Aksaray Nöbetçi Eczaneleri

Dr.İbrahim KUTLU


Gösterişçi Dindarlık


Gösterişçi dindarlığın çeşitli zeminlerde, özellikle de siyasetle bağlantılı olarak sıklıkla dile getirildiği bir zaman ve mekânda yaşıyoruz. Esasen konuyu önemli kılan sadece bu değildir. Modern toplumlar, fotoğraf, imaj, gösteri ve gösteriş toplumları olarak tasvir edilebilirler. Gösterişin genel durumu, dindarlığı da etkilemekte, gösterişçi dindarlığın çeşitli biçimlerde varlık göstermesinde rol oynamaktadır.

Ayrıca gösterişçi dindarlık, kutsal kitapların da dikkat çektiği bir sosyal gerçekliktir. Meselâ İncil, gösterişle yapılan ibâdetin her türlüsünü, örneğin gösterişle sadakayı, gösterişle dua etmeyi ve gösterişle orucu reddeder, kötüler ve yasaklar. Kur'an da aynı şekilde riyânın her türlüsünü reddetmiştir. Kutsal metinler hem sosyal bir gerçeklik olarak gösterişçi dindarlığı tespit eder, dinde gösteriş yapanların olduğunu ortaya koyar, hem de o şekilde yapanların yanlış yaptıklarını söyler. Gösteriş, kişinin içinde taşıdığı şeyin tersi bir biçimde davranışta bulunması; kendini, gerçekte olduğu gibi değil de bunun tersine iyilik ve güzellikle muttasıf göstermesidir.

Buna göre örneğin "Onlar gösterişte bulunurlar" (/Mâ'ûn, 6) ayetinde "gösterişte bulunurlar" ifadesi, "insanlara karşı içlerinde bulunmayan şeyle hareket ederler", yani "gerçek yüzlerinin aksini gösterirler" manasındadır. Burada niyet önemli bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. İhlaslı eylemin tersine gösterişte eylem niyetle uygunluk arzetmez. Gösterişçi niyetini taşımadığı halde bir davranışı yapıyor görünür. Diyebiliriz ki gösterişte, icra edilen davranış, insanın gerçek niyetine kısmen veya tamamen terstir. Bu bağlamda gösterişin içten pazarlıklılık olduğu söylenebilir. Nitekim bir hadîste niyet-amel ilişkisi bağlamında mü'minle münafığın farkı ortaya konulmaktadır: "Mü'minin niyeti, amelinden, münafığın ameli ise niyetinden hayırlıdır." Gösterişte aslolan göstermek; insanların görmek istediği şekilde davranmaktır.

Gösterişçi Dindarlık İnsan hayatının ve toplumsal ilişkinin belki de hemen her boyutunun gösterişe konu olabileceği söylenebilir. Bir dinî fenomen olarak dindarlık, dindarlık olması hasebiyle hem ihlasla ortaya konan dindarlığı hem de ihlassız ve riyâkarlıkla sergilenen dindarlığı ifade etmek için kullanılabilir. Bu bağlamda bilmek gerekir ki dinler, dindarlığın ihlaslısını, samimice ortaya konulanını kabul eder ve ötekini red ve mahkum ederler. Bu ifadeden de anlaşılabileceği gibi dinler de sonuçta gösterişçi dindarlığın insanlar tarafından ortaya konulabildiği gerçeğini görmüş ve ona göre pedegojik, sosyal, psikolojik, siyasal vb. bir takım tedbirler alma yoluna gitmişlerdir. Dışavurumsal bir hayat tarzı inşa eden ve ihlasla sergilenen dindarlığın zıddı olan gösterişçi dindarlık, teşhirci dindarlığı, dindarlıkta gösterişi, ikiyüzlülüğü, Hak rızası için yapılmayan ihlassız işleri ve samimiyetsiz ibâdetleri ifade eder. Gösteriş, kulun Allah'a itaata karşı kulları irade etmesi, Allah'a itaat ederken kullara yaranmasıdır. Gösterişte uğruna amelde bulunulan, ibâdet edilen Yaratıcı değil, insanlardır.

Gösterişçi dindarlık, tanımı, amaç ve pratiği gereği gerçek-sahici dindarlığı tersine çevirir. Normalde Allah'ın görmesi için sergilenen davranış, gösterişte kul görsün veya işitsin diye sergilenir ve Allah'tan beklenildiği belirtilen sonuç insanlardan beklenir. Bu bağlamda

gösteriş, aslında yaptıklarını iyi göstermek suretiyle insanların kalplerinde iyi bir mevki elde etmek istemektir. Başka bir ifadeyle kişinin, içi kötü olduğu halde kendisini güzel göstermek amacıyla yaptığı davranıştır.

Gösterişçi dindar, gerçek dindar gibi dinî erdemliliğe ulaşmak gibi bir özelliğe sahip değildir. Gösterişçi, insanlar kendisini övüp yüceltsin diye amellerini gösterir. Gösterişçi dindar, insanların görmesi için iş yapar. Gösterişçi dindar, iki dilli ve iki yüzlü olup birine bir şekilde konuşur, diğerine başka bir şekilde; birine başka, diğerine başka bir yüzle gelir. Dindarlarla dindar, dindar olmayanlarla gayr-i dindar, müslümanlarla müslüman, müslüman olmayanlarla gayr-i müslim bir dil ve yüze sahiptir. Bir gruba gider bir dil ve yüz kullanır, karşıt gruba gider başka bir dil ve yüz kullanır. Bir tür ahlakî olay olan ve samimi dindarlar tarafından toplumun görece genel ahlak ilkelerinin dışında bir huy ve davranış biçimi olarak algılanan gösterişçi dindarlık, çeşitli ibâdet ve davranış biçimleriyle kendini gösterebilir. Sözgelimi gösterişle namaz kılınabilir, gösterişle sadaka verilebilir, infak yapılabilir. Gösteriş olsun diye savaşa katılınabilir. Gösteriş olsun diye iyilik yapılabilir. Aynı şekilde gösteriş yollu zahitlik yapılabilir. "Ne kadar güzel sesi varmış" desinler diye Kur'an okunabilir. Yine mesela çok ibâdet sahibi ve zühd ehli desinler diye sararmış vücuda yamalı hırka giyerek de gösteriş yapılabilir.

Gösterişçi gösterişini icra etmek için başka insanların varlığına ihtiyaç duyar. Şu halde gösterişçilik her halükarda belli alâmetlerle kendini gösterir. Caddelerde, sokaklarda, parklarda, lokantalarda, rastgele karşılaşmalarda, sinema, tiyatro ve alışveriş merkezlerinde, gazinolarda, çeşitli buluşma yerlerinde, çeşitli toplanma yerlerinde, bunun gibi kurumlaşmamış geçici/geçişli durumlarda insanlarla girdiği yüzyüze ilişkilerde benliğini öyle sunar ki buralardaki davranışlarında, bir kilise, câmi, aile veya bürodaki davranışlarından farklı ve gerçek/sahici olabilir.

Ancak Kur’an’ın şu âyetinde ifade edildiği gibi: "Yoksa kalplerinde hastalık (maraz) olanlar, Allah'ın kendilerinin kinlerini ortaya çıkarmayacağını mı sandılar. Biz dileseydik, onları sana gösterirdik ve böylece sen onları simalarından tanırdın. Ve sen onları sözlerinin üslubundan tanırsın. Allah yaptığınız işleri bilir."

Aksaray

14.07.2020

  • İMSAK 03:40
  • GÜNEŞ 05:25
  • ÖĞLE 12:55
  • İKİNDİ 16:48
  • AKŞAM 20:15
  • YATSI 21:52
  • BIST 100

    118.215%-0,15
  • DOLAR

    6,8698% 0,14
  • EURO

    7,8163% 0,41
  • GRAM ALTIN

    396,58% -0,24
  • ÇEYREK ALTIN

    654,357% -0,24