Aksaray Nöbetçi Eczaneleri

Yılmaz R. Demiryürek


DUR YOLCU! NEREYE ?


Bir zamanlar baltası ile ormanda geçimini sağlayan Müslüman yaşarmış.Yakınındaki bir beldede insanların ağaca taptığını duyar.Alır baltasını eline o ağacı kesip insanları bu yanlıştan kurtarmak için yola çıkar.Giderken birisi ile karşılaşır.
 -Nereye gidiyorsun?
 -O ağacı kesmeye gittiğini söyler.
-Olmaz gidemezsin der.Baltacı karşısındaki şahsı eliyle dokunduğu gibi yıkar o kişiyi boğmaya başlar.
 -Dur yapma! Ben şeytanım,sana bir teklifim var.Beni bırak.Sen fakir bir ormancısın çalışmayı boş ver.Senin yastığının altına her gün bir altın bırakacağım der ve anlaşırlar.
 O gün baltacıyı uyku tutmaz.Sabaha karşı uyur, sabah namazına uyanamaz. Uyandığında ilk aklına yastığın altına bakmak düşer. Bakar ki altın.Çok sevinir.Bu durum 10 gün devam eder. Neden sonra birden altın görünmez. Baltacı baltası ile yeniden yola çıkar. Şeytan karşısına dikilir.
-Dur nereye?
-O ağacı keseceğim. Şeytan eli ile dokununca baltacı yere düşer. Şeytan boğazına çöker.Boğmaya başlar.
 Dur der baltacı sana bir sorum olacak.
 -İlk geldiğimde niye sen devrildin şimdi niçin ben yıkıldım?
 Şeytan;
 -İlk geldiğinde inançla, imanla ve samimi duygularımla gelmiştin. Şimdi altın için geldin, onun için ben seni yıktım, der.
 1970'li yıllarda bizim kuşaktan siyasal İslamcı arkadaşlar vardı.Bunlarla çeşitli yer ve mekanlarda fikri tartışmalar yapadık. Devlet'e ve Milliyetçiliğe bakışta hiç anlaşamadık.Çoğu zaman bu konuların İslam'daki yerini ayet, hadis ve sünnetlerle anlatırdık.Her Milletin ayrı dili, değerleri, kültürleri olduğunu anlatır; İslam'ın cihanşümullüğünden dem vururduk.Tartışma ekonomiden, komünizmle mücadeleye kadar her alanda devam eder, giderdi.Bazen çaylı sohbetlere zamanki CHP ve AP li büyüklerimiz müdahil olur.Bizim çocuklar Türkeşçi olalı çok değişti. Abdest alıp namaz kılıyorlar Büyüklerine saygılı, küçüklerine merhametli, güzel çocuklar derlerdi. Komünizm tehlikesine karşı vatan, devlet, bayrak duyarlılıkları hepsi doğru ve haklı diyerek adeta bizim tahlilimizi yapar, yüreğimize su serperler güç, kuvvet, destek vererek hakikatları söylerlerdi. O büyüklerimiz "Ülkücüler olmasa hiç birimiz camiye de, evimize de gidemeyiz, unutmayın!" sözlerini pek içten söylerlerdi.Bazen bizim yerimize doğruları onlar ifade ederlerdi.
 Siyasal İslamcıların en çok hoşumuza giden tarafları İslamı savunurken samimi duygu ve düşünceleri idi. Kendilerinin, akrabalarının, komşularının, tanıdıklarının çocuklarına kuran, hadis öğretmek; namaz kıldırmak için hayli gayret gösterirlerdi. Birbirlere samimi bağlarla bağlı idiler.
  Bir başka özellikleri ise kendilerini mücahit olarak adlandırılırlar ancak din düşmanı Komünistlerle mücadele etmezler. "Biz hicretteyiz" derlerdi.Biz okullarda karşı gurup iken, onlar yanımızda yer almayarak ayrı dururlar; komünistlerden kendilerine zarar gelmemesi için tedbir alırlardı. Bilirlerdi ki bizden faydadan,korumadan başka bir şey gelmez. Böylece okullarını kolaylıkla bitirirlerdi.Okula kimin hakim olacağı, önemli değildi.İşlerini yürütürlerdi.Böylede devam edip gitti.
    Kapkara o gün geldi. Zalim, katil, cuntacı, Amerikan uşaklarının yaptığı 12Eylül! Bizler idam, işkence,mahkemeler, zulümler  görürken nedense bunlara hiç dokunan olmadı.. Hepsi hayatlarına rahat rahat devam ettirdiler.
   Ondan sonraki dönemde bazıları birlikte fabrika ve iş yerleri açarak, dayanışma, güven esasına dayalı ekonomi ve istimdam yaratarak  yatırımlar yaptılar. Güzel örnekler sergilediklerine şahit olup sevindik. Daha sonra bazıları gerek yurt içinde gerekse Avrupa'daki vatandaşlarımızla temasa geçerek daha büyük fabrikalar yapacaklarını söyleyerek paralar topladılar. Birde görüldü ki ! Allah, din, derken paralar buharlaştı.Türk insanı her ne kadar aldandıysa da asla inancını kişilerin şahsında görmedi. Onları Yaradana havale etti.İmanı sapasağlam ayakta kaldı. Buda Türk Milleti'nin saf , temiz, inancının ve karekterinin sağlam olmasından başka türlü açıklanamaz.

     Bazıları bir süre sonra masa, kasa, nisa ile tanıştılar.Tat alıp zevk-ü sefaya daldılar. Masaya güç verip bunları insanımıza hizmet edip, onların duasını almak yerine kendilerine, yakınlarına güç merkezi haline getirdiler.  Anlaşıldı ki o makamları işgal edenler  ehil, layık, bilgi ve beceri sahibi olmayınca birkaç gömlek bol geldi. Hak, hukuk, adalet, insan sevgisi, kul hakkı, ahiret, ilahi ceza unutuldu.Rabbim bizi bu aleme imtihan için gönderdi. Herkes ahiret için azığını götürecek. Kimi hak yiyerek, kimi hak vererek kimide hakkını alarak. Kim ne yaparsa kendine yapar düsturunu kaybettiler. O makamların Milletine, Devletine, Tüm varlıklara güç verip sorumluluk ve vebal taşıma yeri olduğu şuuruna eremediler. Herkesin hem bu alemde hem de ebedi alemde hesap vereceğini bilmezden geldiler. Yaptığını yaşamadan veya karşılığı görülmeden gidemeyeceklerini anlamadılar veya öyle sanıyorlar. Herkes bilip anlamalı kulağına küpe yaparak unutmamalı. Herkesin bir hesabı varsa Allah'ın da bir hesabı vardır.Bu minvalde düşünüp hakka riayet edenlere de ne mutlu. Farklı mecralarda gezenler de hesap vereceğini göz ardı etmemeli. Masaların hakkını veremeyenler ilahi terazide tartılacağını bilmeli. Gömlek ile beden birbirine uymalı.Eğer uymuyorsa gömlek çıkarılmalı!
   Bir de kasacılar varki değme gitsin. Günlük hayatlarında hep parayı düşünüp hayal eder. Bu meyanda çok başarılı da oldular. Mütahitlik, ihale, hayatın her alanında,her yerde  önemli konulara imza attılar. Öyle ki ticaretin, para kazanmanın, yatların katların,mülklerin sahibi oldular. Rüyalarında bile yastığın altındaki akçeyi gördüler. Akraba, komşu, fakir, yetim, öksüz ve kimsesizi görmemezlikten, bilmemezlikten, duymamazlıktan geldiler. Yakınlarını sadece şatafatlarını göstermek için evlerine, işlerine davet ettiler. Gariplerin bir istekleri olduğunda çekten,senetten, borçtan bahsettiler. Paranın gücü ile Dünyalık'lara gark oldular. Bunun Allah nezdindeki hesabı yapmadılar. Peygamberimizin hayat tarzı, kuran ahlakı ile adeta zıtlaşıp ayrı bir yere evrildiler. Napolyon parayı savaş için istemiş de bunlar çoook ötesine geçtiler.
  Allah'ın Resulü çok eşliliği seçmiş Muhterem eşlerini kabul buyururken sadece Allah'ın emrine uyup örnek yaşamış  korumak, kollamak, yiyecek, içecek temin maksadını gözetmiştir. Nebimizin bu sünneti günümüzde bidat haline getirilerek yüce dinimize en büyük zararı verir haldedir. Tüm sünnetleri Yaradan'ın emridir, güzeldir... onlar uygulanmazken, İslâm dışı,ahlakla bağdaşmayan, meşru olmayan, yaratılış fıtratına aykırı gizli muta nikahları kıyılarak inancımıza en büyük zararlar verilmesi hasseten çok acı verici. Bu konuda çok duyumlarımız var ama hicap duyduğumuz ve ar saydığımızdan yazamıyoruz..
  Şimdi son virüs hadisesinden sonra suçlu olarak, emperyalizmi, kan emicileri, zalimleri, çevre düşmanlarını gördük. Bunların hepsi doğrudur, haklıdır, gerçektir. Nedense kimse,hepimiz kendi payımıza ne düşüyor diye düşünmez, bilmez olduk. Sorumlu olarak başkalarını gördük. Önceki bahsettiğimiz samimi, içten ilk balta ile gidenden paylarını alıp ders çıkardılar mı? Yoksa ikincisi gibi aynen devam mı edecekler. Dilek, istek, arzu,ve temennimiz önceki görüş ve yaşantılarının yanına, Devlet ve Türklük sevgisini de ihlâsla benimseyip devam etmeleri. Yoksa her iki alemde de bunun hesabı zor verilir.
 Burada herkesi kastetmiyoruz ancak kastımız kendilerini masa, kasa, nisa üçgeninin birinde, ikisinde veya hepsinde görenleredir. Kim şahsını nerede, hangisinde görüyorsa ona göre ders çıkarıp  gardını almalı. Sözümüz de burada yer bulanlaradır. Rabbim herkesi, hepimizi hak, hakikat, adalet ve doğruluktan yana olanlardan eylesin. İnsanı bir erkek ve dişiden yaratan rabbimin emrine uygun yaşanması ne güzeldir değil mi?
   Başlığımızdan nasibini  alıp, kendine çeki düzen verenlere eyvallah der teşekkür ederiz. Yanlış yolda aynen devam edenlere de Bilsinler ki; her iki cihanda hesap var ve ağır olur. İman sahibi birinci baltacı mı, yoksa şeytanın  devirdiği ikinci baltacı mı olacaksınız. Karar sizin...

Aksaray

09.07.2020

  • İMSAK 03:34
  • GÜNEŞ 05:21
  • ÖĞLE 12:54
  • İKİNDİ 16:48
  • AKŞAM 20:17
  • YATSI 21:56
  • BIST 100

    118.713%0,00
  • DOLAR

    6,8608% 0,00
  • EURO

    7,7972% 0,28
  • GRAM ALTIN

    398,95% 0,75
  • ÇEYREK ALTIN

    658,2675% 0,75