan bir Allah mı? Yoksa seven, kâinattaki çiçekleri, ağaçları, meyveleri vb. tüm güzellikleri yaratan, cenneti olan Allah mı çocuk gözünde sevimlidir?


Yapılan araştırmalarda, çocukların Allahın mekanı olarak gökyüzünü ve ya Cenneti gösterdikleri; Allahın çocukları sevdiğine inandıkları; Darda kaldıklarında kendilerine yardım edecek gücün Allah olduğuna inanan çocuklarımızı; Seven Allah, yardım eden Allah, yerlerin ve göklerin hakimi Allah, koruyan Allah tasavvurlarıyla inanç bağlarını güçlendirelim. Her yaşta her kavramın öğretilemeyeceği bilinciyle, azap,cehennem, ateş vb. kavramları 15 yaş sonrasına saklayalım.


Çocuklarımıza, ?Allah?a inanma, O?nu kâinatı, anne ve babaları, arkadaşları, yeri, göğü, çiçekleri, güneşi, ayı yaratan, bütün canlıları besleyen İlâhî Varlık olarak tanıtma ve sevdirme, her an O?nunla beraber olma duygusu ve O?na karşı şükür hissi? kazandırılmalı ve bunun insan şahsiyetinin oluşup gelişmesindeki, ayrıca onu korumadaki rolü, mevzu üzerinde ehemmiyetli bir şekilde durularak anlatılmalıdır. Şöyle ki: Allah?ı tanımanın, O?na inanıp bağlanmanın ve sürekli O?nu hatırda tutmanın, insaniyetin temeli ve her türlü ahlâkî düşüşlerin önüne geçebilecek bir güç olduğu çocuğa fark ettirilmeye çalışılabilir. ?Her nerede olursanız olun, O sizinle beraberdir? (57:4) âyet-i kerimesinin hayatlarındaki önemine de dikkat çekilebilir. Hayatın problemleri karşısında Kur?an-ı Kerim?in getirdiği çözüm yollarından haberdar edilerek, dengeli bir tavrın, yani orta yolda olmanın ne demek olduğu çocuklara öğretilebilir. Hayattaki iniş ve çıkışlarda, Allah?a inanmanın değeri hakkında bilgi verilebilir ve imanlarının aksiyon hâline gelebilmesinin örnekleri sunulabilir.


Başarı-yenilgi, ilerleme-gerileme, sevinç-üzüntü, mutluluk-hüzün gibi durumlar, hayattaki değişimlerin birer parçasıdırlar. Bunlardan birisine saplanıp diğerini görmezlikten gelmek doğru olmayacaktır. ?Muhakkak her güçlükle beraber bir kolaylık vardır? (94:5-6) âyet-i kerimesinin vereceği manevî enerji, insanı yeni çözümler bulmak için harekete geçirebilir. Aynı şekilde, başarının da İlâhî bir lütuf olduğu çocuğa davranışlarla hissettirilmelidir. Allah?a duyulan sevgi ve sağlam inanç, çocuklarımızı ümitsizlik, kaygı, şüphe ve her türlü korkuya karşı güçlü kılacaktır. Diğer taraftan da bu sağlam inanç onların, Allah?ın bütün güzel isim ve sıfatları ile bağlantı kurabilmelerine imkân sağlayacak, motivasyonlarını yükseltecek, eşya ve hâdiseleri anlamlandırabilmelerinde onlara yardımcı olacaktır (Selçuk, ?Din Öğretiminin Kuramsal Temelleri?, Din Eğitimi Araştırmaları Dergisi, 4:150).


Bu noktada eğiticiye düşen görev, çocuğa Allah?ı kendisine sığınılacak bir varlık olarak da tanıtmaktır. Onun için, anne ve baba çocukları ile Allah arasındaki bağı, sevgi ve saygı çerçevesi içinde kurmalıdır. Çocuk Allah?ı sevmeli, Allah?ın da kendisini sevdiğine inanmalıdır. Bütün bu anlattıklarımızdan, Allah?ın gazabının ya da Cehennemin varlığının önemsenmemesi anlamı çıkarılmamalıdır. Önemli olan ?uyarıcılık? görevimizin, ?müjdeleyicilik? vasfımızla taçlandırılmasıdır.


 


 


Yunus YAĞMUR

 


05057798794

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sabah Bülteni 29 Ekim 2026 sabah Haber Bülteni
Giriş Yap

Aksaray Haberci ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!