Büyüklerimiz ne güzel söylemiş: “Şu Gök kubbede hoş bir seda bırakmak.”
İnsan dediğin, arkasında mal mülkten önce bir iz, bir hatıra, bir dua bırakmalı. Çünkü geriye dönüp baktığımızda, asıl kalıcı olanın unvanlar değil; gönüllerde bıraktığımız o güzel seda olduğunu görüyoruz.
Ne gariptir ki çoğu zaman kıymeti, insan göçüp gittikten sonra anlıyoruz. Yaşarken söylemeye çekindiğimiz güzel sözleri, ardından uzun uzun dile getiriyoruz. Oysa methiyeler, sahibinin kulağına değdiğinde anlamlıdır. Güzel söz, vaktinde söylenirse kıymetlidir. Çünkü insan, takdir edilince değil; takdir edildiğini hissedince güç bulur.
Bugün size, yıllardır tanıdığım, kendisine “ağabey” demekten onur duyduğum bir güzel insandan bahsetmek istiyorum. Belki o güzel insan bu yazıyı okuyunca mahcup olacak. Belki de “Ne gerek vardı?” diye sitem edecek. Ama bazen susmak, vefasızlıktır diye düşünüyorum.
Benim kalemim bugün bir vefa borcunu için yazacak inşallah.
Aksaray’a ve Aksaraylılara yıllarca hizmet etmiş, Aksaray Belediyesi’nde görev yaptığı dönemde örnek duruşuyla hafızalarda yer etmiş Eski Zabıta Müdürü Sait Kozan…
Onu anlatırken süslü cümlelere ihtiyaç yok aslında. Çünkü bazı insanlar, sade halleriyle en büyük cümledir.
Görev yaptığı yıllarda makamı bir koltuk olarak değil, bir emanet olarak gördü.
Sert olması gereken yerde adaletli, yumuşak olması gereken yerde merhametliydi.
O, gücünü yetkisinden değil; vicdanından aldı.
Çünkü bilirdi ki:
“Adalet, makamla değil; ahlakla taşınır.”
Onu en çok nerede görürsünüz biliyor musunuz?
Öğle namazında , Somuncu Baba Külliyesi’nde.
Arabasına biner evinden çıkar Somuncubaba külliyesine gelir.
Her gün aynı vakitte, aynı tevazu ile.
Gösterişten uzak, kalabalığın içinde ama kalabalığa karışmadan mescidin en arkalarında…
Namaz çıkışında yanına yaklaşanlar olur.
Elini öpmek isteyenler…
Hürmet göstermek isteyenler…
O ise çoğu zaman müsaade etmemeye çalışır.
Çünkü o, sevginin abartısız olanını sever.
Fakat ne yapsın… Sevenleri hürmet etmeye devam eder.
İnsan bazen konuşmadan da saygı uyandırır.
İşte o, o insanlardan biridir.
Bazı insanlar vardır; yüksek sesle konuşmaz ama güçlü bir duruşu vardır.
Bazıları vardır; kalabalıkta fark edilmez ama yokluğu hemen hissedilir.
Sait ağabey benim gözümde tam da böyledir.
Duygusaldır…
Ama duygusunu gösterişe dönüştürmez.
Dürüsttür…
Ama dürüstlüğünü bir üstünlük vesilesi yapmaz.
Hizmet etmiştir…
Ama hizmetini anlatmaz.
Çünkü o bilir ki:
“İyilik sessiz yapılır, gürültüsünü başkaları çıkarır.”
Bu yazıyı kaleme alırken tek bir niyetim var:
İnsanlara değer verirken geç kalmayalım.
Sevdiğimiz, saygı duyduğumuz insanlara bunu yüzlerine karşı söyleyelim.
Vefa, ölümden sonraki tören değil; hayattayken gösterilen kadirdir.
Ben bugün bir dostumu, bir ağabeyimi, bir güzel insanı yazdım.
Belki bana kızacak.
Belki mahcup olacak.
Ama bilsin isterim ki;
Bu güzel Aksaray’ımızda iz bırakan insanlar var.
Ve o iz, asfaltın üstünde değil; gönüllerin içinde.
Allah razı olsun ondan.
Benim tanıdığım mükemmel bir kişiliğe sahip.
Rabbim sağlık, huzur ve hayırlı ömürler versin.
Böyle insanlar az yetişiyor.
Ve biz, kıymetlerini bilmekle mükellefiz.
Çünkü bir gün hepimiz gideceğiz.
Geriye kalacak olan ise şudur:
“İnsan, ardında bıraktığı güzel dualar kadar yaşar.”