Aksaray Nöbetçi Eczaneleri

Bedia Gülderen Usluer


Buğday Tanesi

Buğday Tanesi


Halil Kemal annesinin tüm ısrarlarına rağmen masadaki ekmek kırıntılarını toplamıştı. Bunun üzerine de mecburen annesi toplamıştı kırıntıları. Halil Kemal her yemekte böyle yapıyordu ve bu durum ailesini çok üzüyordu. Halil Kemal 8 yaşında sevimli ve çalışkan bir çocuktu. Ödevlerini teneffüste yapar, evde ise test çözerdi. Ancak o kadar çalışmasına rağmen sınavlardan bir türlü iyi bir sonuç alamıyordu ve bu durum Halil Kemal´ i çok üzüyordu. Odasına oturdu ve babasının yeni aldığı testi çözmeye başladı. 

***

Saatin geç olduğunu fark eden Halil Kemal ertesi gün okulu olduğunu hatırladı ve kitabını kapattı. İşlerini halletti ve yatağına uzandı. Erken kalkacağı için uyuması gerekiyordu. Göz kapakları ağırlaşırken kendini uykunun kollarına bıraktı...

***

Gözlerini açtığında sapsarı otların bulunduğu bir yerdeydi. Biraz düşününce buranın bir buğday tarlası olduğunu anladı. Nereye gittiğini bilmeden ilerlemeye başladı. Tam giderken arkadan bir ses geldi:
? Hey, ufaklık! 
Merakla arkasını döndü Halil Kemal. Etrafına bakındı ancak kimseyi göremedi. Tam dönüp gidecekken bir ses daha geldi:
? Buradayım işte, gitme! 
Halil Kemal, arkasını döndüğünde kendisine sırıtan bir başak görmeyi planlamıyordu. Korkuyla birkaç adım geriledi. Başak tekrar konuşmaya başladı:
? Benden korkmana gerek yok! Ben sadece sana uzun zamandır ihmal ettiğin bir gerçeği hatırlatmak için buradayım. Sen her yemekte önündeki kırıntıları toplamayarak hem aileni üzüyorsun, hem de o kadar kişinin emeğine saygısızlık ediyorsun.
Gördükleri karşısında nutku tutulan Halil Kemal kendine gelerek konuştu:
? İyi de bunların seninle ne alakası var? 
Küçük başak bilgelikle cevap verdi:
? Sen ekmeğin nasıl yapıldığını bilmiyorsun galiba.. Dur ben anlatayım. İlk önce biz başaklar güzelce biçilir ve ayıklanarak tane haline geliriz. Sonra öğütülmek üzere değirmenin yolunu tutarız. Değirmende un haline gelince fırınlara gönderilerek ekmek yapılırız. Övünmek gibi olmasın(!) Çok değerliyizdir. Çünkü bir lokma ekmeğin yapımında başta Mikail (a.s.) olmak üzere 360 kişi emek harcar. Zaten Peygamber Efendimiz "Allah´ım bizi ekmek ve İslam´la rızıklandır." Diye dua etmiştir. Özellikle dökülen kırıntıları toplamak zihin açıklığı ve rızık genişliği verir. Hem böylelikle derslerinde ve sınavlarında daha başarılı olursun. 
Duyduklarından çok etkilenen Halil Kemal tam konuşacakken annesinin sesiyle uyandı. Ekmeğin bu kadar değerli olduğunu hiç düşünmemişti. O rüyadan sonra ekmeğe bakış açısı değişti...

                                                                                Bedia Gülderen USLUER
                                                                                            8. SINIF

Aksaray

18.02.2020

  • İMSAK 06:03
  • GÜNEŞ 07:25
  • ÖĞLE 13:03
  • İKİNDİ 16:02
  • AKŞAM 18:31
  • YATSI 19:47
  • BIST 100

    119.701%-0,90
  • DOLAR

    6,0693% 0,39
  • EURO

    6,5709% 0,30
  • GRAM ALTIN

    309,85% 0,81
  • ÇEYREK ALTIN

    511,2525% 0,81


Hamza usluer
31.10.2018 11:51:29
Bol kitap okuyarak kelime hazneni genişletirken daha başarılı

Aslıhan USLUER
28.11.2018 16:05:16
Hikayeni çok beğendim, diğerlerinden daha güzel olmuş. Böyle devam et. İnşaallah büyük adam olacaksın ;)