Aksaray Nöbetçi Eczaneleri

Yılmaz R. Demiryürek


MÜSLÜMAN OLMAK


 

   Müslüman olmak; imanın ve İslam'ın şartlarına inanıp; hayatına uygulayarak ve halis bir müslüman olarak yaşayıp, Allah'ın huzuruna ihlâsla varıp; dünyadan azığını götürebilmektir.

  İslam'ın ve  imanın şartlarını tüm hücrelerinde hissedip, hayata uygulayabilmektir. Bunların İslam'ın başlangıcı olduğununun ve bitişi olmadığının şuuruna varıp  inanmalıdır. Görev ve sorumluluklarını fiili olarak yerine getirebilmelidir.

   Cenabı hak Dünya'ya insanı getirmeden önce tam yaşanılabilir şartları, ihtiyaçları yerine getirmiştir. Canlı, cansız varlıkları insanın emrine vermiştir. Kendi haricindeki yarattıklarını da halife olarak yarattığı insanın emrine ve hizmetine vermiştir. Hizmetin karşılığında görev ve sorumlulukları bir arada emretmiştir. Peygamberler ve kitaplar göndererek şartlarını da emretmiştir.

   İnsanlar arası ilişkiden tutun da hayvan, bitki ve bütün ilgili yapılması veya yapılmaması gerektiğini açıkça emrederek peygamberler vasıtasıyla da uygulamasını, anlatımını, canlı olarak örnekledirilmiştir. Son Peygamberimiz Hz Muhammed Mustafa (S.a.v. )ve Yüce kitabımız Kur'an-ı Kerim ile açık ve sarih olarak bildirmiştir.

   Önce aile etrafından başlayarak; akraba, komşu, bulunduğu cemiyet millet ve insanlık arası ilişkileri tam anlamıyla anlatmıştır. Yüce kitabımızda net olarak açıklanan emirlere ve yasaklara uymak boynumuzun borcudur.

   Her Müslüman akraba, komşu, tanıdık larının  her türlü dert ve sıkıntıda yanında olmalı, iyi ve kötü günlerinde hem hal olup birlikte mutlu, huzurlu yaşayabilmedir.

   Namaza dururken, oruç tutarken, zekat verirken, dua ederken tüm kötülüklerden arınmış; iyiliklerle donanmış ve fiilen görevini yerine getirmenin mutluluğunu ile başlayıp bitirmenin huzurunu duyabilmeliyiz.

   Namazın kendimiz  için borç olduğunu bilmek, orucun Allah için tutulduğunu hissetmek, zekâtın topluma ve yaradana karşı görev ve mecburiyet olduğuna şuuru olduğunu bilerek yerine getirmek gerekir. Amacımız zekâtı temel vazife kabul edip, toplumu zekâta ihtiyacı kalmayan cemiyet haline getirebilme olmalıdır.
   
   Hacca gitmeden hacı gibi yaşamayı bilmeli, haccı bir dönüm noktası olarak kabul edip Allah'ın huzurunda, Peygamberimizin yaptığı sünnetlerin şuuruna varıp, orada verdiği sözü tutarak döndüğünde tam anlamıyla her türlü İslami görevlerini yapmanın mutluluğunu yaşayabilmeliyiz.

   Her ağacın yapraklarını, çiçeklerini, dallarını sevmeliyiz. Bütün yaratılanları Allah'ın bize bir emaneti olarak görmeliyiz. Yarın kıyamet kopacağını bilsek bile elinizdeki ağacı dikin sünnettine uymalıyız. Dikilen ağaçlara gözümüz gibi bakmalı ve  zarar vermek isteyenlere her şartta engel olmalıyız.

   Sokakta gördüğümüz hayvanlara, böceklere, kuşlara sahip çıkıp hepsini koruyup kollamalı; yaşama şartlarını kolaylaştırıp merhamet gösterebilmeliyiz.

   Çevremize zarar verebilecek her türlü davranışlardan kaçınarak, tüm canlıların hayat alanı olduğu imanı ve inancı ile hareket etmeliyiz.

   Havayı, suyu kirletmeden, güneşten gelen ışınların faydasını zarara çevirmemeliyiz.

   Hayatımız ve ebedi alem için varlıklarla helalleşme, Allah'a ve yarattıkları ile yaptığımız sözleşmeye sadık kalmalıyız. Zihnimizi ve vicdanımızı sevgi ve merhametle doldurmalıyız.

   Çocuklarımızdan çok şeyler bekliyoruz ancak yaptığımız yanlış ve kusurlardan nedense bahsetmiyoruz. Onlara güzel ve yaşanabilir bir Dünya bırakmanın bizim görevimiz ve sorumluluğumuz olduğunu unutuyoruz. Onların haklarını gasp etmeden;  iman ve güzel ahlakla örnek olmamız gerektiğini hatırlamamız gerekiyor.
Önce insan olmayı öğrenmemiz, bütün insanlığın üzerimizde hakkı olduğunu unutmamamız, herkesi ve herşeyi Allah'ın bir emaneti olarak görmemiz gerekiyor. Kalp kırmayı Kabe'yi yıkmak kadar günah gören bir anlayışta olmamız gerekiyor.

Akıl süsü dil, dilin süsü sözdür.
İnsanın süsü yüz, yüzün süsü gözdür.
İnsanın sözünü dil, dili ile söyler;
Sözü iyi olursa, yüzü parlar.

      Dünya ve ahireti,her ikisininde birden elde etmek istersen, şu bir kaç işi bırakma; Muktedirsen bunları mutlaka yerine getir.
                                  YUSUF HAS HACİP
                                     KUTADGU BİLİG

   Bir kalp kırdın ise,
   Bu kıldığının namaz değil.
   Yetmiş iki millet bile,
   Elin yüzün yumaz değil.
                                         YUNUS EMRE

   "Bir gönül yapmak Hacc-ı Ekber'dir. Binlerce  Kabe yapmaktan bir gönül almak daha iyidir"   MEVLANA.

   Tüm yaratılanları yaratandan ötürü sevmek, koruyup kollamak, gönülleri fethetmek mutlu ve huzurlu yaşamanın şifresidir. Allah'ın emri ve peygamberimizin sünnetidir. 
   "Kim bir karış miktarda bir yere zulümle sahip olursa o yer yedi kat altıyla birlikte boynuna dolanır"
                                                 Hadis

   Tabiki tabiattaki varlıklara ve  hayatın her alanındaki adaletsiz davranışlar zulümdür. Yaratılanlara verilmeyen sevgi, şefkat ve merhamet de zulümdür.

   Hayat penceresinden bakarken İslâm'ca ve insanca görmek; böyle iştigal etmek esas olmalıdır. Yunusça yanmak, Mevlanaca bakmak, Hacı Bektaşça vermek, Hallacı Mansurca ah etmek, Ebu Suud Efendi gibi vah edebilmektir.

   Bu fani Dünya'da Müslüman'a yakışır şekilde yaşayıp, Yüce Allah'ın huzuruna gönül rahatlığı ve huzuru içinde varmalıyız.Herşeyin hesabını verebilmeli ve her iki alemi de mamur hale getirmektir.

   Allah'ın emirlerine, peygamberimizin sünnetlerine harfiyen uyan ve hayatımıza uygulayan müminler olabilmemiz  temennisiyle...

  • BIST 100

    1.532%-0,55
  • DOLAR

    7,4098% 0,07
  • EURO

    8,9835% -0,18
  • GRAM ALTIN

    442,40% 0,14
  • Ç. ALTIN

    729,96% 0,14


Seyfi Özkaraca
16.05.2020 19:44:57
Teşekür ederim Hocam Allah iyi kullarının zümresinden eylesin bizleri Şu car cabuk gecen dünyada kendimizi paralamaya gerk yok yıgdık yıgdık öbür tarafa götüremiyoruz birde öbür dünyada Herşey bedava valla selamlar