Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

               Ernest Hemingway’in Çanlar Kimin İçin Çalıyor isimli romanından aynı adla uyarlanan bir film vardır. Filmin bir sahnesinde şöyle bir diyalog geçer. İspanya’da Franko diktatörlüğüne karşı savaşan milisler bir kampta sohbet etmektedir, aralarında, Amerika’dan milislerin yanında çarpışmak için gelen idealist bir kişi vardır.(Gary Cooper). Taşralı milislerden biri kahramanımıza ne iş yaptığını sorar ? Kahramanımızda Amerikada, Üniversitede İspanyol Dili ve Edebiyatı Profesörü olduğunu söyler; bunun üzerine soruyu soran milis şöyle der: “Yahu, hiç sakalsız profesör olur mu? Sen sahte proferörsün!” (  false professor) der. Filmi izlediğim zaman bu diyaloğa epey gülmüştüm. Demek ki bazı toplumlarda profesör imajıyla bütünleşmiş bazı kisveler var. Tabi bu işin şaka tarafı.

Toplulumuz, Öğretmenlerimize, İmamlarımıza ve Üniversite Öğretim üyelerine derin bir saygı duyar ve genellikle ayrım yapmadan “Hoca” diye hitabeder. Bu saygı, bence toplum tarafından bizlere açılmış sınırsız bir kredi değil, ancak ilmi çalışma ve iyi öğrenciler yetiştirmekle elde edilip sürdürülebilecek bir itibardır. Bir öğretmen çocuğu olarak bu saygıyı çocukken farklı şehirlerde de gözlemlemişimdir. Galiba rahmetli Mahir Südemen Hoca’nın kitabında geçiyordu geçmiş yıllarda Aksaray’da bir yönetici yaz akşamlarında çay bahçesine veya şehir klübüne uğradığında önce öğretmenlerin oturduğu masaya gider onlarla sohbet edermiş. Geçmişte öğretmene verilen değeri göstermesi   bakımından ilginç bir hatıra değil mi?

Öğrenciyken Ankara İzmir Cadde’sinde bulunan  Aksaray’lılar derneğinde, Aksaray’ın geçmişteki meşhur, karizmatik öğretmenlerinden olup, sonradan Ankara’ya yerleşen, Nail Akbulut’la tanışmıştım. Çok ileri yaşına rağmen geçmişte öğrencisi olmuş akraba büyüklerimin şimdi neler yaptığını tek tek sormuştu. Şöyle dediğini hatırlıyorum: ”Ben sert bir öğretmen olarak bilinirdim, ama garip, kimsesiz köy çocuklarının, haylazlık yapmayıp okumaları için gayret ettim” .

 

Bugünlerde kitaba, okumaya ilgi azaldığı gibi; ilme ve öğretmenlerimize bakış da geçmişteki gibi değil. Zamanla toplumun değer yargıları ne yönde değişirse değişsin, kütüphanelerimize gidenlerin sayısı gittikçe azalsa da, kitapçılarımızın sayısı artmasa da, ilmin ve idealizmin peşinden gitmeye devam edelim. Bu vesileyle, bütün okurlarımızın yaklaşan Ramazan Bayramını kutlar sağlık ve huzur dilerim.  

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Akşam Kapanışı 22 Ekim 2026 akşam Haber Bülteni
Giriş Yap

Aksaray Haberci ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!