Bu yazımdan kimsenin menün kalacağını sanmıyorum.
Belediye başkanımız Haluk Şahin Yazgının veya Emniyet Müdürümüz Mehmet Aslanın mı görevi onu da bilmiyorum.
Şayet bu iki makam Bizim görevimiz değil derler ise bende eskilerin tabiri ile sayın Valimiz Şeref Ataklının Ya sakalı, yada bıyığı diyerek çare arayacağım.
Olay çok basit.
Mesele insanların vicdansızlığı.
Diğer caddeleri gönlümce gezme şansım olmadığı için 40 metrelik yolda günlük dost, ahbap ziyareti veya alışveriş yapıyorum.
Asfaltta yürüme şansım yok.
Bütün araçlar dabakhaneye b.. yetiştirmeye çalıştıkları için hızları olması gerekenin iki katı.
Kulağıma bir ses geliyor.
Kör değilsin ya çık kaldırıma diyorsunuz.
Valla kaldırımda araçlar var, çıksam da yürüyemiyorum.
Gelin gözlerinizle kendiniz görün.
Her yaya yolunun başında ve sonunda özürlüler için iniş çıkış rampası var.
Bütün vicdansızlar araçlarını oraya park etmişler.
Bazı yerlerde kaldırım çok yüksek olduğu için inip çıkar iken ben bile zorlanıyorum.
Varın, hakiki özürlünün veya yaşlının halini siz düşünün.
Görme özürlüyüm, ilave olarak ayağımda meydana gelen sıkıntıdan sonra sizin anlıyacağınız üstüne üstlük topalım.
5 ay sonra sıkıntım geçti derken, vicdansızların işgal ettiği kaldırımdan iner iken ayağım tekrar döndü.
Sebep olan hiç kimseye HAKKIMI HELAL ETMİYORUM.
Bu yazım Valiye, Belediye Başkanına ve Emniyet Müdürüne KAHIR mektubudur.
Yine sonuç alamaz isem tüm sorumluları Allaha havale edeceğim.
PARASIZ SADAKA VERİN
Türkiyede olduğu gibi Aksarayda da çok şükür aç yok, açıkta kimse yok.
Eksik olan çok önemli bir şey var.
Müslümanın SELAM ALIP, SELAM VERMESİ.
Evden çıkıp 40 metrelik yola kadar en az 15-20 kişi ile karşılaşıyorum.
60 yaş altı insanlar selamda almıyor, selamda vermiyor.
Zannedersiniz ki bütün Aksaraylı bir biri ile küs.
İşyerinin önünde duran esnafta Aleyküm selam demeye sanki korkuyor.
Bazan şaka yapıyorum Korkma gardaşım para istemiyorum, selamıma karşılık istiyorum diyorum.
Bu iş eğitim meselesi.
Selam almak ve vermek sadakadır.
Hadi masrafsız SADAKAYA.
