Tarih: 17.06.2015 12:30

Selçukluların Sekiz Asırlık Hangahı Yeniden Canlanacak

Facebook Twitter Linked-in

Aksaray İl Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Doğan, darphane binası olarak da bilinen Melik Mahmut Gazi Hangahı´nın restorasyon çalışmalarına Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından başlanıldığını bildirdi...

Aksaray´ın en eski yapılardan biri olarak bilinen ve Somuncu Baba döneminde de kullanılan hangah, restorasyonla birlikte yeniden ayağa kaldırılarak kültürel faaliyetlerde kullanılacak. Bir kısmı yıkılan ve harabeye dönen hangahta restorasyon çalışmalarını başlatan Konya Vakıflar Bölge Müdürlüğü, 2015 yılında yapılan ihalenin ardından projeyi tamamlayarak çalışmalara başladı. Konya Vakıflar Müdürlüğü ve İl Kültür Turizm Müdürlüğü yetkilileri, restorasyon çalışmalarına başlanılan hangah´ta incelemelerde bulundu.

Kaynaklarda Melik Mahmud Gazi Hangâhı olarak geçen yapının ne amaçla yapıldığı konusunda bilgi bulunmuyor. Planı yan mekanlı, zaviyeli camilere benzeyen hangah, aynı zamanda Konya Sahip Ata Hangâhı, Afyon Boyalıköy Kureyş Baba Hangâhı ve Çorum Mecitözü Elvan Çelebi Dergâhı ile plan bakımından benzerlik gösteriyor. Ancak bu yapılar Aksaray hangâhında olduğu gibi çini kaplı değil.

"HANGAH EN ÖNEMLİ ESERLERDEN BİRİ"

Konya Vakıflar Bölge Müdürü İbrahim Genç, Hangahın Aksaray´daki en önemli tarihi eserlerden biri olduğunu belirterek şunları söyledi: ?Bu eser Selçuklu´nun Aksaray´daki önemli eserlerinden biri, ancak yüz yıllardır kullanılan bu eser şu an kesin tarihi bilinmemekle birlikte hem değişimlere uğramış, hem değişik müdahalelerle bir zamanlar darphane olarak da kullanılarak günümüze kadar gelmiş. Ancak çok fazla kısmı yıkılarak harap olmuş. Biz, önceki yıllarda bu eserin projesinin ihalesini yaptık. İhalenin ardından Prof. Dr. Bekir Deniz hocamızın kazıları ile bu eserin bir kısmını ortaya çıkardık. Projesini eksiksiz bir şekilde tamamladık. Ancak ihalesi biraz gecikmeli oldu. Şu an işe başladık. Temizlemenin birçoğu tamamlandı. Çalışmalarımız proje ile paralel olarak devam edecek. İnşallah en güzel şekilde restore ettikten sonra bu eseri hem Aksaray´a, hem de milletimize kazandırmış olacağız. Eserimizi de inşallah güzel bir kullanımla hizmete açacağız.?


Tarihi yapı hakkında bilgi veren Aksaray İl Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Doğan, "Hangâhın kitabesi bulunmadığından yapım tarihi kesin olarak bilinememektedir. Ancak yapının üzerinde bulunan çinilere dayanılarak XIII-XV. yüzyılda yapıldığı sanılmaktadır. Hangâha ismini veren Melik Mahmud Gazi, Danişmendli hükümdarlarından Nizameddin Yağıbasan´ın oğlu olup, asıl adı Muzafferiddin Melik Mahmud Gazi´dir. Kendisi Selçuklular adına bölgeyi yöneten Aksaray Emiri´dir." dedi.


800 YIL ÖNCE İLİM VE İRŞAD FAALİYETLERİ YÜRÜTÜLDÜ

Hangah´ın Aksaray´ın en eski tarihi yapılarından biri olduğunu ifade eden İl Kültür ve Turizm Müdürü Doğan, şunları söyledi: "Yapının kitabesi yoktur. Ancak 1994 yılında Akdeniz Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Hemşehrimiz Prof.Dr. Bekir Deniz´in yaptığı kazı esnasında Müminun süresinin 16. ayeti´nin yazılı olduğu bir kitabe bulunmuştur. Halkın dilinde darphane, tarihi kayıtlarda ve vakfiyelerde hangah olarak geçmekte olan yapı, Konya Sahip Ata Fahrettin Hangâhıyla benzerlik göstermekte. Dolayısıyla bu yapının Selçuklular dönemine ait olabileceği konusunda tarihçilerin görüşleri vardır. 1925 yılına kadar olan süreçte Somuncu Baba Hazretleri soyundan gelen ailelere vakıf olarak devredilmiştir. Yapıya ait ilk vakfiyeye Sultan II.Beyazıt dönemine rastlıyoruz. Yapının 13. ve 15. yüzyıllara tarihlendiğini görüyoruz. Hangahın, Danişmentlerin zayıflaması ile beraber Aksaray ve çevresine hakim olan Anadolu Selçuklu hükümdarı Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Melik Mahmut Gazi´nin Aksaray Emiri olarak Selçuklular adına görev yaptığı dönemde yapıldığı söylenebilir. Bu tür yapıların yol boyu örnekleri kervansaraylardır. Şehir içerisinde bir misafirhane, ilim ve irşad merkezi gibi kullanılmıştır. Somuncu Baba Hazretleri döneminde, 15. ve 16. yüzyıllarda Yusuf Hakiki Baba ve onun soyundan gelen tarikat mensupları burayı bir tekke gibi zaviye gibi kullanmışlardır." Dedi.
Aksaray´ın tasavvufi yönden güçlü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Doğan, özellikle 13. ve 14. Yüzyıllarda Moğol istilası ve benzeri siyasi - sosyal gelişmeler sonrasında geçiş noktasında yer alan Aksaray´ın ilmi yönden oldukça geliştiğini, uzunca bir dönem ilim ve irfan ehli çok büyük şahsiyetlerin Aksaray´da bulunduğunu, bu ve benzeri mekanlarda da çok yönlü ilmi faaliyetlerin yürütüldüğünü ifade etti. Aksaray´ın tarihi kayıtlarda Dar´ül İlm, Dar´üs Süleha, Kubbet´ül İslam vb. ifadelerle anıldığını belirten Doğan, 800 yıllık bu yapının yeniden ayağa kaldırılmasıyla beraber ecdat yadigarı bir eserin daha gelecek nesillere aktarılacağını söyledi.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —