Adaylar açıklandı, çanak çömlek patladı
Çocukken oynadığımız oyunlarda, karşı tarafı şaşkına uğrattığımızda bu cümleyi koro halinde söyler ve zevk alırdık
Kimsenin beklemediği isimler (!) sıralamaya girse de, ben bu isimleri 3,5 ay önce köşemde yazmıştım, merak edenler baksınlar.
Mesele benim haklı çıkmam değil, mesele doğrunun bir olma meselesidir
Hüseyin Hüyük haricinde, İlknur hanım ve Nevzat beyin aday olacağını sebepleriyle yazdım ve adeta sosyal medyada ve fısıltı gazetelerinde linçe uğradım
İlk defa söylüyorum! Alenen tehdit ettiler, ekmeğinden olursun dediler, destekleyecek adam mı kalmadı, senin yüzünden gündeme geliyorlar, ikisi de iki dönemdir görev başındaydı, ne yaptı da şimdi ne yapacak? Gibi sözlerle rencide ettiler Bana soruyorlar neden böyle yapıyorsun diye? *(Cevabını En son Cümlede veriyorum)
Mevlana Hazretlerinin dediği gibi ; Her lafa verecek bir cevabım var, önce lafa bakarım laf mı diye, sonra söyleyene bakarım adam mı diye
Ancak şunu söylemeden ASLA geçemeyeceğim!
Adayların isimleri açıklandığı andan itibaren her iki adayı da aradım tebrik etmek için, aradan neredeyse 24 saat geçti (köşeyi yazdığım an itibariyle saat 16.00) inanın daha görüşemedim, çünkü telefonları meşgul !
Adama sormazlar mı?
Ey bu telefonları meşgul edenler, hayırlı olsun nezaketiyle (sözüm meclis dışı) takla atanlar! Aday adaylık sürecinde neredeydiniz?
Dünyadaki en büyük başarı; İnsanın korkularını yenmesiymiş
Korkularımız bize eza vermemeli, aksine cesaret vermeli, bu da Allaha teslimiyetten geçer. Allaha teslim olan biri Dünya ve Ahiret namına endişe duymaz
Siz dürüst ve cesur olursanız, Hak ve Adalet bir gün gelip sizi bulur
Şimdi deniyor ki;
Ak Parti bu adaylarla 3ü çıkartamaz!
Karalama ve küçük düşürücü basit sloganlarla insanlar sadece kendini kandırır! Zira, bu halk ne zaman adayın şahsına oy verdi? Bu oyları vatandaş sadece Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan için veriyor, daha anlamadınız mı?
Dostlukta edebiliriz, düşmanlıkta!
Yeter ki seviyeli yapalım, zira 7 Hazirandan sonra da yüz yüze bakacağız
Adaletin Kalesi, Efendimizin (S.A.V) sadık arkadaşı Hz. Ömer efendimiz bir kan davasını karara bağlamak üzere tarafları üçüncü günün sonunda (olayın iki gününü atlıyorum) yeniden toplar, vakit dolmak üzere ama gençten bir haber yoktur.
Medinenin ileri gelenleri Hz Ömere çıkarak gencin gelmeyeceğini, dolayısıyla Amr ibni Asr`a verilecek idamın yerine, maktülün diyetinin verilmesini teklif ederler, fakat gençler razı olmaz ve babamızın kanı yerde kalsın istemiyoruz, derler.
Hz Ömer kendinden beklenen cevabı verir, derki,
–Bu kefil babam olsa fark etmez, cezayı infaz ederim.
Hz Amr ibni Asr ise tam bir teslimiyet içerisinde derki,
–Biz de sözümüzün arkasındayız.
Bu arada kalabalıkta bir dalgalanma olur ve insanların arasından genç görünür.
Hz Ömer gence dönerek derki,
-Evladım gelmeme gibi önemli bir fırsatın vardı neden geldin.
Genç vakurla başını kaldırır ve:
-Ahde vefasızlık etti demeyesiniz diye geldim, der.
Hz Ömer başını bu defa çevirir ve Amr ibni Asr`a derki,
-Ey amr sen bu delikanlıyı tanımıyorsun nasıl oldu da onun yerine kefil oldun?
Amr ibni Asr :
-Bu kadar insanın içerisinden beni seçti, insanlık öldü dedirtmemek için kabul ettim der.
Sıra gençlere gelir derler ki,
-Biz bu davadan vazgeçiyoruz, bu sözün üzerine Hz Ömer :
-Ne oldu biraz evvel babamızın kanı yerde kalmasın diyordunuz ne oldu da vazgeçiyorsunuz?
Gençlerin cevabı dehşetlidir :
– Merhametsiz insan kalmadı demeyesiniz diye
*Bizimde bir farkımız olsun diye

Peki adaylar açıklanmadan birkaçgungün oönce. Hayırlı. Olsun dediğin vali neolacakya