Aksaray Nöbetçi Eczaneleri

Dr.İbrahim KUTLU


Bizim Olan, Bizden Olan Halep


Suriye’de ne işimiz var diyenlere cevap olması bakımından bu yazımızda Halep neresidir? Tarihsel önemi nedir? Bizim açımızdan Halep önemi nedir? Halep, Suriye’nin Şam'dan sonra en büyük şehridir. Yeryüzünün ilk yerleşim alanlarından birisidir. Anadolu'dan Mezopotamya'ya ve Akdeniz'den İran'a giden yolların kavşak noktasıdır. Yüzyıllar boyunca dünya ticaret ağının önemli merkezlerinden biri olmuştur. Bizim için esas önemi ise İslam-Türk estetiğinin sembol şehirlerinden biri olmasında yatıyor. İnsanı, coğrafyası, kültürü, mimarisi kısacası bütün dinamikleriyle güzel Anadolu'nun 'bıçakla koparılmış' bir parçası gibi. Öyle ki, Yavuz Sultan Selim'in 1517 Mısır Seferi sırasında topraklarımıza kattığı Halep, tam 400 yıl Osmanlılar tarafından yönetilmiştir.

Şimdilerde ise ne hazindir ki dünyanın gözü önünde yok edilmiş bu güzeller güzeli şehir. Suriye İç Savaşı'nın başladığı 2011'den beri Rusya destekli Esed güçlerinin, İran destekli milis kuvvetlerin bombalamaları sonucu insanıyla, tarihiyle, mimarisiyle, çarşısıyla, pazarıyla, hastanesiyle yok edilmiştir. Nüfusu savaştan evvel 1,7 milyon olan şehirde, ölenler ve göçenlerden sonra kalan bir kaç bin kişi bugün yaşam mücadelesi veriyor. En temel insani ihtiyaçları dahi karşılayacak imkânlar yok mesabesinde… Şehrin altyapısı neredeyse çökmüş durumda. Su yok, yemek yok, giyecek yok… Şehirde son hastane de yerle bir edildi atılan bombalarla. İlaç yok, doktor yok fakat her geçen gün şiddetini arttıran bir kıyım var. Kadınlarına, kızlarına tecavüz ediliyor. Erkekleri kurşuna diziliyor rejim barbarlarınca. Öyle ki insani koridorun açılıp şehirde mahsur kalanların kurtarılması konusunda dahi dünyanın 'büyük abileri' olanca gevşeklikleriyle işi ağırdan aldılar. Hülasa Halep kan ağlıyor… Halep ölüyor… Biz ölüyoruz…

Neden bu denli yüreğimizde hissediyoruz acısını Halep'in? Sahi neyimiz oluyor Halep bizim?

Şehir ilk olarak Hz. Ömer zamanında Suriye valiliği ve başkumandanlığına tayin edilen Ebû Ubeyde b. Cerrah'ın zamanında İslam orduları tarafından fethedildi. 637'de Cerrah'ın ordu kumandalarından İyâz b. Ganm önderliğinde Antakya Kapısı'ndan şehre giren Müslümanların yaptıkları ilk iş kalkanlarını yere koyup namaz kılmak olmuştu. Daha sonra buraya Mescidü'l-etras (kalkanlar mescidi) adıyla bilinen bir cami inşa edildi. Bu Halep'te inşa edilen ilk camidir. Bugün ise Câmiu't Tute adıyla bilinmektedir. 2011 yılından beri süren iç savaş nedeniyle büyük tahribata uğramıştır.

Emevîler döneminde devletin merkezini oluşturan Şam karşısında Halep, siyasi ve idari bir merkez konumuna gelemedi. Fakat bu dönemde inşa edilen ve Halep Ulu Camii (Büyük Emevî Camii olarak da bilinir) olarak bilinen yapı, 715- 716 tarihlerinde Emevî Halifesi Süleyman b. Abdülmelik tarafından Cuma mescidi olarak inşa ettirildi. Bitişiğindeki Hz. Zekeriya'ya ait olduğu iddia edilen türbeden dolayı Zekeriyya Mescidi adıyla da anılır. 1090 yılında Selçuklu Sultanı Melikşah zamanında yaptırılan uzun ve yatık dikdörtgen prizma şeklindeki minaresiyle meşhurdur. Halep'te hüküm süren Zengîlerin, Memluklerin, Eyyubîlerin, Osmanlıların belirli dokunuşlarıyla günümüze kadar varlığını sürdüren cami şehrin sembollerinden biri olmuş, Suriye İç Savaşı sırasında isabet eden bombalar sonucu büyük zarar görmüştür. Halep'in Selçuklu İmparatorluğu ile olan ilişkisi esasen Sultan Alparslan'ın Mısır'daki Şii Fatımî devleti üzerine yaptığı sefere dayanır. Sefer güzergâhında olan Halep, Sultan Alparslan tarafından kuşatılmış ve şehrin anahtarları kendisine teslim edilmiştir. Fakat şehir üzerinde hâkimiyetin tam olarak sağlanamamasından ötürü 1086 yılında Melikşah bazı devlet adamları ve kumandanlarıyla gelerek şehri yeniden teslim almıştır. İmameddin Zengî'nin 1146 yılında hayatını kaybetmesinden sonra yönetim oğlu Nureddin Mahmut Zengî'ye geçti. Mahmud Zengî de tıpkı babası gibi Haçlılarla olan mücadelede büyük başarılar gösterdi. Öyle ki, meşhur Haçlı kontu Joscelin'i dahi esir alarak kaleye hapsetti. Halep'in tarihindeki en parlak ve müreffeh dönemlerinden biri yaşanmaya başladı. Adil ve hayırsever bir yönetici olan Nureddin Mahmut Halep'te hasar gören surları, meşhur Halep kalesini, camileri, pazar yerlerini ve yolları tamir ettirip hastaneler ve zaviyeler yaptırdı. Mahmud Zengî'nin Halep'te yaptırdığı en önemli eser ise Bimâristânü'n- Nûri'dir. Suriye İç Savaşı sırasında kısmi bir tahribata maruz kalan bimarhanede geçmişte teorik ve pratik tıp eğitiminin yapıldığı bilinmektedir.

Şiilerin bu siyasetini engellemek amacıyla Büyük Selçuklu Veziri Nizamülmülk önderliğinde Nizamiye medreseleri kuruldu. İlki 1064 yılında Bağdat'ta kurulan bu medreselerin esas amacı Sünni dünya arasında ortak düşünce ve emellerin güçlendirilmesi ve yaygınlaşan Şii propagandaların önünü ilmi olarak da kesebilmekti.

İlme ve âlimlere büyük önem veren Mahmut Zengî de Selçuklularda başlayan bu geleneği devam ettirmiş ve Halep'te medreseleri dini ve pozitif ilimlerin birlikte öğretildiği bir ilim yuvasına dönüştürmüştür. Irak ve El-Cezire'den âlimler getirterek Halep medreselerinde ders vermelerini sağlamıştır. Öyle ki, Nurettin Mahmut'un öldüğü 1174 yılında Halep'te üçü Hanefi dördü Şafii olmak üzere toplam yedi medrese vardı. Halep Eyyubîler, Memlukler ve Osmanlılar devrinde de Sünni düşüncenin merkezlerinden oldu.

Zengîlerden sonra Halep'in hâkimiyeti Mısır'da Fatımî egemenliğine son verip Eyyubî devletini kuran Selahaddin- i Eyyubî'ye geçti. Selahaddin-i Eyyubî şehrin yönetimini oğlu Melik Gazi'ye bıraktı. 1186-1212 tarihleri arasında geçen Melik Gazi döneminde Halep, tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı. Kentte ticari hayat canlandı, birçok mimari eser yapıldı. Şehir yeniden ilim ve kültür merkezi haline geldi.

Melik Gazi döneminde büyük önem verilen Halep Kalesi'ne birtakım düzenlemeler yapıldı. Yine bu dönemde Halep'te önemli davaların görüşüldüğü bir Dâr'ül-Adl inşa edildi. İlme ve ilim adamlarına çok önem veren Melik Gazi kentte Zahirîye Medresesi'ni kurdurtmuş ve Halep'e gelen İşrâki filozofu Şehâbeddin Sühreverdî'yi de himaye etmiştir.

Şehirde tarih içerisinde inşa edilen birçok medrese bulunmaktadır. Bunların en önemlisi 1235 yılında Eyyubi hükümdarı el-Melikü'n- Nâsır Yusuf'un karısı Safiye Hatun'un yaptırdığı Medresetü'l Firdevs'tir. Ne yazık ki Suriye İç Savaşı esnasında isabet eden bombalarla yok olma derecesine gelmiştir.

Moğolların İslam dünyasında yaptığı dehşet dolu kıyımlardan ve yıkımlardan Halep de nasibini aldı. Hülagu önderliğinde şehre giren Moğollar Halep'i yakıp yıktılar. 1260 yılında Baybars komutasındaki Memluk ordusu karşısında bozguna uğrayınca şehri Memluklere terk etmek zorunda kaldılar ve böylece Halep'te Memlukler hâkimiyeti başlamış oldu.

Dini hassasiyetleri fazlasıyla yüksek olan Memlukler Haçlılara ve Moğollara karşı vermiş oldukları mücadelenin yanında yapmış oldukları camiiler, medreseler, kütüphaneler ve sosyal kurumlarla Halep'in tarihinde etkili bir yer edindiler. Moğolların kentte yarattığı tahribatı onarmada ve kentin yeniden eski canlılığına kavuşmasında önemli işler yaptılar.

Memlukler döneminde inşa edilen Mihmandar Camii'nin iç savaş esnasında minaresi ve kubbesi yıkılmış, yine Memlukler döneminde inşa edilen Sultaniye Medresesi de ne yazık ki bombalardan nasibini alarak ve ciddi zarara uğramıştır.

1516 yılında Mercidabık'ta Yavuz Sultan Selim'in Memluk Sultanı Kansu Gavri'yi mağlup etmesinden sonra Halep'in kontrolü Osmanlıların eline geçti. Osmanlılar döneminde Halep birçok bakımdan tarihinin en parlak dönemini yaşadı.

Suriye bölgesini fetheden Osmanlılar, bölgedeki eski Memluk idari teşkilatlanmasını aynen devam ettirdiler. Fakat Kanuni döneminde patlak veren Şam beylerbeyi Canberdi Gazali isyanından sonra idari yapılanmada Osmanlı revizyona gitti ve Halep bundan sonra başlı başına bir eyalet merkezi haline geldi. Halep'in bir eyalet merkezi olması bölgenin ekonomik ve siyasi yönden de gelişmesine hayli katkı sağladı.

Osmanlılar tarafından tımar sisteminin şehre eklemlenmesiyle Anadolu Türk sipahilerinin şehre intikali, bölgenin Osmanlı teşkilatlanmasına uyum sağlamasına yardımcı oldu. Bu hamleyle Halep Türklerin, Arapların, Ermenilerin, Süryanilerin, Yahudilerin, Kürtlerin bir arada yaşayabildiği tipik bir Osmanlı şehri haline geldi.

Ticaret yolunun ibresinin Şam'dan Halep'e kaymasıyla şehirde ekonomik canlanma başladı. Zaten Memlukler döneminde önemli bir ticari merkez olan Halep neredeyse bütün Doğu'nun pazarı haline geldi. Bu gelişmelerden sonra 1548'de Venedik, 1562'de Fransızlar, 1583'te İngilizler ve 1613'te de Hollandalılar şehirde ticaret evleri ve konsolosluklar açmışlardır.

Halep'in ticari önemi şehirde valilik yapan Hüsrev ve Behram Paşaların meydana getirdikleri vakıflar sayesinde kurulan büyük binalar, çarşılar ve hanlarla iyice arttı.

Halep'in bu müreffeh dönemleri 1606 yılında meydana gelen Canbolatoğlu Ali'nin isyanları ve 1639'a kadar süren Osmanlı-İran mücadelesiyle biraz sarsıntı geçirse de 17'nci yüzyıl, şehrin bir Osmanlı eyaleti olarak nüfusunun ve ticari zenginliğinin en yüksek noktaya ulaştığı dönemi karşılar.

1864 Vilayet Nizamnamesi'ne kadar bir eyalet olan Halep bundan sonra ise içine Adana, Kozan, Payas sancaklarını da alan bir vilayet olarak varlığını sürdürmüştür.

Halep Osmanlı dönemi esnasında sahip olduğu ticari merkez olma unvanının yanı sıra İstanbul tipi uzun ince minareli camilerinin varlığı ve yine Osmanlı mimari tarzında inşa edilen yapıların varlığıyla klasik bir Osmanlı şehri olduğunu fazlasıyla hissettirir.

Halep Valisi Hüsrev Paşa'nın Mimar Sinan'a inşa ettirdiği ve içinde bir camii, bir medrese ve bir türbenin bulunduğu külliye, Suriye İç Savaşı sırasında isabet eden bombalarla tamamen yok olmuştur. Yine 1556 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan'a inşa ettirilen, pencere kenarında İznik'te üretilmiş mavi beyaz çiniler bulunan Adliye Camii'ninde atılan roketler sonucunda minaresi ve duvarları ciddi zarar görmüştür.

.

Aksaray

08.04.2020

  • İMSAK 04:46
  • GÜNEŞ 06:11
  • ÖĞLE 12:51
  • İKİNDİ 16:28
  • AKŞAM 19:20
  • YATSI 20:40
  • BIST 100

    93.225%0,91
  • DOLAR

    6,7809% 0,39
  • EURO

    7,3843% 0,25
  • GRAM ALTIN

    359,28% 0,19
  • ÇEYREK ALTIN

    592,812% 0,19