Rasim Gül

Tarih: 30.11.2023 10:29

1445’TE BULUNAN MATBAA, OSMANLIYA 282 YIL SONRA GELDİ

Facebook Twitter Linked-in

2023 yılının sonunda neden matbaa ’nın icadı ve Osmanlı İmparatorluğuna 282 yıl sonra girişinden bu güne kadar geçen 578 yıldır, bütün devirlerdekitap yazma, kitap basmanın, gazete çıkarmanınhep kontrol ve baskı alt altında olması, Türk halkına okumama alışkanlığını getirmiştir. Dolaysıylabu gün hala devam etmesinin ne kadar üzücü ve eziklik olduğunu hep beraber görüyoruz. Çıkaracağımız ders millet olarak bu hastalıktan kurtulmanın yolunu nasıl bulacağımızdır.

Kitap okuma, eğitimin eksiğini tamamlar, kimsizlik ten, kişiliksizden, köleleşmekten kurtarır, hür olmayan sömürge eğitiminden kurtarır. Kitap okumayan veya yazmayan, bilimle ilgilenmeyen insanlar, kültürünü, kimliğini, kişiliğini kaybeder. Kitap okuma, sorgulamayı, düşünmeyi öğretir. Olmadığı için kitap okumadan geçen 282 yıl. 

Matbaa, 1445’te Johannes Gutenberg tarafından icad edildi.Birçok ülke kurmaya başladı. 1485’te Osmanlı Padişahı 2. Beyazıt bir fermanla yasakladı. Osmanlı topraklarına ilk matbaa 182 yıl sonra ancak 1727’de 3. Ahmet’in bir fermanla İbrahim Müteferrika’nın matbaa kurmasına izin vermesiyle gelebildi.

Ama matbaa sıkı denetim altında olacaktı. Fermanda şöyle yazıyordu:‘’Kitapları tashih için, ulema ve müdekkik fazıllardan, şer’i ilimlerde ve yüksek fenlerde ehilleri tam olan Müslüman, faziletli kadılardan eski İstanbul kadısı, Mevlana İshak ve sabık 

Selanik kadısı Mevlana Sahip ile Galata eski kadısı, Mevlana Esad ve Büyük şeyhlerden olup, hakiki âlimlerin önde geleni Kasım Paşa mevlihanesi şeyhi Musa memur ve tayin olunmuştur.’’

Müteferrika’nın matbaa kurmasına izin verilmişti ama bastığı her şey din ve hukuk bilgisine sahip üç kadı tarafından denetlenecekti. Matbaa daha önce kurulmuş olsa belki kadıların bilgi ve birikimi de diğer herkesinki gibi daha hızlı gelişebilirdi. Ancak Müteferrika matbaa kurma iznini aldıktan sonra bile böyle bir şey olmadı.

Müteferrika’nın matbaası faaliyete geçtiği 1729 yılıyla, faaliyetin durduğu 1743 yılları arasında yalnızca ON YEDİ kitap basabildi. Ailesinin bu faaliyeti devam ettirmek istemesine rağmen faaliyetin tümüyle durdurulduğu 1797 yılına kadar yalnızca YEDİ kitap daha basılabiliyor.

19. yüzyılın ikinci yarısına kadar Osmanlı İmparatorluğunda kitap üretimi, mevcut kitapları elle kopyalayan kâtipler tarafından yapılıyordu. 18. Yüzyılın başlarında İstanbul’da seksen bin kâtip olduğu tahmin edilmektedir. Matbaaya karşı bu direniş okuryazarlık, eğitim ve ekonomi açısından bariz şekilde başarısız sonuçlar doğurdu.

1800’de İngiltere’deki yetişkin erkeklerin % 60’ı ve kadınların % 40’ıyla kıyaslandığında, Osmanlı İmparatorluğu vatandaşlarının yalnızca % 2-3 okuma yazma biliyordu.Avrupa’da en geri kalmış, Portekiz’inyetişkinlerinin yalnızca% 20’sinin okuma yazma bilmektedir. Osmanlı İmparatorluğu bu dönemde, Avrupa’nın eğitim düzeyi en düşük ülkesi Portekiz’inde çok gerisinde kalmıştır. Kitap okumama alışkanlığı Türkiye’de halen devam etmektedir.

Japonya’dakişi başına düşen kitap sayısı 25. Fransa’da 7. Türkiye’de de yılda 12 Bin 89 kişiye 1 kitap düşüyor. Japonya’da bir

Kişi yılda ortalama 25 kitap okurken, Türkiye’de bu oran komik: 6 kişi 1 kitap okuyor. Matbaaya bile karşı olan mutlakıyet

Sistemi 1920’ye hatta 1923’e kadar devam ettiğinden vede siyasette de merkezileşmenin yokluğu veya zayıflığından, kitap 

Okuma, ticaret, sanat ve bilim gelişememiştir. Cumhuriyet ilan edildikten sonra hızlı bir gelişme olmuş, halen devam ediyor.

 

 HAYROLA, MUVAFFAK OLA, MUZAFFER OLA


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —