Kaban ve Mont Hayalimizdi

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

Sabah evin penceresinden caddeyi seyrediyorum. Sırtında okul çantası, sırtında kabanı ve başında da kapşonu olan ilkokula giden çocukları seyreder iken 65 yıl öncesine dalıp gidiyorum.

60-65 yıl önce Cumhuriyet İlkokuluna giden öğrencilerden ayağında çizmesi, sırtında kabanı olan öğrenci adedi belli idi.

Her sınıfta 50 öğrenci vardı ama sadece zenginlerin ve memurların çocuklarının sırtında kabanı ve ayağında potin veya bot vardı.

Okul önlüğümüzün üzerinde annemizin ördüğü yün kazağı bir nevi kaban yerine giyerdik.

Ayağımızdaki naylon ayakkabının buz kesen acımasızlığını YÜN ÇORAPLA ısıtmaya çalışır idik.

Okul dergisinde resim değil, çizimle anlatılmaya çalışılan öğrencilerin kış ve kayak resimlerini seyrederken başımıza püsküllü bir bere, boynumuzda da rengarenk bir atkının hayalini yaşardık. Karda yürür iken kitaplarımız koltuğumuzda, ellerimiz koynumuzda sanki ip üstünde yürüyen cambaz gibi özen gösterirdik.

Tek şansımız sabah karnımızın tıka basa doyması idi.

Annemiz her sabah mayalı veya topak denilen yufka ekmekten dürümle karnımızı doyurur, sofrada kış günü insanı ısıtan pekmez eksik olmazdı.

Çok şükür seyrettiğim minik çocuklardan sırtı açık yok ama karnının tok olup olmadığını bilemiyorum.

 

BİR TARİHİ DAHA GÖMDÜK

Bir zamanlar yazının yüzü idi.

Eski Sanayi Caddesindeki ESKİ OTOGAR bir gün içerisinde sanki hiç yokmuş gibi oldu ve cıvıl cıvıl olan yer moloz yığınına döndü.

Şuanda evimizin olduğu yere Sanayi Çarşısı yapıldığı zaman esnaf; “yazının yüzüne gidilir mi?” diyerek epey direnmişti.

Yer mezarlıktı ve kamyonlarla kafa, kol ve bacak kemikleri Ervah Mezarlığına taşınıp, topluca gömülmüştü.

Önce Silolar, arkasından Sanayi Çarşısı ve nihayet şehrin dışına çıkarmak için Modern Otogar yapılmıştı.

Hepimiz itiraz ettik…

“YAZININ YÜZÜNE GİDİLİR Mİ?” diye.

40-50 yıl içerisinde neler oldu neler?

Hani derler ya “Eski çamlar bardak oldu”.

35 sene evvel 40 metrelik yol konuşuluyordu, “Abov yazının yüzü” denilmişti.

“Bu kadar geniş caddeye uçak mı inecek” denilmişti. Şimdi uçak şöyle dursun bisiklette sığmıyor.

Otogar yeni, otobüsler yeni idi.

Tek sıkıntı otogarın uzak oluşu idi.

K. Bölcek Mahallesinden elimizde valizle otogara gelmek başlı başına zulümdü.

İşte anlattığım otogarın yerinde şimdi yeller esiyor ve bolca moloz yığını var.

Ben şahsen eski otogarı anlatan bir resim çektirmedim ama İnşallah Belediye Başkanımız resim çektirmiştir.

Bir ömür bitti!

Yenisi hayırlı uğurlu olsun…

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Sabah Bülteni 27 Ekim 2026 sabah Haber Bülteni
Giriş Yap

Aksaray Haberci ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!