Çocukluğumuzun Bayramlarını hatırlarken hala çikolata şöyle dursun kağıtlı şekerin özlemini çekerdik.
Bayramın ilk günü başlardık kapı kapı dolaşmaya.
Evlerde özel misafirlere ikram edilen kağıtlı şeker yemek ayrıcalıktı.
Sokakta ÇERÇİ (seyyar satıcı) akide şekeri, çizgili şeker, kırık leblebi ve harnup (keçiboynuzu) satardı.
Patra yoktu, eski yün çorap veya herhangi bir yün parçası götürüp karşılığında ne ediyor ise Çerçi emmi onu takdir edip verirdi.
Yokluktan mı, cimrilikten mi, yoksa görgüsüzlükten midir nedir?
Halkın büyük bölümü bayramlarda Akide şekeri veya kırık leblebi dağıtırdı.
Topladıklarımızı ceplerimize doldururduk.
1950 ve 60larda naylon poşet yoktu.
Bir türlü sorma şansım olmadı ama yıllardır merak ettiğim bir konu var Bayramda hiçbir yakınımızın para vermediğidir.
Sadece Kaymakam çikolata ile birde ortası delikli sarı renkli YÜZPARA verirdi.
Kapıdaki bekçi ?Sen daha önce geldin? diye uyarır ve azarlayıp kovarlardı.
Sanıyorum, çikolata ve Yüzparanın hatırına idi kaymakamı bütün çocuklar çok severdik.
İSRAFA ÇÖZÜM BULMAK LAZIM
Toplu iftar yemeklerine de bir çözüm bulmak lazım.
Şahsen ben hiçbir mahallelerdeki toplu iftara katılmadım ama; anlatılanları dinlerken inanın içim CIZ ETTİ.
Oruç tutan veya tutmayanla, yaşlı veya çocuk aynı sofrada iftar sofrasına oturuyor.
Her iftardan sonra kamyonlarca ekmek ve yiyecek çöpe gidiyor.
Kalabalık iftarlarda israf varda sanki 100 veya 300 kişilik iftar yemeklerinde durum farklı mı?
Yenilen kadarı çöpe gidiyor.
İslam coğrafyasında bir tarafta ekmek bile bulamayan aç insanlar, diğer tarafta çılgın bir israf.
Sadece Aksaray´da gördüğümüz bu.
Türkiye´nin her ilindeki iftar sofraları bir Türkiye nüfusunu daha doyuracak ölçüde.
Devlet mi, yoksa Müslümanlar mı bilemiyorum ama birileri bu israfa çözüm bulmalıdır.
Bir tarafta İslam´ın yardımlaşma ve paylaşma ilkesinden hareketle Müslümanlar iftar tertip ediyor, diğer tarafta ise ?Yiyin, için israf etmeyin? diyen ilahi emre riayet etmiyorlar.
MUTLULUĞU SENDE PAYLAŞ
Yarın Mübarek Arefe günü.
Çocuğuna ayakkabı ve kıyafet alamayan akrabanı ve komşunu düşün.
Alacağın bir hediye ile bir çocuk sevindirmek müthiş bir olay.
Hadi, çocukların sevincini sende paylaş.
