Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Siyasetle uğraşan her siyasetçinin ve siyaset üzerine fikir üreten her bilim adamının ?siyaset´ tanımı farklılık arz edebilir. Bende ?Siyaset Kavramını deneyimlerim ve tecrübelerim sonucu tek cümleyle ?Siyaset Doğru işi, Doğru Kişilerle, Doğru Zamanda Yapma Sanatıdır şeklinde tanımlıyorum.

Evet, bu kısa ve özet siyaset tanımımızdan sonra, siyaset üzerine birkaç kısa notu dile getirmekte yarar görüyorum. Bildiğiniz gibi, siyasette ?iyi´ demek, ?başarılı´ demektir; ?başarılı´ demek, ?faydalı´ demektir; ?faydalı´ ise, toplumun potansiyel seviyesini teslim aldığı noktadan daha yukarıya çıkarmak demektir.

Siyasetçi, bir ?ahlâk filozofu? veya bir ?ahlâk vaizi? değildir; O´nun bütün vazifesi ülkesi ve toplumu için faydalı olanı bulmaya ve yapmaya çalışmak olan bir hizmetkâr olmasıdır.

Siyaseti mutlak anlamda bir çıkar ve bir rant uğraşı olarak görmek doğru değildir. Ne olursa olsun siyasetin ahlakla zorunlu bir ilişkisi olmalıdır.

Ahlaktan yoksun her siyaset tarzı öyle ya da böyle bir yozlaşmayı ve kirliliği üretir. Siyasi yozlaşmayı önlemenin ilacı siyasetimizi ahlakla içli dışlı hale getirmektir. Yani siyasetin faaliyet alanında bir kural olarak ahlaki normların olması sizi yanlışa sevk etmekten alıkoyar. Bir siyasetçi tıpkı bir askeri komutan gibi olmalıdır. Dost veya düşman hattında nereye kadar gidebileceğini ve nerede durmak gerektiğini bilmek zorundadır.

Bunu bilemeyen siyasetçiler, bütün bir toplum tarafından yıllarca dişleriyle ve tırnaklarıyla elde ettikleri kazanımları, özgürlükleri birkaç günde kaybettirebilir.

Dolaysıyla milletine hizmetkâr olmaya aday olmayan her siyasetçi ve siyaset anlayışı öyle veya böyle millete kaybettirmeye adaydır.

Düzgün ve sorumluluk bilincine sahip bir siyasetçi, daima ?kahramanlık ´tan ?boşboğazlık ´tan kaçınmalıdır. Zira siyasetçinin yersiz kahramanlık ve boşboğazlığının faturası neticede bütün bir toplum yani millet tarafından ödenmektedir.

Bize göre her siyasetçi şunu bilmelidir ki, bir ülkede iktidara gelmek ve muktedir olmak için, bunun yolu ?Halk´tan yani ?Millet´ten,  geçer.

Bunlar içinde en makbul ve meşru olanı elbette milletin yoludur. Milletin yolu da ancak ve ancak tam olarak ?demokratik´ ülkelerde işlemektedir.

Bugün bizim ülkemizde son 15 yıla baktığımızda; Siyasetçinin, siyaset yoluna baktığımızda; her adımında milleti görürüz, halka hizmeti görürüz. Kalıcı ve güçlü bir siyaset için, milletin yolu siyasetçiler için en doğru ve makul yoldur. Bu yoldan şaşan tüm siyasetçiler yolunu er ya da geç kaybetmektedir.

 

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

Aksaray Haberci ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!