Aksaray Nöbetçi Eczaneleri

Şakir Koçak


Haydi Konuş Bakalım

Haydi Konuş Bakalım


          20-21 Nisan tarihlerinde Aksaray’da eğitim anlamında fark yaratan bir etkinlik daha gerçekleştirildi. Hazım Kulak Anadolu Lisesi organizasyonuyla Aksaray Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün destekleriyle 7.si yapılan ancak pandemi nedeniyle ara verilmek zorunda kalınan Haydi Konuş Bakalım münazara yarışması 2 yıl aradan sonra kaldığı yerden devam etmeye başladı.

             Çeyrek final müsabakalarının yapıldığı 20-21 nisan tarihinde gençler deyim yerindeyse sahnenin tozunu attı…

             Mart ayında da Aksaray’da liseler arasında sempozyum düzenlenmişti ve gençlerimiz fikirlerini düşüncelerini özgürce ifade etmişlerdi.

             Bu etkinlikte de başrolde yine gençlerimiz vardı. Geleceğimizin emanetçileri…

             Konuştular, fikirlerini savundular; karşı tarafın argümanlarını çürüttüler ve daha neler neler…

             Uzun zamandan beri belli bir yaşın üzerinde olan insanlar “Z Kuşağı” diye tabir edilen 2000 sonrası doğan kişileri sürekli olumsuz bir şekilde eleştiriyordu. “Bu gençler ülke sorunlarıyla ilgilenmez; bu gençlerin akılları hep havada; bu gençlerin işi gücü gezip tozmak; bu gençler rahata çok alıştı; bu gençlerin kimseye saygısı kalmadı vs…” gibi ipe sapa gelmez eleştiriler yönetiliyordu. Hatta bu eleştiriler o kadar fazlaydı ki, gençlerle haşır neşir olamayan insanlar, “acaba bu söylenenler doğru mu?” diye içinden geçirmiyor da değildi… Bu şekilde düşünen insanlar da ister istemez ülkemizin geleceği hakkında karamsarlığa düşüyordu…

             Ancak…

             Gerek Ahmet Cevdet Paşa Sosyal Bilimler Lisesi’nin düzenlemiş olduğu sempozyum olsun gerekse de Hazım Kulak Anadolu Lisesi’nin düzenlemiş olduğu münazara etkinliği olsun, bizlere ve bu etkinlikleri takip eden herkese gösteriyor ki, ülkemizin geleceği emin ellerde…

             Başarının sırrı kişiden kişiye değişir. Ancak bence başarı insanın kendine güvenmesiyle doğru orantılıdır. Kendine güvenen insan sürekli yenilikler peşinde koşar. Yenilikler peşinde koşan insan ise arayış içindedir. Aradığını bulana kadar insan aramaya devam eder ve nihayet aradığını bulduğunda ise başarı kendiliğinden ortaya çıkar. Buradaki esas mesele ARAMAK… ARAMAK için ise öncelikle kendine güven şart…

             İşte burada ortaya çıkan da tam olarak yukarıda anlattığım gibi… 2000 sonrası doğan çocukların özgüvenleri zamanın ruhu nedeniyle tavan yapmış durumda… Gençlerimiz kendilerine o kadar çok güveniyorlar ki, hikayelerde anlatılan Ferhat’ın Şirin’ine ulaşmak için dağları delmesi gibi, gençlerimizin de, başarı için delemeyecekleri dağ; gidemeyecekleri yol; yapamayacakları iş; üstesinden gelemeyecekleri problem yok… Gençlerimizin çoğunun aklında -yapabilirim, -başarabilirim, -zorluklar beni yıldıramaz, -benden öncekiler yaptıysa ben de yapabilirim gibi insanları başarıya götürecek düşünceler var…

             Hiç kimsenin ülkemizin geleceğiyle ilgili karamsarlığa kapılmasına gerek yok… Bu gençler olduktan sonra günümüzde çözülemez olarak gözüken her ne problem varsa hepsi çözülür. Ülkemiz hakkettiği zenginliğe, refaha, huzura kavuşur.

             Günümüzde bile gerek Suriye’deki operasyonlar esnasında, gerek Azerbaycan-Ermenistan savaşında, gerekse de Rusya-Ukrayna savaşında kullanılan “Bayraktar İnsansız Hava Aracı” bu ülkenin gençleri tarafından tasarlanıp üretilmedi mi?

             Şimdilerde durum bu…

              Peki 2000 sonrası doğan çocuklarımız elini taşın altına daha fazla koymaya başladığında, mesela ülke yönetiminde bu gençler yeteri kadar söz sahibi olduğunda ya da yeni icatlar yapmaya başladığında…

             Ülkemizin hangi seviyelere gelebileceğinin hayalini kurabiliyor musunuz?

             Bence KURUN…21/04/2022

 

  • BIST 100

    2.395%0,00
  • DOLAR

    15,8644% -0,24
  • EURO

    16,7847% 0,16
  • GRAM ALTIN

    926,65% -0,19
  • Ç. ALTIN

    1528,9725% -0,19