Sevgili okuyucular,öncelikle  özellikle yurtdışında çalışanlar
ile  ev hanımı olarak resmi ikameti olan bayanlar  bu süreleri 3201
sayılı kanun kapsamında borçlanmak istiyorlarsa , ayrıca askerlik veya
doğum borçlanması yapacak olanlar ile Bağ-Kur prim borcu olupta bunu
ihya etmeyi düşünenlerin  Aralık ayı çıkmadan bu işlemleri
yapmalarında fayda olduğunu ifade ederek yazımıza başlamak istiyorum.
   Bu haftaki konumuz 7566 s. kanun olacak
  Bu torba kanun sonrasında emekli, dul ve yetim aylığından yapılacak kesintiler

7566 sayılı Kanunda Kurumdan gelir veya aylık alanların, kendi
sigortalılığı ve/veya hak sahibi olduğu kişinin sigortalılığı
nedeniyle oluşan genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime
ilişkin borçlarının %25 oranını geçmemek üzere gelir veya
aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edileceğine yönelik bir
düzenleme yer almaktadır.

Kanunda yer alan bu düzenlemeye istinaden gerek SGK’dan malullük ve
yaşlılık aylığı alan kişilere ödenen aylıklardan, gerekse bu kişilerin
vefatı sonrasında hak sahibi olan eş, çocuk ve anne/babaya bağlanan
ölüm aylıklarından, aylığa hak kazanmış kişinin veya hak sahiplerinin
kendi sigortalılıklarından kaynaklanan ödeme vadesi geçmiş prim ve
gecikme zammı borçlarının kesilmesi mümkün olacaktır.

  Şunu da ifade edelim,Kanunda, aylık/gelirlerden yapılacak
kesintilerin “Kurumdan gelir veya aylık alanlara” yönelik yapılacağı
belirtilmiş olup, “Kurum” ifadesi 5510 sayılı Kanunun tanımlar
başlıklı 3. maddesinde “Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığını” ifade
eder şeklinde tanımlandığından, yasada yer alan hükümler çerçevesinde
506 sayılı Kanunun geçici 20. maddesine istinaden ilgili sandıklardan
aylık/gelir alan kişi veya hak sahiplerinin sigortalılıklarından
kaynaklanan ve SGK’ya olan prim borçları nedeniyle herhangi bir
kesinti yapılamayacaktır.

HANGİ BORÇLAR KESİNTİYE KONU EDİLEBİLİR?

Malullük, yaşlılık ve ölüm aylığından;

Aylık/gelir sahibi, aylık bağlanan kişinin kendisi ise bu kişilerin
aylıklarından varsa, herhangi bir sosyal güvencesinin bulunmadığı
sürelerde tahakkuk ettiği halde ödenmemiş genel sağlık sigortası (GSS)
prim borçları için kesinti yapılabilecektir.

4/b (Bağkur) kapsamında emekli aylığı bağlanmış kişilere emekli aylığı
bağlanmadan önce GSS prim borçlarının ödenmesi zorunlu olduğu,
dolayısıyla 4/b statüsünden emekli aylığı bağlanmış kişinin GSS prim
borcu olamayacağı dikkate alındığında 4/b statüsünden emekli olanların
GSS borcu nedeniyle kesinti yapılması söz konusu olmayacaktır. Buna
karşın 4/a (SSK) veya 4/c (Emekli Sandığı) statüsünden emekli aylığı
bağlanan kişiler yönünden sosyal güvencesinin bulunmadığı süreler için
GSS borcu tahakkuk etmiş olsa bile bu borçlar ödenmeden emekli aylığı
bağlandığından, varsa emekli aylığının bağlanmasından önce tahakkuk
etmiş GSS prim borçları kesintiye konu edilebilecektir.

Aylık/gelir sahibi, emekli vatandaşın vefatı sonrası ölüm aylığı
bağlanan eş/çocuk/anne/baba ise

Gerek vefat eden emekli vatandaşa gerekse hak sahibi olarak ölüm
aylığı bağlanan kişiye ilişkin GSS prim borçları
Hak sahibi olan kişilerin,

5510-4/b (Bağkur) kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan
prim borçları,
Şehir içi toplu taşıma araçları ile Kültür ve Turizm Bakanlığınca
belirlenen alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle ayda 10 günden az
çalışmaları nedeniyle 5510/Ek-6. Madde kapsamındaki sigortalılık
statüsünden kaynaklanan prim borçları
2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi hizmet
süreleri içinde tahakkuk etmiş prim borçları

Aylık/gelirlerden kesilebilecektir.

5510/51. maddede düzenlenmiş olan isteğe bağlı sigortalılık ile
5510/Ek-5. maddede düzenlenmiş olan tarım veya orman işlerinde hizmet
akdiyle süreksiz olarak çalışanların sigortalılığının, primi ödenmiş
son günden itibaren sona erdirilmesinin mümkün olması, haliyle zorunlu
sigortalılık statüsünde yer almaması nedeniyle, hak sahiplerinin bu
kapsamdaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borçlarının
kesintiye konu edilmesi mümkün değildir.

HANGİ ORANDA KESİNTİ YAPILABİLİR?

Yasada, prim borçları nedeniyle yapılacak kesintinin, gelir/aylığın “%
25’ini geçmemek üzere” yapılacağı öngörülmektedir.

Diğer taraftan kamu alacaklarının takip ve tahsiline yönelik
çıkartılmış 6183 sayılı Kanunun 71. maddesine göre SGK’ya olan prim
borçları için emekli aylıklarından haczolunacak miktarın aylığın üçte
birinden çok dörtte birinden az olamayacağına, ayrıca “asgari ücreti
aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlasının haczolunamayacağına“
hükmedilmiştir.

Haliyle torba kanunda emekli aylığından yapılacak kesintilerle ilgili
usul ve esasların Kurum tarafından düzenleneceği öngörüldüğünden, SGK
tarafından belirlenecek usul ve esaslarda, “% 25’i geçmemek üzere”
ibaresiyle ilgili olarak 6183 sayılı Kanunda öngörüldüğü şekilde aylık
asgari ücretin altında gelir ve aylık alan vatandaşlardan yapılacak
olan kesintinin, aylık/gelirin %10’unundan fazla olamayacağına dair
bir düzenleme yapılmasında fayda var düşüncesindeyiz.

KESİNTİ ÖNCESİ BİLGİ/İHTAR YAZISI GÖNDERİLİR Mİ?

Yasaya göre genel sağlık sigortası dahil prim borçlarına yönelik
yapılacak kesinti için ilgililer aleyhine icra takibine geçilmeksizin
haliyle ödeme emri gönderilmeksizin borçların aylık/gelirlerden
kesilmesi mümkün bulunmaktadır.

  Bilindiği üzere, evvelce emekli aylığı bağlanan vatandaşların Bağkur
kapsamında ticari faaliyette bulunmaları halinde 29/2/2016 tarihinden
önce aylıklarından herhangi bir bildirim yapılmaksızın sosyal güvenlik
destek primi kesilmekte idi.

Ancak torba kanunda yapılan düzenleme sonrasında, özellikle GSS prim
borçlarında, ilgili kurumlardan alınan bilgilerdeki eksiklikler
nedeniyle kimi zaman yersiz prim borcu tahakkuk ettirildiği
görülebilmektedir. Ayrıca aylık/gelir alan kişilerin daha fazla
gecikme zammı tahakkuk ettirilmeksizin aylıklarından kesinti yapılması
yerine bu borçları defaten ödemeleri de söz konusu olabileceğinden,
kesinti yapılmadan önce ilgililere, kesilecek borcun nedeni, dönemi ve
tutarı da belirtilmek suretiyle bir yazı gönderilerek, ödeme ve itiraz
için bir mehil süresi verilmesi gerektiği kanaatindeyiz.
  Bu hafta son olarak yurtdışında çalışan vatandaşlarımızın bu
sürelerin tamamını mı borçlanması gerekir sorusuna açıklık getirmek
istiyoruz.
 Yurt dışında geçen sürelerin tamamını borçlanmak zorunda değilsiniz.
Tüm süreleri borçlanabileceğiniz gibi,
ibelirli bir kısmını veya diğer bir ifadeyle aylık olmanıza yetecek
kadar olan süreyi borçlanabilirsiniz.Bunlardan hangisi size uygun ise
başvuru sırasında bunu açıkça belirtmeniz gerekiyor.
   şunuda ifade edelim. Yurt dışı sürelerinin bir kısmını borçlanmış
olanlar,kalan süreleri için ihtiyaç hasıl olursa yeni  bir başvuru
yapabileceklerdir.

