Top-tüfeği bir kenara bıraktım,
Yaza-yaza geldim ben bu günlere…
Kendi hayatımı tırnaklarımla;
Kaza-kaza geldim ben bu günlere…
Ne kemik yaladım, ne de büküldüm,
Ne bir yere geldim, ne de döküldüm,
Çınar idim, çınar; birden söküldüm,
Beze-beze geldim ben bu günlere…
Nicedir kurşunlar önünde sektim,
Onlar ölüm saçtı, ben hayat ektim,
Azrail’e çok kez gülerek baktım,
Süze-süze geldim ben bu günlere…
Mukaddesatıma küfür bastılar,
Ödül alıp, davaya kan kustular,
Bir üfrükle tufan olup, estiler,
Kıza-kıza geldim ben bu günlere…
Bülbül sandım kargaları, kuşları,
Leş yediler, öyle bildim eşleri.
Milletimi mahveden şu işleri,
Seze-seze geldim ben bu günlere…
Ta boğaza kadar kederle doldum,
Kızınca dünyanın dibini deldim,
Yaptıkları iğrenç planı buldum,
Çöze-çöze geldim ben bu günlere…
Düşmana meşale yakmasın diye,
Hainlere rütbe takmasın diye,
Dudağımdan küfür çıkmasın diye,
Büze-büze geldim ben bu günlere…
Bir fırtına tuttu, deryaya attı,
Feleğin çemberi boynuma yetti,
Tutunacak sal da çürüktü, battı,
Yüze-yüze geldim ben bu günlere…
Aç uyurken, yatar ise tokları,
Böyle ödenir mi, acın hakları?
Diyar-diyar dolaştım uzakları,
Geze-geze geldim ben bugünlere…
Onlar için kör etmişim gözleri,
Hala mı var, bana bakan yüzleri,
Alnımdaki asırlık şu izleri,
Çize-çize geldim ben bu günlere…
Bazen hayal ettim kendi kabrimi,
Çok denedim, çok denedim sabrımı,
Başka şeye güç yetmedi, kibrimi,
Eze-eze geldim ben bu günlere…
KORKUT der ki; minnet etmem haine,
Şükrüm vardır hem bu güne, hem düne.
HAKK’ın kelamını inci yerine
Dize-dize geldim ben bu günlere…
Hasan KORKUT
Aksaray, 31.05.2008
