Ülkenin bütün şehirlerinde trafik sorunu var. Aksaray şehir içi trafik sorununa küçük dokunuşlar yapılarak rahatlama sağlanmıştı. Bu dokunuşların devam edeceği yerler bitmedi. Polis Merkez Karakolunun önündeki kavşak. Nora AVM nin önündeki kavşak ve yüzlerce ana arterlere çıkışlar da sürücü ve yayalar birbirine giriyor. Basının yazdığı, çizdiğine yetkililer ses çıkarmıyor. Sanırım zaman içinde unutulur diyorlar. Ama vatandaş unutmuyor çünkü her gün yaşıyor. Ayda 20-30 hasarlı kaza 2-3 de ölüm oluyor. Ateş düştüğü yeri yakıyor.
Bizler de yazmayı bıraksak sorumluları rahatsız etmemiş oluruz. Gerçi rahatsız olan da yok ama yazılması gerekiyor. Kim nasıl düşünürse düşünsün yazmaya devam edilmeli. Görülmedik hiçbir hesap olmaz, gün gelir mutlaka görülür. O gün sorumlular mağdur rolüne soyunmasın. Temize çıkamaz, vicdan azabından kurtulamaz. Sorumlular belli, yapacağı iş belli. Umudumuz, elbet biri çıkar sorunu çözer, vatandaş bir oh çeker ve mutlu olur.
Aksaray’da çevre illerden iki kat fazla araç var savunmaları bilime, mantığa ve akla uymuyor. Dünya’nın ve Türkiye’nin hangi şehrinde araç sayısı artmıyor? Şehircilik bilgisi uygulanmadıkça, trafik sorunu elbette çözülemez. Çözüm ancak şehircilik ve trafik uzmanlarından oluşan, köklü ve deneyimli firmaların aylarca, çalışarak hazırladığı projenin hayata geçirilmesi ile olur. Buna para lazım denirse elbette ciddi projeler parayla yapılıyor. Para harcanmasın, kazalar ölümler devam etsin mi? Diyeceğiz
Asrımızda şehircilik uzmanları, gelecek elli yılı görebilen şehir planlarını yaparken önce insana sonra araçlara önem veriyor. Aksaray’da insana önem vermeye henüz başlanmadı. Yayaların, özellikle çocukların yürüyebileceği yaya kaldırımları sayılacak kadar az. Durum kar yağdığında apaçık ortaya çıkıyor. Araç trafiği ise kontrolsüz, araç sahibi keyfine göre hareket edebiliyor.
Ana arterlerde dörtlü sinyali yakarak, yolu tek şeride düşürmenizde hiçbir engel yok. Korna çalmak, far yapmak bişey ifade etmiyor. Çünkü dörtlü sinyali yaktığınızda hak sahibi oluyorsunuz. Korna çalmak, bağırıp çağırmakta neyin nesi? Tırla aynı yollardan havalı korna çalarak geçmek serbest, yük arabalarının şeridin birini kapatarak yük indirmeleri de serbest. Kum, çakıl taşıyan kamyonların çadır çekmemeleride serbest. Kanunda kavşaklara 20 metreden daha yakına park etmek yasaksa da sıfıra park ederek görüşü kapatmada serbest. Oh ne ala memleket.
Nora Alışveriş Merkezinin olduğu kavşakta, dağılgan yolu Merkez Karakolunun önündeki kavşaktan, her şeyin olduğu Kahveler Caddesinde ve buna benzer yerlerden yaya ve aracınızla kazasız belasız geçiyorsanız bir oh çekiyorsunuz. Bütün bunları araç sayısının hızlı artışıyla izah etmeye çalışsanız da kimse ikna olmaz. Vali Bey, belediye başkanı ve iktidar mensupları, özellikle salı günleri buralardan geçse bir çare, bir çözüm bulunamaz mı?
HAYROLA, MUVAFFAK OLA, MUZAFFER OLA.