Türkiye be zaman tek başına bir iktidara kavuşsa, istikrar ve güven ortamında adeta kanatlanıp uçmuştur.
1950 yılında Demokrat Parti iktidarında 1920 -1950 yılları arasındaki toplam kalkınmayı adeta ikiye katlamıştır.
1960 ihtilalı sonucu dibe vuran ekonomi 1965 de Süleyman Demirel´in Başbakanlığı döneminde çağı yakalamak için adeta uçtu ve Türkiye şantiyeye döndü.
12 Mart 1971 muhtırası ve 1960 ihtilalı tekrar kara günlerin habercisi oldu.
Türkiye İstikrara ve güven ortamını ağız tadı ile on yıl bile yaşayamadan hep müdahalelerle frenlendi hatta uçurumun eşiğine geldi.
1984 yılından sonra Turgut Özel ve ANAVATAN Partisi Türkiye´nin franglarını kırarak doludizgin koşmasını sağladı ama bu defada terör yakamıza yapıştı.
28 şubat müdahalesi ve 27 Nisan bildirisi her defasında virüs gibi ekonomiyi kemirdi.
2002 den sonra AK PARTİ ve Recep Tayyip Erdoğan Türkiye´yi şaha kaldırdı ve millet seksen yıldır bilmediği ve görmediği huzur, kalkınma ve refahı yakaladı.
Şimdi yine 17 ? 25 Aralık yargı darbesinin ve 15 Temmuz kalkışmasının izlerini silmeye çalış sakta yeni bir umut yeni bir güven ortamına ihtiyaç vardır.
TÜRKİYE UÇAR
16 Nisan Türkiye için dönüm noktasıdır.
Nasıl kı sürekli puan kaybeden bir futbol takımı bir antrenör değişikliği ile çıkışa geçer ise 16 Nisan Halk oylaması ile Türkiye inşallah bil hassa ekonomik açıdan kanatlanıp uçacaktır
Tecrübeme güvenerek iddia ediyorum ki, 16 Nisan halk oylamasındaki SİSTEM DEĞİŞİKLİĞİ şayet CHP HDP Kandil ve PKK nin yanında FETO ve Avrupa´yı da Hayır cephesinde birleştirmiş ise TÜRK MİLLETİNİN BEKASI İÇİN ?Evet!…? demekte fayda görüyorum inşallah Türkiye´nin şaha kalkışını hep beraber göreceğiz
ÖVÜNMEK ŞİMDİ HAKKIM
Rahmetli ebem? Evladın Başarıl ise Gür oyna çık oyna, Evlat sırtına yük ise Yan ağla dön ağla? derdi.
Hele birde evlat Allah, Vatan,Bayrak ve Millet yolunda inançlı ve ahlaklı ise birde işinde başarılı olursa değmeyin Annenin ve Babanın keyfine
Hamdi senalar olsun evlatlarım ne inançta nede işlerinde hiçbir zaman bana sıkıntı olmadılar.
Oğlum Mustafa Kayıhan Erbaş girdiği sınavda başarılı olmuş DOÇENT olmayı hak etmiştir.
Bize bu günleri gösteren Allaha Hamd ediyor, Sülalemin ilk Doçenti Ünvanını elde eden oğluma Tebriklerimi ve Teşekkürlerimi sunuyorum.

Geçmiş hükümetlerin 50 yılda yaptıkları yatırımlar(KİT) akp iktidarı tarafından haraç mezat satıldı.Bu sayede hem bütçeye önemli miktarda paralar girdi,hem de devlet sübvanselerden kurtuldu
ğu için bütçe rahatlaması oldu.Böyle bir bütçe ile de fabrikalar,barajlar,elektrik santralleri yerine yollar ve bir kaç tane de hava alanı yapıldı ama bir sürü hava alanından yolcu olmadığı için uçak bile kalkmıyor.Bu arada en büyük yatırımı köprüler,metrolar ,alt ve üst geçitler ile İstanbul aldı.yani akp´nin kaymağını İstanbul yerken bir çok ile ise çivi bile çakılmadı.Bunların yanında Türkiye demokrasi ve insan haklarından çok şeyler kaybetti akp iktidarında.akp iktidarında siz hiç hak aramak,seslerini duyurmak için sokağa çıkanları gördünüz mü? çıkan olduğunda terörist ilan edilmiyorlarmı? İşçi ücretlerine cüzi artışlar yapılmasına rağmen işçi sendikalarının iş yavaşlatma,greve gitme gibi bir uygulama yapamamalarının nedenini biliyormusunuz?Öyle bir çalışma yapılsa tazyikli su,biber gazı,polis copu ve terörist damgası ile karşılaşacaklarını biliyormusunuz.?Avrupadan ve AB´den neden uzaklaştığımızı biliyormusunuz?.