Torba kanun sonrasında emekli, dul ve yetim aylığından yapılacak kesintiler

7566 sayılı Kanunda Kurumdan gelir veya aylık alanların, kendi
sigortalılığı ve/veya hak sahibi olduğu kişinin sigortalılığı
nedeniyle oluşan genel sağlık sigortası primi dahil, prim ve prime
ilişkin borçlarının %25 oranını geçmemek üzere gelir veya
aylıklarından kesilmek suretiyle tahsil edileceğine yönelik bir
düzenleme yer almaktadır.

Kanunda yer alan bu düzenlemeye istinaden gerek SGK’dan malullük ve
yaşlılık aylığı alan kişilere ödenen aylıklardan, gerekse bu kişilerin
vefatı sonrasında hak sahibi olan eş, çocuk ve anne/babaya bağlanan
ölüm aylıklarından, aylığa hak kazanmış kişinin veya hak sahiplerinin
kendi sigortalılıklarından kaynaklanan ödeme vadesi geçmiş prim ve
gecikme zammı borçlarının kesilmesi mümkün olacaktır.

Kanunda, aylık/gelirlerden yapılacak kesintilerin “Kurumdan gelir veya
aylık alanlara” yönelik yapılacağı belirtilmiş olup, “Kurum” ifadesi
5510 sayılı Kanunun tanımlar başlıklı 3. maddesinde “Sosyal Güvenlik
Kurumu Başkanlığını” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bu bakımdan
yasada yer alan hükümler çerçevesinde 506 sayılı Kanunun geçici 20.
maddesine istinaden ilgili sandıklardan aylık/gelir alan kişi veya hak
sahiplerinin sigortalılıklarından kaynaklanan ve SGK’ya olan prim
borçları nedeniyle herhangi bir kesinti yapılamayacağından, yasada bu
yönüyle boşluk bırakıldığı değerlendirilmektedir.

HANGİ BORÇLAR KESİNTİYE KONU EDİLEBİLİR?

Malullük, yaşlılık ve ölüm aylığından;

Aylık/gelir sahibi, aylık bağlanan kişinin kendisi ise bu kişilerin
aylıklarından varsa, herhangi bir sosyal güvencesinin bulunmadığı
sürelerde tahakkuk ettiği halde ödenmemiş genel sağlık sigortası (GSS)
prim borçları için kesinti yapılabilecektir.

4/b (Bağkur) kapsamında emekli aylığı bağlanmış kişilere emekli aylığı
bağlanmadan önce GSS prim borçlarının ödenmesi zorunlu olduğu,
dolayısıyla 4/b statüsünden emekli aylığı bağlanmış kişinin GSS prim
borcu olamayacağı dikkate alındığında 4/b statüsünden emekli olanların
GSS borcu nedeniyle kesinti yapılması söz konusu olmayacaktır. Buna
karşın 4/a (SSK) veya 4/c (Emekli Sandığı) statüsünden emekli aylığı
bağlanan kişiler yönünden sosyal güvencesinin bulunmadığı süreler için
GSS borcu tahakkuk etmiş olsa bile bu borçlar ödenmeden emekli aylığı
bağlandığından, varsa emekli aylığının bağlanmasından önce tahakkuk
etmiş GSS prim borçları kesintiye konu edilebilecektir.

Aylık/gelir sahibi, emekli vatandaşın vefatı sonrası ölüm aylığı
bağlanan eş/çocuk/anne/baba ise

Gerek vefat eden emekli vatandaşa gerekse hak sahibi olarak ölüm
aylığı bağlanan kişiye ilişkin GSS prim borçları
Hak sahibi olan kişilerin,

5510-4/b (Bağkur) kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan
prim borçları,
Şehir içi toplu taşıma araçları ile Kültür ve Turizm Bakanlığınca
belirlenen alanlarda kısmi süreli iş sözleşmesiyle ayda 10 günden az
çalışmaları nedeniyle 5510/Ek-6. Madde kapsamındaki sigortalılık
statüsünden kaynaklanan prim borçları
2925 sayılı Tarım İşçileri Sosyal Sigortalar Kanununa tabi hizmet
süreleri içinde tahakkuk etmiş prim borçları

Aylık/gelirlerden kesilebilecektir.

5510/51. maddede düzenlenmiş olan isteğe bağlı sigortalılık ile
5510/Ek-5. maddede düzenlenmiş olan tarım veya orman işlerinde hizmet
akdiyle süreksiz olarak çalışanların sigortalılığının, primi ödenmiş
son günden itibaren sona erdirilmesinin mümkün olması, haliyle zorunlu
sigortalılık statüsünde yer almaması nedeniyle, hak sahiplerinin bu
kapsamdaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borçlarının
kesintiye konu edilmesi mümkün değildir.

HANGİ ORANDA KESİNTİ YAPILABİLİR?

Yasada, prim borçları nedeniyle yapılacak kesintinin, gelir/aylığın “%
25’ini geçmemek üzere” yapılacağı öngörülmektedir.

Diğer taraftan kamu alacaklarının takip ve tahsiline yönelik
çıkartılmış 6183 sayılı Kanunun 71. maddesine göre SGK’ya olan prim
borçları için emekli aylıklarından haczolunacak miktarın aylığın üçte
birinden çok dörtte birinden az olamayacağına, ayrıca “asgari ücreti
aşmayan aylık gelirlerin onda birinden fazlasının haczolunamayacağına“
hükmedilmiştir.

Haliyle torba kanunda emekli aylığından yapılacak kesintilerle ilgili
usul ve esasların Kurum tarafından düzenleneceği öngörüldüğünden, SGK
tarafından belirlenecek usul ve esaslarda, “% 25’i geçmemek üzere”
ibaresiyle ilgili olarak 6183 sayılı Kanunda öngörüldüğü şekilde aylık
asgari ücretin altında gelir ve aylık alan vatandaşlardan yapılacak
olan kesintinin, aylık/gelirin %10’unundan fazla olamayacağına dair
bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmaktadır.

KESİNTİ ÖNCESİ BİLGİ/İHTAR YAZISI GÖNDERİLİR Mİ?

Yasaya göre genel sağlık sigortası dahil prim borçlarına yönelik
yapılacak kesinti için ilgililer aleyhine icra takibine geçilmeksizin
haliyle ödeme emri gönderilmeksizin borçların aylık/gelirlerden
kesilmesi mümkün bulunmaktadır.

Hatırlarsanız, evvelce emekli aylığı bağlanan vatandaşların Bağkur
kapsamında ticari faaliyette bulunmaları halinde 29/2/2016 tarihinden
önce aylıklarından herhangi bir bildirim yapılmaksızın sosyal güvenlik
destek primi kesilmekte idi.

Ancak torba kanunda yapılan düzenleme sonrasında, özellikle GSS prim
borçlarında, ilgili kurumlardan alınan bilgilerdeki eksiklikler
nedeniyle kimi zaman yersiz prim borcu tahakkuk ettirildiği
görülebilmektedir. Ayrıca aylık/gelir alan kişilerin daha fazla
gecikme zammı tahakkuk ettirilmeksizin aylıklarından kesinti yapılması
yerine bu borçları defaten ödemeleri de söz konusu olabileceğinden,
kesinti yapılmadan önce ilgililere, kesilecek borcun nedeni, dönemi ve
tutarı da belirtilmek suretiyle bir yazı gönderilerek, ödeme ve itiraz
için bir mehil süresi verilmesnin i yararlı olacağı kanaatindeyiz.
        Sevgili okuyucularımız, Aksaray daki emeklilik ofisimizde yurt
dışıdaki vatandaşlarımızın her türlü borçlanma ve emeklilik
işlemlerine yardımcı olunmaktadır. İrtibat tlf. 0 532 541 02 70
 Gelecek hafta yeni konularda buluşmak üzere hoşça kalın efendim.


12.12.2025 17:18:00

Saffet Çalışkan

Metnin yazıya çevrilmiş hâli: 7566 SAYILI TORBA KANUNDA ÖNGÖRÜLEN EMEKLİ – DUL VE YETİM AYLIĞINDAN YAPILACAK OLAN KESİNTİLER

Metnin yazıya çevrilmiş hâli: 7566 SAYILI TORBA KANUNDA ÖNGÖRÜLEN EMEKLİ – DUL VE YETİM AYLIĞINDAN YAPILACAK OLAN KESİNTİLER