Aksaray Nöbetçi Eczaneleri

Ahmet Dabanlı


Yem Yeşil Vatan


Gerçekten Tembel miyiz? Neden Yem Yeşil bir ormanımız yok?
2 farklı durum/doğru var birbirine çok benzer. Ve maalesef hep karıştırılıyor, bundan dolayı da gereksiz bazı tartışmalar oluyor.

“İç Anadolu’da insanlar tembel, ağaç dikmiyor, o nedenle yeşil değil.”
Bu mevzuda bana da takılanlar, hatta kızanlar oluyor. Kara kuru İç Anadolu toprağında yetişmiş birisi olarak şikayet edenler oluyor.

Cennet vatanımızın bazı bölgeleri çok yeşil. Karadeniz, Akdeniz, Marmara ve Egede yeşillikler içinde yeşili bol alanlarımız var.

1. Doğru: Ağaç dikmiyoruz veya yeterince ağaç dikmiyoruz. Kabul ediyoruz.
2. Doğru: Ağacı, ormanı yeşil olan yerlerdekiler de ağaç dikmiyor. Kendilerinin çok ağaç diktiğini iddia eden insanlarla tartışmayın.
1. Yanlış: İç Anadolu’daki insanların tembel olduğu ve ağaç dikmediği için iç Anadolu’nun yeşil olmadığını iddia ederler genelde. Eğer öyle olsaydı, kalkıp Almanyaya, Fransaya, Belçikaya, Rusyaya, Arabistana, Libyaya dünyanın dört bir tarafına çalışmaya gider miydi?.
Toprakları verimli olsa, bol yağış alsa, her tarafı sulama imkanı olsaydı gitmezdi herhalde. İç Anadolu insanı da gayretlidir, çalışkandır, normalden çok çalışır, ama az hasat eder. Güneyde, kuzeyde, batıda verimli ve yağışlı topraklardaki insanımızda çalışkandır, onlar İç Anadolu’dan daha verimli topraklardalar.

“Amca bu ağaçları kaç senede diktiniz de orman oldu”

Yine böyle tartışma yaşadığımız birisinin memleketindeyiz. Ormanı bol, yeşili bol, olabildiğince insana yaşama neşesi katan, vatanımızın cennet bir köşesindeyiz. Arkadaş kendi memleketinin insanının çalışkan olduğunu her tarafa ağaç dikerek yeşillendirdiğini iddia etti. Ben kendisini iknaya uğraşmadım bir amcaya sordum, “Amca bu ağaçları kaç yılda diktiniz, ne güzel buraları orman yapmışsınız” dedim, Amca biraz ters ters, birazda çıkışarak, “ne kaç senede dikmesi be oğlum, onlar kendi oldu” diye cevap verdi.
Bende arkadaşıma dönüp, “bak sizin insanınız da tembelmiş, ağaç dikmemiş, Rabbim yağmuru bol verdiğinden ormanınız olmuş”, dedim.
Hakikaten ormanı bol olan yerlere bakın, denize açık yerlerdir, denizden gelen bol nemli hava ve yağmurla ormanlar çok gür oluyor.  

“Hiç ekim yapılmadığı halde İnebolu’da 10 senede orman 2 katına çıkmış”

Bir projemiz için Kastamonu İneboluya gittik. Ortalık yemyeşil, Giderken yolun ortasında kocaman bir geyik çıktı yolumuza, hayvan ormandan yankılanan sesten ürkmüş olacak geri geri kaçarken bize çarptı ve kaçtı. Hemen jandarmayı aradık, durumu anlattık, belki yaralanmıştır, takip edilsin istedik.
Sahada incelemelerde bulunurken, orman bakanlığından ve üniversiteden hocalarımız dedi ki: “Bu bölgede 2000-2010 arasında nüfusta azalma oldu, insanlar şehre göçtü, yeni ağaçlandırma yapmadığımız halde, uydudan alınan resimlere baktığımızda 10 sene içinde ormanlık alanların 2 katına çıktığını gördük” dediler.

Ayrıca o bölgelerde de yine tarım, turizm ya da ev yapmak için sık sık yangın çıkarılmaktadır.

Denize cephe olan o nedenle soğuk sıcağa karasal iklim kadar maruz olmayan ve bol yağış alan yerler ile
Sürekli yağış almayan, soğuğu sıcağı ve rüzgarı uçlarda seyreden yerlerde ağaç yetişmesi aynı şey değildir.
Bunu en iyi Bolu’dan Ankara’ya geçerken, Adana’dan Aksaray’a gelirken yol güzergahındaki bıçakla kesmiş gibi ani değişimden de görebilirsiniz. Arazinin bir tarafı yem yeşil iken diğer tarafı bom bozdur. 
O ağaçları dikenler vicdansız mı davranmış da diğer tarafı ekmemiş diye düşünüyor insanlar

  • BIST 100

    1.127%-2,22
  • DOLAR

    8,3199% 0,77
  • EURO

    9,7673% 1,14
  • GRAM ALTIN

    502,02% 0,70
  • Ç. ALTIN

    828,333% 0,70