İshak Pekgöz

Tarih: 15.01.2026 12:05

Maskelerin Ardında

Facebook Twitter Linked-in

Değerli okurlar,
Çevremize baktığımızda gördüğümüz manzara aslında çok tanıdık: sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar, gündelik haber akışı, hızla tüketilen görüntüler… Dünya adeta bir maskeli baloya dönüşmüş durumda. İnsanlar görünür olmak için farklı kimlikler takınıyor, rol yapmayı gerçek sanıyor ve bu rollerin ardında hakikati unutuyor.
Oysa en büyük hakikat çoktan gözden kayboldu: ölüm. “Her nefis ölümü tadacaktır” (Âl-i İmrân, 185) ayetinde bildirildiği gibi, ölüm kaçınılmazdır. Ama biz, ölümlerin sık yaşandığı dönemlerde bile bu gerçeği derinden hissedemiyoruz. Günlük telaşların ve yapay kimliklerin arasında ölüm bilinci silikleşiyor.
Bugün birey, çoğu zaman maddi kazanç, makam sevgisi, mülkiyet arzusu ve toplumsal statü arayışıyla yönlendiriliyor. Bu arayış, etik ilkeleri geri plana itiyor; çıkar odaklı pratikler ise meşru kabul ediliyor. Hakikati hatırlatan, yaratılış amacına uygun yaşayan kişi ise çoğu zaman aykırı görülüyor, dışlanıyor, yok sayılıyor.
Ortaya çıkan tablo bir kimlik krizinin yansımasıdır. İnsan özüne yabancılaştıkça varoluşunu anlamlandıracak değerlerden uzaklaşıyor; hakikat yerine çıkarlar ön plana çıkıyor. Ve bu, bireyi sürekli bir varoluşsal kaygıyla baş başa bırakıyor.
Unutmayalım: dünya bir maskeli balo olabilir, ama balo sona erdiğinde maskeler düşecek. O an geldiğinde herkes kendi yüzüyle Rabbine hesap verecek. Kendi yüzünüze yabancı kalmayın; çünkü hakikat maskesizdir. Sağlıcakla kalın.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —