Televizyonda haberleri dinlerken ET ZAMMI konusunda verilen haber beni 40 yıl öncesine götürdü.
1970li yıllarda gazete çıkarıyordum.
Muhabir etin zamlandığına dair bir haber getirmişti.
Haberin başlığı ne olsun diye bana sordular.
Bende “Et başımıza dert oldu” dedim ve habere başlık oldu.
Yıllar sonra 1980 ve 1990 yıllarında da hep ET ZAMMINI haber yaptık.
Eskiden her ramazan ayı öncesinde et zamlanırdı. Şimdi etin ne zaman zamlanacağı kestirmek mümkün değil.
Et şimdi kişkilliye döndü, akıl sır ermiyor.
Kırk yıldır çare bulunamayan ET İŞİNE çare bulmak bence zor değil.
Her yıl artan nüfus kadar hayvan varlığımızı artırsaydık bugünkü VURGUN DÜZENİ başımıza gelmezdi.
Aylardan beri GIDIM GIDIM et fiyatları zamlanır iken, birden vurgun düzeninin başlayacağını göremeyen yetkilileri kınıyorum.
Avrupa´da et Türkiye´deki fiyatın ÜÇTE BİR FİYATINA…
Biz Türkiye´de 600-700 lira arasında kurbanlık koyun alıyoruz, diğer ülkelerde kesilmesi için bağış yaparsanız 400 veya 500 lira.
Üretici zengin olmuş değil, koyun ve sığır sahipleri karnını zor doyuruyor.
ET DENİLEN DERT DE bir gizli el, Türkiye ile istediği gibi oynuyor.
VURGUNUN SAHİPLERİ KİM?
EKSİĞİMİZ ŞÜKÜR VE SECDE
Arkadaşlarla eski günleri konuşur iken, bazan da “Allah o günleri bir daha göstermesin” diye dua ediyoruz.
Aksaray´da her cadde ve sokakta mutlaka bir kaç tane tekel bayii vardı.
İçki ve sigara satılan iş yerleri aynı zamanda tektekçi meyhanesi gibi çalışırdı.
Çarşıda ve Aksaray´ın çevresindeki tesislerde içkili lokantalar vardı.
Yaşı 30 olanlar hiç hatırlamaz. 40 yaşında olanlar da 1980li yıllarda ilkokul çocuğu oldukları için Aksaray´daki gece hayatını bilmezler.
Eski Sanayi Caddesinde pavyonlar ve gazinolar vardı.
Gece geç vakit ya bir nara yada bir kavga mahalleyi ayağa kaldırır, herkes gürültü edenlerin sarhoş olduklarını bilirdi.
İçki içenleri toplum hoş görür, gençlerin alkol almasını anne ve baba da anlayışla karşılardı.
Kimse gençlerin karşısına çıkıp; “Bu halin ne oğlum, Allah´ın haram kıldığı yoldasın” demezlerdi.
“Zamanında bizde yaptık, ilerde düzelir” diye kendi kendilerini teselli ederlerdi.
Şimdi gençlerin elinde ya bilgisayar yada akıllı telefon var.
Bizlerde durmuş onları ayıplıyoruz.
Çok şükür yıllar var ki ne caddede sızıp kalmış sarhoş gördüm nede gecenin kör karanlığında nara atan zavallı bir sarhoş.
Türkiye çok mesafe aldı.
Tek eksiğimiz ŞÜKÜR VE SECDE…
