Tarih: 02.11.2014 00:00

İşçi Babası; Bunlar zenginin peşindeler, dertleri koltuk

Facebook Twitter Linked-in

                CHP İl Başkanı Doğan Koşar yayınladığı basın bildirisinde şunları söyledi.  İşçi babası böyle feryat ederken, bir işçinin annesi “Devlet gelmiş, hökümet gelmiş, ben canımı kaybetmeden neredeydiniz?” diye feryat ediyor. Anne ve babanın feryadı, son günlerde ve aylarda yaşadığımız işçi cinayetlerinin nedenlerinin özetinin özetidir.

                Sevgili hemşerilerim, Soma’da, rezidans’ta, Ermenek’te, Yalvaç’ta, Samsun Toki binalarında, Karadon’da garibanların ölümü tesadüf mü sizce?

                Kentlerdeki betonlaşma, rüşvet ve yolsuzluk, yargıya emniyete yapılan müdahaleler, medyaya el konması, ihale yasasındaki 100’den fazla değişiklik, kupon arsa tahsisleri, yandaş özelleştirmeleri, saray ve Mercedes heveslerinden oluşan yağma ve soygun düzeni, bu garibanların ölümünden bağımsız mı sizce?

                Almanya’da son yirmi yılda maden kazalarında 3 işçi ölürken, Soma’dan bu yana ülkemizde 31 canın yitmesi tesadüf olabilir mi?

                Çalışma bakanının döneminde kazalarda 9850 işçi ölmüştür. Hala görevde olması sizce garip değil mi? “Biz madeni kapatıyoruz, 50 kişi araya girip açtırıyor” diyen çalışma bakanının istifa etmemesini normal mi karşılıyorsunuz?

                Madeni yandaşa özelleştiriyorsunuz. Devlet üretilen kömürün tamamını alma taahhüdün de bulunuyor. Kömür üretip senin madeninden sana fahiş fiyatla kömür satan yandaşın “Devlet kömürü 132 dolara üretirken ben 24 dolara üretiyorum” diyor. Aradaki fark nereden kaynaklanıyor? İnsan canını önemsemeyen, güvenlik önlemi almayan anlayıştan kaynaklanıyor. Aradaki fark 301 Soma işçisidir, Ermenek’te kaybolan 18 candır, Yalvaç’ta telef olan 18 candır. Karadon’da göçüğün altında kalan 30 candır. Bu ölümlerin arkasında AKP’nin kurduğu taşeron düzeni, dayı başı düzeni vardır.

                Soma komisyonu başkanı milletvekilimiz Sn Alaboyun diyor ki “Mevzuat eksikliği var, mevzuatımızı içselleştirilmemiştir, iyi bir denetim yapılmalıdır, iyi bir teşvik mekanizması gereklidir”. Sayın Alaboyun, kazalardan sonra devletin olanaklarını kaza mahalline taşıyıp gösteri yapacağınıza, Mevzuatı düzenleyin, Teknolojiyi getirin, denetim yapın, taşeron ve dayıbaşı düzenini kaldırın, eğitim yaptırın, madenleri yandaşlarınıza değil yetkin insanlara teslim edin. Ama derdiniz bu değil 12 yıldır derdiniz bu olsa idi yapardınız. Soma ‘da ölen işçiler için kanun çıkaracağız dediniz. Kanuna Soma ile ilgili asgari ücretin iki katına çıkarılması, çalışma saatlerinin 6 saate indirilmesini yazdınız. Sonra kendi gündeminize geçtiniz. Mahkeme kararlarını uygulamayan memur, cezalandırılmaz yazdınız. Görevden alınan memurla ilgili mahkeme kararları iki yıl uygulanmaz yazdınız. Özelleştirmelerle peşkeş çektiğiniz yandaşlarınızın, mahkeme kararları ile iptal edilen ballı böreklerini tekrar iade etmeye  çalıştınız. Yağma ve soygunu meşrulaştıran bu hükümleri anayasa mahkemesi iptal edip, yürütmesini durdurmadı mı?

                Bir milletvekili maaşı almış başını gidiyor, 30 asgari ücrete bedel. Değerli hemşerilerim, bu gerçekleri, elimizi vicdanımıza koyup tekrar tekrar düşünmeliyiz. Kamuoyuna saygı ile sunarım.

 

                                                                                                              

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —