Sevgili okuyucularımız,yurtdışında çalışan erkekler ile çalışmayan
fakat yurtdışında ikamet eden bayan vatandaşlarımız şu izin döneminde
Aksaray daki emeklilik ofisimize bir çay içmeye gelirlerse durumlarını
detaylıca değerlendirerek,haklarında en uygun olan süreler
borçlandırılması ve emekli aylığı bağlanması konularında yardımcı
oluyoruz. İrtibat tel.0 532 541 02 70
Gelelim bu haftaki konumuza. Sizlerle hep geneli alakadar eden
konuları cevaplamaya çalışıyoruz. Bu hafta da böyle iki farklı konuyu
ele alacağız inşallah..
1-Kapıcının kıdem tazminatından eski kat maliki ve kiracının sorumluluğu
Apartman, site veya iş merkezinde en az bir yıl çalışmış kapıcının
emekliye ayrılması veya emeklilikte yaş dışındaki diğer şartları
yerine getirmesi, vefatı, muvazzaf askerlik görevi nedeniyle işten
ayrılması veya haklı bir neden olmaksızın görevine son verilmesi
hallerinde kat maliklerince kıdem tazminatının ödenmesi gerekiyor.
Kapıcıya ödenecek kıdem tazminatının hesabına 1475 sayılı İş Kanununun
14. maddesinde yer alan “13 üncü maddesinde sözü geçen tazminat ile bu
maddede yer alan kıdem tazminatına esas olacak ücretin hesabında 26
ncı maddenin birinci fıkrasında yazılı ücrete ilaveten işçiye
sağlanmış olan para ve para ile ölçülmesi mümkün akdi ve kanundan
doğan menfaatler de göz önünde tutulur” hükmü gereğince kapıcının
ücreti dışında diğer menfaatlerin de dahil edilmesi gerekir.
Bu bakımdan kapıcının kıdem tazminatı hesaplanırken kapıcının brüt
ücretinin yanı sıra, kapıcıya konut tahsis edilmiş ise konutun emsal
kira bedeli ile bina yönetimi tarafından karşılanıyorsa kapıcı
konutunun elektrik, su ve ısınma vb. giderleri de dahil edilmelidir.
Buna karşın kapıcı konutunun elektrik, su ve ısınma giderinin kapıcı
tarafından karşılanıyor olması halinde kapıcı tarafından karşılanan
giderler kıdem tazminatının hesabına dahil edilmemektedir.
Eski kat malikinin sorumluluğu
Dairenin satışı nedeniyle eski ve yeni kat malikinin sorumluluğunun
tespitinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesinde düzenlenen işyeri
devrine ilişkin hükümler uygulanmaktadır.
Madde hükümlerine göre kapıcıya ödenen kıdem tazminatından;
Eski (satış yapan) kat maliki ve yeni (satın alan) kat maliki birlikte
sorumludur.
Eski kat malikinin sorumluluğunda kapıcının satış tarihindeki ücreti
ve satış tarihine kadar olan çalışma süresi; yeni kat malikinin
sorumluluğunda kapıcının fesih tarihindeki ücreti ve tüm çalışma
süresi esas alınmaktadır.
Ancak kıdem tazminatına esas alınan çalışma süresinin bir kısmı eski
kat malikinin dönemine ait olsa bile bu durum kıdem tazminatının
doğduğu tarihte yeni kat malikini sorumluluktan kurtarmamaktadır. Bu
durumda yeni kat maliki ödediği kıdem tazminatının eski kat malikinin
dönemine isabet eden miktarı için rücu hakkını kullanabilecektir.
Diğer taraftan İş Kanununun 6. maddesinin üçüncü fıkrasında, devreden
işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı
olduğu öngörülmüş olsa da Yargıtay 22. Hukuk Dairesi’nin 2018 tarihli
bir kararında, “1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin ikinci
fıkrasında, devreden işverenin sorumluluğu bakımından bir süre
öngörülmediğinden, 4857 sayılı Yasanın 6 ncı maddesinde sözü edilen
devreden işveren için öngörülen iki yıllık süre sınırlaması, kıdem
tazminatı bakımından söz konusu olmaz.” şeklinde değerlendirmede
bulunulmuştur.
Kiracının sorumluluğu
Konut Kapıcıları Yönetmeliğinde kapıcıların işvereninin kat malikleri
olduğu, Kat Mülkiyeti Kanununda ise kapıcı giderlerinden kat
maliklerinin sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
Diğer taraftan, Kat Mülkiyeti Kanununun 22. maddesine göre kat
malikinin ödemesi gereken kıdem tazminatından kiracı da müştereken ve
müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Ancak kiracının sorumluluğu kira
bedeli ile sınırlı olduğu gibi kiracının ödediği tazminat tutarını mal
sahibinden talep etmesi de mümkündür.
Bu durumda kiracının ödemiş olduğu kıdem tazminatı tutarının kira
bedelinden kesileceğine yönelik kira sözleşmesinde bir hüküm yoksa
veya mal sahibinin onayı alınmamışsa kira bedelinden kesilmesi kiranın
eksik ödendiği gerekçesiyle kiracı açısından sorun yaratabilecektir.
Nitekim Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2017 tarihli bir kararında
“…kiracı, kiraya veren adına yaptığı ödemeyi kiraya verenden talep
edebilecek ise de kira sözleşmesinde açıkça yazılmayan hallerde kiracı
herhangi bir sebeple kira bedelinden kesinti yapamaz. Somut olayda;
kiracı tarafından takip konusu kira bedelinin eksik ödendiği sabit
olduğuna göre temerrütün gerçekleştiği gözetilerek davanın kabulüne
karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar
verilmesi doğru değildir.” şeklinde değerlendirmede bulunmuştur.
2-SAĞLIK SEBEPLERİMDEN DOLAYI KIDEM TAZMİNATI ALARAK İŞTEN AYRILABİLİR MİYİM?
Bu hafta son olarak hastalığı nedeniyle işten ayrılan işçinin
kıdem tazminatı ile ilgili bir soruyu cevağlıyacağız.Soru şöyle.
//Emeklilik sonrası 2 yıldır çalışıyorum. Sağlık sebeplerimi gerekçe
gösterip, kıdem tazminatımı alarak işten ayrılabilir miyim? Mustafa
B.''
4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/I-a bendinde işçinin süresi belirli olsun
veya olmasın, “İş sözleşmesinin konusu olan işin yapılması işin
niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı veya yaşayışı için
tehlikeli olursa”, iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya
bildirim süresini beklemeksizin feshedebileceği belirtilmiştir.
Bu bakımdan işçi için sağlık sebepleri nedeniyle haklı nedenle derhal
fesih hakkının doğması için
Hastalığının işin niteliğinden kaynaklanması
Sağlığı veya yaşayışı için tehlikeli olması
ayrıca, işçinin tutulmuş olduğu hastalığının işyeri ve iş koşulları
ile ilişkisini de ortaya koyması gerekmektedir.
Haliyle okurumuz Mustafa beyin sağlık sebepleri nedeniyle fesih
hakkını kullanabilmesi için yapmakta olduğu işinin sağlığı ya da
yaşamı için tehlike oluşturduğunu tam teşekküllü üniversite hastaneden
veya devlet hastanesinden alacağı sağlık kurulu raporu ile belgelemesi
gerekecektir.
Gelecek hafta yine geneli ilgilendiren yeni konularda buluşmak
üzere hoşça kalın efendim.