Halk arasında konuşulan ama değerlendirilmeyen ancak yüksek sesle dillendirmekten çekinilen bazı önemli konuları, yöneticilerimizin çözüm bulmaları amacıyla defalarca yazmamız gerektiği inancındayım. Belki yazdıklarımız okunmaz veya önem verilmez. Biz görevimizi yazarak yapmaya devam edeceği. Bir değerlendiren çıkar umudundayız.
Rahatına çok düşkün halkımız, bir gün rahatının bozulacağını aklına getirerek, yaşadığı ildeki ciddi sorunlara ilgi duyar diye düşünüyoruz. Bu şehirden kazanan iş adamlarımız ve halk önderi olduğu söylenenler ve sivil toplum örgütlerini yönetenler vede bilim adamı olduğu kabul edilenler, konulara önem verirler, inancından asla vaz geçemeyiz.
Daha da önemlisi geçmişte yöneticilikte bulunanlar yaptıkları doğrularla haklı olarak öğündükleri gibi yanlışlardan da vicdan azabı duyarlar diye yazıyorum. Mevcut yöneticilerimiz, sorunlarla ilgilenir ve çözüm üretir diye yazıyorum. Bu şehirden kazananlar, sorunların çözümü için ekonomik fedakârlıkta bulunur düşüncesiyle yazıyoruz.
İnanca, ideale, azme en canlı ve ilk örnek, Aksaraylı dedelerimizin, babalarımızın ve bizim kuşağımızın 56 yıl hiç ama hiç vaz geçmeden; Aksaray’ın VİLAYET olması için uğraşılması, neticede rahmetli Başbakan Turgut Özal ve Devlet Bakanı, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı, Mehmet Altınsoy’un önderliğinde başarılmasıdır.
İkinci örnek, Devlet Planlama uzmanı, iki dönem Aksaray Milletvekilliğini yapmış Mahmut Öztürk’ün ve Aksaray Belediye Başkanı Emin Gürün’ün önderliğinde, Aksaray Karma Organize Sanayi(OSB)nin kurulmasının sağlanması. Ve devamla Aksaray Milletvekili Cengiz Aydoğdu’nun önderliğinde Ortaköy, Eskil, Sultanhanı ilçelerinde Karma Organize Sanayileriyle, Aksaray’ın merkez köyü Kargın’da da Termal Organize Sanayi’nin kurulmasıdır.
Diyoruz ki Aksaray’ımız daki önderlerin arkasında durulduğunda yapılamayacak bir işin, Everest’te olsa aşılamayacak bir dağın bulunmayacağına inanıyoruz. Yeterki inanalım ve inancımızın arkasında birbirimize düşmeden fanatikliğe prim vermeden, dedikodu üretmeden, birbirimizi dinleyerek sevgi ve saygıyı elden bırakmadan, benlik taslamadan, kibirden uzak durarak, Aksaray’ımız için elimizden geleni yapmaya koşalım.
İlimizde halkımızın tamamını ilgilendiren çok önemli konulara geldiğimizde karşımıza yakın zamanda meydana gelen sel olayı ile 6 şiddetin üzerinde olacak deprem ve uyuşturucu kullanımı ve fuhuş konuları öne çıkıyor.
Kısa zaman önce Taşkesti civarında şiddetli yağmur neticesinde, dere yataklarının önünün kapatılması ve Uluırmak yatağının bozulması ile çevresinin duvarla kapatılması neticesinde, oluşan çamurlu selin, Uluırmağa ulaşamadığı için Kılıçarslan Parkına ve Coğlaki Mahallesinin bir sokağını basması neticesinde bir anne ve 3 aylık bebeğin ölümü ve Coğlaki Mahallesinin
Bir sokağındaki apartmanların bodrumlarının çamurla dolması neticesinde, otoparktaki arabalara ve eşyalara ciddi şekilde zarar vermesi. Tamamen tedbirsizlik, bilim dışı çalışmalar ve Devlet Su İşleri İle Jeoloji Mühendisleri Odasını devre dışı etmek
Siyasi idarecilerimizle, üst düzey bürokrasimizde, mevcut durum değerlendirilerek gelecekte aynı acı olaylarla karşılaşmamak için kısa, orta ve uzun vadede, nasıl bir çözüm düşünüldü, hangi projenin uygulanmasına karar verildi? Taşkesti ’ye daha şiddetli yağmur yağması halinde hangi tedbirler adındı veya alınacak?
Ervah Kabristanlığı üzerinde ki onlarca dere yataklarında binlerce gece kondu hakkında da bir inceleme ve karar alındı mı? Islah ve GÖÇ projesi düşünülüyor mu? Yoksa yaratana mı havale edildi? Ervah Kabristanlığında bilim adamlarından izin alınmadan yaşlı tepelerin altı kazınarak mezar yeri açmanın asla doğru olmadığının bilincine varıldı mı, varıldıysa ne gibi önlem alındı? Mevcut yöneticilerimizin sağ kalan eski yöneticilerimizi de alarak buraların incelenmesi ve önlem alınması düşünülüyor mu? Geçmişteki yöneticilerimiz az da olsa vicdan azabı çekiyorlar mı?
6.2 ve üstü şiddetindeki depremde 1800 binanın yıkılacağını ve 6.000 binanın da hasarlı hale geleceği resmi raporla haline getirilmesine rağmen, yöneticilerimiz bu konuda tedbir aldılar mı? Tedbir aldılarsa halkımızın bu tedbirden haberi var mı, yoksa ne zaman haber edilecek? Dolaysıyla halka düşen görevin ne olduğu ne zaman bildirilecek?
Yüksek derecede sıvılaşmanın olduğu Dağılgan, Fatih, Hürriyet (bir kısmı), Hacılar Harmanı, Tacin, Eski Sanayi, Yavuz Sultan Selim gibi mahallelerimizle, Aksaray Araştırma Hastane bölgesinde ne gibi tedbirlerin alındığı ve bu semt sakinlerinin yapması gereken ne olduğu bildirildi mi? Aksaray Valiliği bütün bunlar için ne düşünüyor?
Uyuşturucu konusunda Aksaray Valiliği ne düşünüyor? Aktif ve pasif kullananın sayısı şu anda kaça ulaştı? Yaş olarak kaç yaşına indi? Valiliğimiz, Sivil Toplum Örgütlerimiz, siyasi kuruluşlarımız, halk önderleri ve halkımız bu konuda bişey düşünüyor mu, yoksa bütün bunların hallini yaratana mı bıraktı? Uyuşturucu belasından gençliğimizi, halkımız kurtarmak için, polis ve jandarma kontrollerinin dışında ne düşünüyor?
Bize göre çare, hiç vakit kaybetmeden, Valinin onursal başkanı olduğu, Milletvekili Cengiz Aydoğdu’nun Başkanlığında, Milletvekili Ramazan Kaşlı ve Belediye Başkanı DR. Evren Dinçer, sivil toplum örgüt başkanları, Kolins, Sütaş, Doğuş, Brisa,
Aksaray Şeker Fabrikası gibi kuruluş yöneticileri ile ilgili devlet kurumu temsilcilerinden oluşan bir heyetin kurulması ve halkın tamamını ilgilendiren konuları, siyaset üstü ele alıp takip etmesi ve her aşamada da halka bilgi vermesiyle olur.
HAYROLA, MUVAFFAK OLA, MUZAFFER OLA.