Önce el vicdan Ali Bilir bey. Türkiyede ki yollar kazaları azalttı, ve dolayısıylada her yıl meydana gelen kazalardaki can kaybını nüfus artışına ve bu arada motorlu araç sayısının 2 ye katlanmasına rağmen can kaybını neredeyse yarı yarıya azalttılmasını vesile olundu, yakıt tüketimininde yine araçların rahat ve kesintisiz seyretmeliryele azaltılmasıyla hem milli ekonomiye katkı sağlandı,hem çevreye salınan gaz miktarı azaltıldı,uzaklar duble yollarla yakın edilmesiyle istenilen yere daha çabuk ulaşım sağlandı.
Türkiye Hızlı treni olan yer yüzündeki iki elin parmaklarını geçmeyen kalkınmış ülkelerinin arasına girdi.
Yatırımların sadece İstanbul a yapıldığını söylüyorsun. .
Arkadaş senin Türkiyeden hiçmi haberin yok.
Şu anda değil 2002 den bu yana Karadenizden İEgeye,Ak denizden, Marmaraya,Orta Anadoludan Güney doğu ve Doğuya kadar Türkiyenin her yeri akla gelen tüm hizmetlerle nakış, nakış işlendi.
Kaldıkı İstanbula yapılan yatırımları eleştirmek başta ayırımcılık olup,ardından ise haksızlıktır.
İstanbul tek başına dünyanın onlarca ülkesinin nüfusundan fazla olan 15 Milyon luk nüfusu ile neredeyse ülkemizin nüfusunun %20 sine sahip bir yeridir ve buradan ülke ekonomisine yanı bu yatırımlara gelen para ile kıyaslandığında aldığı yönüne bakılırsa ne fazlası aslında buraya haksızlık bile yapılıyor denilebilir.
Gelelim başka yatırımların yapılmadıağına mademki yatırım yapılmıyorda ihracatın 5 misli artmasına sebep olan mallar nerede üretiliyor?
Dünyae ekonomik kırizine,Türkiye atrafından ki ateşe ve bizim ilerlememezi için ellerinden gelenleri yapanlara rağmen
bu ihraccat nasıl 5 misline çıkıyor,gayri safi milli hasıla 2 Küsür milyar dolarlardan 900 milyar dolarlara,kişi başına düşen milli gelir 270 dolardan 11000 dolarla çıkabiliyor, Türkiyenin sağlık ta ulaştıği bir çok kalkınmış ülkenin gıpta ettiği,Obamanın 8 yılda gerçekleştiremediği seviye nasıl gelindi?
Türkiyenin Elektrik santralleri ile kendi kendine yetmesi bu dönemde sağlandı, tüm vilayetler doğal gaza kavuşturuldu. Merkez banka döviz rezervi 5 misli arttırıldı. Gösterilerin yapılmasına izin verilmemesine gelince ayıp denen bir şey var ülke okonomisini falç etmek ve yapılacak yatırımları engellemek için bir kaç ağaç bahane edilerek yapılan eylem ile neredeyse her gün Türkiye genelinde yapılan insanların geçim kaynağı dükkanlarının camlarını ve kamu binaları ile araçlarını yıllarca tahrip edilmesi gösteri değilmi?
AB´nin bir hırıstiyan külübü olması,sürekli bizi oyalaması 54 yıldır bunu sürdürmesi,ikili antlaşmalara sadık kalmaması,ülkemizin birliğine kast eden hain,bölücü ve teröristleri koruması bizi uzaklaştırıldı.
Bu zihniyet bizim çocukluğumuzda ilik boğaz köprüsüne karşı çıkmaydı o günden bu yanada her iyi güzel ve faydalı olana karşı çıkmaktır.