Bir dava adamı üstünlük gütmez!
Üstatlık neyine, üslük neyine?
Dava elbisesi neyine yetmez?
Süslenmek neyine, süslük neyine?
Varsın, aleyhinde laflar denilsin,
Varsın, senin kutsal hakkın yenilsin,
Bir kap ol da, senden ikram sunulsun,
Tavalık neyine, taslık neyine?
Boş ver, yaptığını kimse görmesin,
Aldığın yarayı kimse sarmasın,
Ölsen bile hatırını sormasın,
Kırgınlık neyine, küslük neyine?
Sen doldursan bile, onlar dökerler,
Bütün yaptığını bir-bir sökerler,
Üste ocağına incir dikerler,
Dargınlık neyine, yaslık neyine?
Dünyayı da versen yine doymazlar,
Asla kendi yanlarına koymazlar,
Onlar seni bile-bile duymazlar
Çağırmak neyine, ıslık neyine?
Yanlışı düzeltmek şana şan katar
Eksiği tamam et, değeri artar
Keli kapatacak şapka ol yeter,
Kalpaklık neyine, feslik neyine
İsterse arkandan kuyunu kazsın,
İster aleyhine fermanlar yazsın,
Nasılsa onlara benzeyemezsin,
Çirkeflik neyine, pislik neyine?
Davan için saçsan ter ile kanı,
İtilip kakılmaktır bu işin sonu.
Adam yerine de koymazlar seni,
Hassaslık neyine, hislik neyine?
Çok kutlu bir yoldur, bu gittiğin yol,
Hem zahmeti boldur, hem rahmeti bol.
Var, git; ordulara yeten kuyu ol,
Çeşmelik neyine, musluk neyine?
KORKUT der; hayatın böyle geçerse,
Ömrün şirksiz, ruhun temiz göçerse,
Bir de HALIK kulum diye seçerse,
Çürümek neyine, paslık neyine?
Hasan KORKUT
Aksaray, 8 Haziran 2007
