Aksaray’da 100 yıldır, siyasi ikbal kavgasına katılmayan olmuş mudur? Elbette olmuştur ama iki elin parmakları kadar anca çıkar. Aksaray 1920’de vilayet yapılmış, 13 yıl sonra 1933’de ilçeliğe dönüştürülerek Niğde iline bağlanmış, vilayet rüyası sadece 13 yıl sürmüş. Aradan geçen 89 yılda ne oldu da Vilayetlikten, ilçeliğe düşürüldüğü hiçbir zaman tartışılmamış. Aksaray’dan bakan, milletvekili, belediye başkanı, parti yöneticisi olan, söz sahibi eşraf takımı ve hiçbir STK yöneticisi ağzını açmamış, sadece kim olduğu söylenmeden o günün hükümeti suçlanmıştır. Gerçek 89 yıldır bilinmemektedir.
Atatürk’ün onayı ile vilayet olan Aksaray ne yaptı da 13 yıl sonra ilçe yapıldı? 13 yılda Aksaray halkı, yöneticileri, siyasetçileri, eşraf ne suç işledi de Aksaray cezalandırıldı? Karar kanun gereği imiş, kanunun metni okunduğunda hiçte mantıklı maddeler olmadığı apaçık ortada. Aksaray’lı, birlik olup Ankara’da bakanların ve başbakanın kapısını çalarak, bu cezayı hak etmediklerini anlatabildiler mi, itiraz edebildiler mi? Böyle bir bilgi yok.
Halk kabahatli olmayacağına göre, Aksaray’ı yönetenler kabahatlılarsa kimler olduğu ve kabahatleri neden açıklanamıyor? Hani hak karşısında susan dilsiz şeytandi? 1920 den 1933’e kadar Aksaray belediye başkanlığı yapanlar; Mehmet Sueri 1917-1927, Ali Kavurmacıoğlu 1927-1928, Hadi Arıbaş 1928- 1933. Bunlar mı suç işledi?
1920 den 1933’e kadar Aksaray Milletvekilliği yapanlar:
1- Ahmet Besim Atalay Uşak ilinden,
2- Mustafa Vehbi Çorakçı Aksaray’lı
3- Mehmet Neşet Özercan İstanbul ilinden,
4- Musa Kazım Gürel Konya ilinden,
5- Ahmet Süreyya Özgeevren Balıkesir ilinden,
6- Ali Rıza Arıbaş Aksaray’lı
7- Mehmet Yaşar Özey Ziştovi.
Ahmet Besim Atalay 3 dönem milletvekilliği yapmış. Listede görüldüğü gibi 7 kişi Aksaray milletvekilliği yapmış sadece ikisi Aksaray’lı. Aksaray’ın vilayetliği alınınca, milletvekillerinin, belediye başkanlarının, eşrafın nasıl bir tepki gösterdiği hiçbir kayıtta geçmiyor. Veya ben rastlamadım. Tepkisini bilen varsa onu da yazalım ki bir yiğit çıktı diye yüreğimiz soğusun. Meclisteki suya sabuna dokunmayan konuşmayı ciddiye almak mümkün değil.
İzmir Suikastına karıştığı hikâyesiyle, Mustafa Vehbi Çorakçı, Kars’a sürülmüş, ticaretine orada devam etmiş, ölünce İstanbul’a defnedilmiş. Başka kimsenin sesi sedası yok. Demek istediğimiz hakları alınan Aksaray halkında birleşerek hak arama bilinci 89 yıl evvelde yok. 2022 yılında da yok. Çünkü Aksaray siyasetçilerinin, diğer yöneticilerinin ve sözde eşrafının tek hesabı riske girmeden mevcut konumlarını koruma, kazançlarını riske sokmama.
Yıllardır hayalim olan bir düşüncemi de yazayım.. Aileleri izin verirse Mustafa Vehbi Çorakçı ve Mehmet Altınsoy’un, Cenazelerinin İstanbul ve Ankara’dan Aksaray’a getirilip, anıt mezar yapılarak yan yana defnedilmesidir. Bu görevde Belediye Başkanımız Dr. Evren Dinçer’e düşer inancındayım. Bu iki kahramanımız vilayetlerinde rahat yatsınlar.
1920’de Aksaray vilayet yapılmış birlikte sevinmiş miyiz? Hayır. 1933’de vilayetliğimiz alınmış, birlikte üzülmüş müyüz? Hayır. 1989’da vilayet yapılmış, birlikte sevinmiş miyiz Hayır. Aksaray’a hiçbir ilde görülmeyen 8 OSB kurulmuş, birlikte seviniyor muyuz? Hayır. Merkez OSB’de Niğde, Nevşehir, Kırşehir ve Kırıkkale illerindeki toplam fabrika sayısından daha fazla fabrika olmasına birlikte seviniyor muyuz? Hayır. Peki, bu durum normal olabilir mi? Elbette olamaz.
Aksaraylı bir vatandaşın ihtiyacı ve derdi olduğunda ilk gidilecek ilin valisidir, daha sonra il belediye başkanı, iktidar milletvekilleri, iktidarı temsil eden il başkanları, sivil toplum başkanları ve muhalefet temsilcileri ve basın mensupları gelir. Ben kimseye gitmem kuru inattan başka bir şey değildir. Kuru inat oranının en yüksek olduğu yerlerden biri Aksaray’dır.
Demokrasiye inanan insanlar seçilene sevmese bile saygı duymak zorundadır. Aksi halde senin tuttuğun taraf kazanınca meşru, tutmadığın taraf kazanınca gayri meşru sayarsak buna demokrasi, sana da demokrat denebilir mi? Kesinlikle denemez ve sen birliği baltalayan aymazın birisi olacağın için insanların hak ve hukuklarını çiğnemiş oluyorsun.
Siyasette, bürokrasi ve sivil toplum örgütlerinde kamu görevine talip olanlar, şahsi çıkarlarını, görevde kalma düşüncelerini kamu yararının önüne koymamalıdır. Aksaray’ın yüksek menfeatları nda hiç düşünmeden birlikte hareket etme bilincinde olunamadığından bazı haklarını koruyamamış, birçoğunu da alamamıştır. Birlikte hareket etme inanç ve şuurunu maalesef şahsi hesaplar önlemektedir. Partili olmak bir ideal değildir, olamazda. Halka ve hakka hizmet ideal olmalıdır
1950-1960 arasında, 1965-1975 arasında, Vilayetlik alınabilinirdi. Şeker fabrikası, 1.000.000
Ton pancar üreten Aksaray dururken, 40.000 ton pancar üreten, Bor ilçesine kurulamazdı. Bu haksızlık karşısında 830 dekar tahsis edilen arsaya, Et Kombinasının kuruluşu sağlanırdı. Dimyata pirince gidenin evdeki bulgurdan da olduğu gibi o tarihte birlik olunamadığı için hem şeker fabrikası gitti hem Et Kombinası, hemde 830 dekar arsa parça parça peşkeş çekildi.
17 yıl evvel sözü verilen, Demir yolu Aksaray Organize Sanayiye kadar yapılırdı. Özet olarak kalkınmada önü açık olan Aksaray’ın ciddi eksiği, siyasi ve sivil toplum örgüt yöneticilerinin birlik olmadaki zayıflığıdır. Siyaset ve sivil toplum örgüt yöneticileri yalana, iftiraya dedikoduya ve çekememezliğe kapılarını kapayıp kucaklaştığında bayram olur.
HAYROLA, MUVAFFAK OLA, MUZAFFER OLA