Aksaray ,yakın bir zamana kadar yeşil Aksaray olarak tanınır idi,. Kavak ağaçlarının çokluğundan yemyeşildi.
Yakın zamana kadar,O kadar yeşilmiş ki, Bayram Baba Tepesinden bakıldığında, ağaçlardan evlerin çatıları görünmezmiş.
Daha yakın zamana kadar, 1985 yılına kadar, Şeyh Hamit Mahallesinin ve Şifahane Mahallelerinin bulunduğu bölgede,
Deli Orman diye bir yer vardı, bitki örtüsü o kadar yoğundu ki, ağaçlardan ve çalılardan içine girilemezdi.
(1920 yılında İl olan Aksaray, 1933 yılında çıkartılan bir kanunla Niğde İline İlçe olarak bağlanmıştır. Aksaray Toprak,
Nüfus ve Ticaret hacmi olarak Niğde ilinden daha büyük olduğu için ,İlçeliği bir türlü kabullenememiştir.
Aksaray 15.06.1989 gün ve 3578 Sayılı Kanunla 56 yıl sonra, zamanın Başbakanı Turgut ÖZAL tarafından tekrar Vilayet yapıldı.Vilayetlik için çalışan zamanki Milletvekilleri, Sayın Mahmut Öztürk ,Rahmetli Raşit Daldal ve Rahmetli Turgut Özal’ın yakın çalışma arkadaşı , Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ,Rahmetli Mehmet Altınsoy’unda çok büyük katkıları olmuştur. Hepsinden Allah Razı Olsun. Vefat edenlerin Mekanları cennet olsun.)
1989 yılında Vilayet olan Aksaray’da imar çalışmaları başladı ve Aksaray’da çok hızlı bir şehirleşme yaşandı. Aksaray Kavaklıkları ile ünlüydü. Her evin avlusu olur, her evin önünden küçük ırmaklar akardı, her evde sebze ve meyve yetiştirilirdi.
Vilayet olunca, daha fazla para ,daha fazla rant için avlu duvarı ile evlerimizi, kavaklık ve yeşil alanlarımızı kat karşılığı olarak apartmanlara verdik. Şimdi Aksaray’ımız Apartmanların yarıştığı bir şehir haline geldi. Ağaçları da kestik.
Yeşil yok edilince mevsimlerimiz de değişti, Baharlarımız ve yazımız birbirine karıştı, Yağmurlar yağmaz oldu.
Aksaray’ın küçük de olsa bir sanayisi vardır, fakat asıl üretim ve istihdam tarım ve hayvancılıktandır.
Şimdiye kadar yapılan vahşi sulama nedeniyle su kaynakları da tükendi gibi. Yağışta olmayınca kuraklıkla baş başa kaldığımız Aksaray’ımızda yeni arayışlar başlamıştır. Tarım Platformu Su dosyası hazırlayarak devlet yetkililerine iletmiştir. Sulama konusunda çareler aranmaktadır.(Yağmur yağsın diye yağmur duasına çıkıyoruz.)
Hepimizin yakından bildiği Ankara İline Son 15-20 yılda dikilen ağaçlarla, Ankara’nın iklimi değişmiştir. Kişi başına 2 metre olan yeşil alan ,şimdi 19 metreye çıktı.Tv.lerden hava durumunu dinliyoruz Ankara ve çevresi yağmurlu diye. Ankara’ya yağmur yağıyor. Aksaray’a yağmıyor. Sebepleri belli. Yeşile sahip çıkacağız, ağaç dikeceğiz.
Aksaray Ticaret Borsası Başkanı Sayın Hamit Özkök ”Aksaray’da 20.000 Fidan Toprakla Buluşuyor” kampanyası ile Vilayet, Belediye, Üniversite, Emniyet Müdürlüğü, Polis Okulu, Garnizon Komutanlığı ve Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de destekleriyle ağaçlandırma çalışmalarını başlattı. Sayın Hamit Özkök ve buna destek veren tüm kurumlardan ve şahıslardan Allah Razı Olsun.
Aksaray’da bulunan kamu ve özel kurumlarının buna benzer ağaç dikme kampanyalarına verecekleri destekler ile şehrimiz ağaçlandırma konusunda çok önemli mesafeler kat edecektir.
Şimdi Adana Valisi olan Sayın Hüseyin Avni Coş’ un Aksaray Valiliği döneminde, Aksaray Devlet Hastanesi karşısındaki Valilik Konutunun çevresi ağaçlandırılmıştı zaman dikilen Sedir ağaçları, şimdi bir insan boyunu aşmıştır.
Ortaköy İlçemizden de bir örnekle, zamanın Balcı Kasabası Belediye Başkanı Sayın Yunus Yıldız’ın gayretli çalışmaları neticesinde, Balcı göletinin çevresinde yüzlerce hektar orman olmuştur.
Aksaray’da yapılacak ağaçlandırma çalışmalarının neticesini belki ben yaştakiler göremeyebilir ama çocuklarımız, torunlarımız görecektir ki Aksaray, yine Yeşil Aksaray olacaktır. Olmalıdır.
Peygamber Efendimiz, “Kıyamet kopmaya başladığında birinizin elinde bir ağaç fidanı bulunsa, kıyamet kopmadan onu dikmeye gücü yeterse hemen diksin ”demiyor mu?
Hem ağaç dikeceğiz hem sevap alacağız, öldükten sonra bile amel defterimiz açık kalıp ,amel defterimize sevaplar yazılmaya devam edecek. Bundan daha karlı bir alışveriş nerede vardır.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’te;
”Yeşil görmeyen gözler, renk zevkinden yoksundur. Burasını öyle bir ağaçlandırın ki, kör bir insan dahi yeşillikler arasında olduğunu anlasın. ‘diyerek yeşile olan ihtiyacı belirtmiştir.
Çocuklarımıza çöl gibi bir Aksaray mı bırakmalıyız, yoksa zümrüt yeşili ağaçlar ile her çeşit kuşların cıvıl cıvıl öttüğü, pınarların çağladığı, işte memleket böyle olur dendiği Yeşil bir Aksaray’mı bırakmalıyız, seçim bizlerin elindedir.
Her doğan çocuk için, her evlenen bir çift için bir fidan dikemez miyiz?
Bir Kızılderili atasözü şöyle diyor;
Ancak son ağaç kesildikten, en son nehir zehirlendikten ve en son balık avlandıktan sonra anlayacaksınız ki, İnsan Parayı Yiyemez.
Aksaray için, tek fidan diken herkesten Allah Razı Olsun. Daha yeşil ve daha temiz bir Aksaray dileği ile.
