Menü Aksaray Haberci |aksaray haber I aksaray haberleri | son dakika aksarayhaberleri |aksarayhaberci |aksaray güncel |agacoren |ortakoy | sarıyahsi |guzelyurt |gulagac |eskil | sultanhani |aksaray 68I68 I Aksarayhaber68
Rasim Gül

Rasim Gül

Tarih: 03.09.2023 05:57

RUHUMUZ, BENLİĞİMİZ VE MEDENİYETİMİZ

Facebook Twitter Linked-in

Ortaçağı sonlandırıp, Yeniçağı açarak 1000 yılda elde ettiğimiz, ancak körelttiğimiz kısmen de kaybettiğimiz Ruhumuza, Benliğimize ve Medeniyetimize, Türklüğe 26 Ağustos 1922’ deki Zaferle geri dönmeye başladık. Ama mutlu sona halen eremedik. Bilimde, medeniyette ve inançta insanlığa hizmet eden, Çağ değiştiren Türk’ün, özüne dönmesi tamamlanamadı.

Çünkü biraz Fars, biraz Arap, biraz Batı, biraz Amerika, Rus, Çin yanlısı yani kokteyl olmakla uğraşmaktan, aydınlık yolu bulmakta zaman kaybına devam ediyoruz. Çağı yakalamada, saygın bir toplum ve devlet olmada zorlanıyoruz.

En az 300-350 yıldır çağa ayak uyduramadık. Bilim ve kültürümüze gerektiği kadar önem veremedik. Önem vermediğimizden dolayı, bilgisizlikten ihaneti önleyemiyoruz, paraya-pula satılmaktan kurtulamıyoruz, inancımız ve iyi niyetimiz kullanılıyor, görmüyoruz. Dolaysıyla umutlar sönüyor, idealist ve dürüst olma kınandığı gebe neredeyse suç sayılıyor. Kimliksizlik, şahsiyetsizlik ve dönek olma itibar sağlıyor. Bilim adamına, ehliyet ve liyakata, önem verilmiyor.

Emperyalizm, komünizm inandırıcılığını kaybettiği 21. Yüzyılın ilk çeyreğinde Türk’ün dirilişini başlatmalıyız ki kaybettiğimiz ruhumuzu, benliğimizi ve medeniyetimizi güçlendirerek medeni milletler camiasında yerimizi alalım. Ve Türk Asrı başlamış olsun. Nutuklarla, dileklerle, fala bakmakla, dirilişi gerçek olarak başlatamayız, sadece lafını etmeye devam ederiz.

Özümüze dönmek için, Fars, Arap, Batı, Amerika, Rus, Çin ve bütün yabancı kültürlerin etkisi altında kalmaktan en kısa zamanda kurtulmalıyız. Kendi kültürümüzü ve özellikle Türkçeyi sevmeli ve gerçekten öğrenmeliyiz. 2023 yılı itibariyle değil ortaokul-lise yi bitirenler, Fakülteleri bitirenle, bürokrasinin üst seviyesinde görev alanlarımız dahi sadece 1.000- 1.500 kelimeyle okuyup yazıyoruz. Halkımızda yaklaşık 800-1.000 kelimeyle konuşuyor.

Türk Devletler Teşkilatı (TDT) veya eski adıyla TÜRK Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi (Türk Konseyi) ni oluşturan Azerbaycan, Kırgızistan, Özbekistan, Türkiye’nin üye; Macaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkmenistan’ın gözlemci statüsünde yer aldığı Türk devletlerinde oluşan topluluğun gerçekten TÜRKÇEYE ciddi önem vermeleri çok önemli olacaktır. Sonunda 8 bağımsız ve 15 yarı bağımsız Türk devletlerinde milli dil olarak Türkçe’nin kabul edilmesi bekleniyor.

Milli varlığımızın temel taşı olan Türkçemizin tahrip edilmekten, kurtarılması her Türk’ün gerçek görevidir. Bu görevi Türk Halkı, Türk Hükümeti ve Türk Devleti samimiyetle ve güçlü bir şekilde desteklemelidir. Tarihte yer alan Türk devletleri, istisnalar hariç, Türkçeyi hep hor görmüştür.  Halen aynısı yapılmaktadır.  

Yahya Kemal, ‘’ Türkçenin çekilmediği yerler vatandır.’’ Evet, vatanın ruhu Türkçedir. Nerede o ruh varsa orası vatandır. Bizi ezelden ebede bir millet halinde koruyan, birbirimiz bağlayan bu Türkçedir.

Ziya Gökalp’te, ‘’ Vatan ne Türkiye’dir Türklere ne Türkistan

 Vatan büyük ve müebbed bir ülkedir. Turan..’’

 HAYROLA, MUVAFFAK OLA, MUZAFFER OLA.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —