Soğuk bir kış günüydü…tarih 14 Ocak 2026;
Ayaz, insanın iliklerine işlerdi ama asıl üşüyen havalar değil, kalplerdi.
Bugün Aksaray’dan bir vali değil; bir gönül insanı, bir evlat, bir kardeş uğurlandı.
Kalabalık çok değildi belki…
Ama gelen herkesin yüreği doluydu.
Protokol vardı, daire müdürleri vardı, sade vatandaş vardı…
Ve en çok da sessizce bakan, boğazı düğümlenen insanlar vardı.
Vali Bey dimdik durmaya çalıştı.
Güçlü görünmek istedi.
Ama olmadı…
Olmuyor işte…
İnsan sevildiğini anlayınca, gönüllere dokunduğunu hissedince kalp susmuyor.
Sarılmalar arttıkça, gözler doldu.
Ve ben o an gözlerinden süzülen yaşları gördüm.
O yaşlar bir makamın değil; Aksaray’a duyulan sevginin gözyaşlarıydı.
İnsan ister istemez duygulanıyor…
Çünkü bu şehirle arasında resmî bir mesafe hiç olmamıştı.
Aksaray’ı karış karış gezdi.
Çocukların başını okşadı, dizine çöktü.
Yaşlıların duasını aldı.
Çobanın derdini dinledi, çiftçinin toprağına bastı.
Kimi zaman bir sofraya misafir oldu, kimi zaman bir köy yolunda yürüdü.
Makam odasında değil; sahada, tozda, çamurda tanıdık onu.
Ama hayat bu…
En çok sevilenler de bir gün valizini topluyor.
Bugün ayrılık vaktiydi.
Bugün Aksaray’dan gitti.
Ama arkasında sadece hatıralar değil, izler bırakarak…
Görev süresi boyunca yaptığı her hizmeti haber yaptık, vatandaşa duyurduk.
Belki benim adımı bile öğrenmeden gitti.
Ben geçmişte birçok valiyle makamda çalıştım; hep valileri “amir” im gibi gördüğüm içindir ki pek rahat hareket edemedim kendimi pek tanıtamadım
Özel bir ziyaretim de olmadı.
Ama şunu gönül rahatlığıyla söylüyorum:
Bu şehir için çalışan bir valinin emeğini görmezden gelmek mümkün değildi.
Ben veda törenlerini sevmem.
Çünkü vedalar içimi acıtır.
Ama bu veda…
Bu veda başka bir şeydi.
Bir grup öğrenci vardı…
Öyle bir hüzün çökmüştü üzerlerine ki…
Aralarındaki konuşmaya kulak misafiri oldum:
“Vay anasına yahu… Valimiz gidiyor… Bizim tatiller ne olacak?”
Çocukça bir cümle belki…
Ama içinde koskoca bir sevgi vardı.
Sonra koştular…
Koşa koşa gittiler, sarıldılar.
İşte o an…
Ben de tutamadım kendimi.
Çünkü bir çocuğun kalbine giren bir idareci, görevini fazlasıyla yapmış demektir.
Nihayetinde Mehmet Ali Kumbuzoğlu, Aksaray’dan güzel izler bırakarak ayrıldı.
Allah razı olsun.
İnşallah bu şehirden mutlu ayrılmıştır.
Şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim:
Aksaray, Sayın Kumbuzoğlu’nu sevdi.
Hem de çok sevdi…
Bazı insanlar gider…
Ama sesleri sokaklarda kalır.
Adımları köy yollarında kalır.
Duaları yaşlıların dilinde,
Hatıraları çocukların yüreğinde kalır.
Aksaray seni unutmaz Vali Bey…
Çünkü sen bu şehre sadece görev yapmadın,
Gönlünü bıraktın.
Vesselam…